Haber: Gökhun Göçmen

Türkiye ve Çin ilişkilerinin 50. yılında bilim ve teknoloji alanı büyük iş birliği fırsatları sunuyor. Bilim ve Gelecek dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Ender Helvacıoğlu’na göre potansiyeli harekete geçirmek için öncelikle iletişim sorunu aşılmalı.

Modern bilgisayarın atası olarak bilinen “abaküsü” insanlığa armağan eden Çinli bilim insanları bu icatlarından 2 bin yıl sonra Amerika Birleşik Devletleri’ni (ABD) geride bırakarak dünyanın en hızlı bilgisayarını görücüye çıkardı. Üstelik Çin’in en yakın rakibi ABD’yi geride bıraktığı tek alan süper ya da kuantum bilgisayarlar değil. Goolge’ın Ceo’su Eric Shcmidt, Çin’in mobil teknolojiye dayalı ödemelerde açık ara birinci olduğunu, diğer alanlarda da bir ya da iki yıl içinde lider konuma yükseleceğini vurguluyor.

Çin, kadim zamanlardan bu yana bilim ve teknolojide elde ettiği birikimi sistemli bir şekilde ilerletirken kapılarını diğer ülkelere açma konusunda da farklı bir yol izliyor. Örneğin, Çin dünyanın en büyük tek antenli Beş Yüz Metre Açıklıklı Küre Teleskobu’nu (FAST) uluslararası araştırmacılarının kullanımına sunarken, Covid-19 aşılarında patent haklarının kaldırılmasını destekliyor. Gelişmekte olan ülkelere fırsat sunan bu yönelimin Türkiye’de ne derece değerlendirildiği ise tartışma konusu.

“ÇİN’DE KURAMSAL ÇALIŞMALARI PEK BİLMİYORUZ”

Türkiye-Çin ilişkilerinin 50. yılı vesilesiyle CRI Türk’e konuşan Bilim ve Gelecek Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ender Helvacıoğlu’na göre, ikili ilişkilerdeki büyük potansiyelin hakkı verilmiyor. Helvacıoğlu, bunun nedenini şu ifadelerle açıklıyor:

“Çin’deki bilimsel gelişmelerin Türkiye’deki bilim toplulukları tarafından yeterli ölçüde bilindiğini sanmıyorum. Bilişim, biyoteknoloji, uzay araştırmaları gibi ileri teknoloji alanlarında Çin’deki gelişmelerden az çok haberdarız ancak bu gelişmelerin altında yatan kuramsal çalışmaları pek bildiğimiz söylenemez. Demek ki, en başta bir iletişim sorunu var.”

“TOPLUM BİLİMLERİNDE İLİŞKİ ÜST DÜZEYDE OLMALI”

Türkiye ve Çin arasındaki bilimsel iletişim sorununu aşmak istediklerini söyleyen Ender Helvacıoğlu, iki ülke arasında toplum bilimleri konusunda da üst düzey bir iletişime ihtiyaç olduğunun altını çizdi. Helvacıoğlu bu bağlamda “Çin ve Türkiye, 20. yüzyılda toplumsal anlamda atılım yapan iki ülke. Birbirlerine öğretecekleri, birbirlerinden öğrenecekleri çok şey bulunuyor. Kendi hesabıma söyleyeyim, son dönemde toplumsal ilişkilerini ve gelişmelerini en fazla merak ettiğim ülke Çin. Bunu sadece bir bilim yayıncısı olarak değil, aynı zamanda bir sosyalist olarak da merak ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.