CGTN / Hannan Hussain

Wall Street yatırımcıları, milyonerlerin üzerindeki sermaye kazancı vergisini neredeyse iki katına çıkarma önerisini basınla paylaşmasının ardından Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı’na ateş püskürüyor. Beyaz Saray’dan çarşamba günü yapılan açıklamada, “Başkanın vergi gündemi… Vergi yasasında reform yapacak, böylece zenginler herkesle aynı kurallara göre oynamak zorunda kalacak.” denilmişti.

En iyi yatırım firmaları, ABD risk sermayedarları, muhafazakâr zorbalar ve Silikon ezici güçleri, Amerikan rüyasının ölmesi, uzun vadeli gelirler ve yatırımları elde tutmadaki kazanılmış hakları hakkında söylenmeyi sürdürüyor. Ancak seçkinleri kızdırmak Biden için iyi haber. Bu planının işe yarayabileceğini gösteriyor.

Hisse senetlerinden, yatırımlardan ve ilgili varlıklardan elde edilen kâr olarak en iyi şekilde tanımlanan sermaye kazançlarıyla başlayın. Bu durumda bu, tüm zengin Amerikalıların milyonluk yıllık gelirlerini göstereceği anlamına geliyor. Federal sermaye kazancı vergisinde yaklaşık yüzde 43,4 ile zenginleri vurmak, pek çok orta gelirli Amerikalının harcamalarını önemli ölçüde artırabilir ve orta gelirli çocuk bakımı ve eğitimini ülke siyasetinin merkezine yerleştirebilir. Wall Street aldatmacasının aksine, Biden yönetiminin Amerikan Aile Planı altında belirtilmiş hedefi budur.

Zenginliği dizginlemenin anahtarı temel unsurlardır. Biden’ın sermaye kazanımı arayışı, özellikle gelecekteki siyasi kararlarda uygunluklarını döngüsel hale getirerek, sıradan Amerikalılar için sosyal ve yeniden dağıtılabilir finansman konusunda bir giriş noktası sunması açısından umut vericidir. Bu, servet odaklı vergi hükmünün, birçok çalışkan Amerikalı tarafından çoğu hissenin tutulma şeklini tehlikeye atmayacağı gerçeğini yansıtıyor.

ORTA SINIFI İLK SIRAYA KOYMAK

Çoğu ABD vatandaşının, 401 (k) planı da dâhil olmak üzere çok güvenli, faydalı ve vergi erteleme araçlarıyla değerli hisse senetlerinin çoğunu nasıl topladığını düşünün. Bu planlar, temel bir nedenden ötürü kendi kendini sürdürmek için en iyi şansa sahiptir; belirlenen sermaye kazancı vergisi hedefi, ülkenin en savunmasız sosyoekonomik tabanı değil, milyon dolarlık gelir dilimidir. Bu, Wall Street seçkinlerinde şu anda kaybolan önemli bir farklılık, çünkü Biden’ın çocuk vergisi kredisi baskısı gibi yoksulluk odaklı önlemlerine kayıtsızlıkları parasal bir avantaja sahip değil. Bu çocuk kredisini, bırakın kalıcı hale getirmeyi, finanse etmek bile, birçok milletvekilinin ABD’deki çocuk yoksulluğunu yarıya indirmek için “tarihi bir fırsat” olarak gördüğü bir şeydir. Ne gariptir ki, yoksulluğu kontrol altına almadaki aynı süreç, üst düzey Amerikan kapitalistleri tarafından ya “delilik”, ya sermaye kazançlarını “tetiklemekten kaçınmaya” yönelik bir teşvik ya da yasalara karşı yüksek dolarlı lobicilik için haklı bir sebep olarak karşı çıkılıyor.

Tüm bu şikâyetler, Amerika’nın sürekli genişleyen sınıf ayrımlarının ve ırksal refah açıklarının ayrıcalıklı takviyeleri olarak tanımlanıyor ki, bu Biden’ın beklenen Aile Planında başarmaya çalıştığı şeyin tam tersi. İlginç bir şekilde, yeni vergi hükmüne meydan okuma çaresizliği içindeki Amerikan özel sermaye yöneticileri, ABD borsa performansının merkeziyetini önemli ölçüde abarttılar. Yatırımcı tepkisinin, uzmanların Amerikan borsasının “yönsüz” bir hale gelmeye mecbur olduğunu iddia etmelerine imkân tanıyan ABD hisse senetlerinin ve Wall Street endekslerinin düştüğü bir zamanda geldiğini dikkate alın.
Bu hiç olmadı.

Aslında, aynı yönsüz hisse senetleri 24 saatten daha kısa bir sürede, Wall Street’in tercihli söyleminin ve panik yaratan düşünceye yön veren cömert sermayedarların blöfünü görerek sağlam ekonomik veriler sayesinde agresif bir şekilde yükseldi. Elli yılı kapsayan bağımsız vergi verileri, sermaye kazancı vergisindeki herhangi bir anlamlı değişikliğin politika değişimi yürürlüğe girene kadar ölçülemeyeceğini doğrulamaktadır. Bu nüansları kamuoyunun bilgisinin dışında tutmak, ABD kapitalizminin güvenini ve Amerika’daki bilgi özgürlüğü üzerindeki sağlam tutuşunu gösteriyor.

Demokratlar da uyarıldı; böyle bir kozmetik direniş, yakında ABD Senatosundaki muhafazakâr rütbeler arasında benzerini bulabilir. Bankacılık komitesindeki en üst düzey yetkili ve uzun süredir Trump’a sadık olan Cumhuriyetçi Patrick Toomey, Biden’ın daha geniş ekonomik planını şimdiye kadar gördüğü “en iyi ekonomiye” yönelik bir saldırı olarak çerçeveledi.

Ancak Biden’ın vergi önerisinin en önemli yanı şudur; Cumhuriyetçiler, daha geniş planın fiziksel altyapısı ve harcama sınırları üzerinde müzakere etmeye nispeten isteklidir. Aslında bu, senatonun Demokratları üzerinde karşılıklı olarak mutabık kalınan tavizleri kendi yeşil vergi ışıklarına göre koşullandırabilir. İlk işaretler, Biden’ın vergi artışını daha çekişmeli iki partili yolun aksine “parti hatları” boyunca işleyerek ana akım haline getirmeye istekli olan üst düzey ekonomi danışmanlarının kararlılığını yansıtıyor. Biden’ın derin bir şekilde kutuplaşmış Amerika’da değişim yaratan eğitimi de burada yatıyor; orta sınıfı ilk sıraya koymak, her adımda acımasız eleştirilere yol açmak anlamına geliyor.