CGTN / Thomas O. Falk

Joe Biden’ın yardım paketi etkileyici görünüyor, ancak bu her Amerikalı için mücadele sözü vermiş yeni başkanın ilk tutulmayan sözünü gösteriyor.  Dahası, insanların artık Demokrat Parti’ye güvenemeyeceklerinin bir beyanıdır.

İki ay önce Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, ABD ekonomisini felce uğratan Covid-19 salgınının yansımalarını kısmen gidermek için yardımları artırma sözü vermişti.  Onun ilk planına göre, Amerikalıların çoğu için 2 bin dolar destek çeki verilecekti. Bu, Georgia eyaletindeki iki türlü oylamadan kısa süre önce hedeflediği, sonunda Demokratların Senato’da çoğunluğu almasına yol açan rakamdı.

Biden kısa süre sonra 1,9 trilyon dolar tutarında yardım paketi teklifini açıkladı, bu paket asgari ücretin saatinin 15 dolara yükseltilmesini ve işsizlik ödemelerinin haftalık 400 dolar olmasını da kapsıyordu. Biden, bu paketi Kongre aracılığıyla yapsaydı, başkanlığı için etkileyici bir başlangıç olurdu. Ancak, 6 Mart’ta Senato’dan geçen paket bir hayal kırıklığı oldu.

Federal hükümet belediyeler için önemli fonlar ve Covid-19 salgınının kontrol altına alınması için kaynak yaratsa bile, sosyal güvenlik alanında verilen yardımlar ya azaltıldı ya da tamamen iptal edildi. Ocak ayı başında söz verilen 2 bin dolar, Biden’ın aniden, 600 doları daha önceki yardım paketlerinden yapılan ödemelere saymasıyla Kongre’de görüşmeler başlamadan önce bin 400 dolara düştü. 

Senato ayrıca, teşvik çekinden kimlerin yararlanabileceğini belirleyen gelir eşiğinde de değişikliğe gitti. Sonuç? Şimdi 12 milyon daha az insan, salgın dönemlerinde acil ihtiyaç duyulan tek seferlik ödemeden yararlanacak. Bu seçmenleri orta sınıftan nasıl uzaklaştırılacağına dair bir plandır. Üstelik, 400 dolar olması hedeflenen haftalık işsizlik maaşı, muhafazakâr Demokratların talebiyle geçen hafta cuma günü 300 dolara çekildi.

ASGARİ ÜCRETTE SÖZ TUTULMADI

Uzun süredir söz verilen asgari ücretin saatinin 15 dolara çıkarılması planı da bir kenara bırakıldı. Düşük ücretli sektörlerde çalışan yaklaşık 32 milyon insanın ücretlerinde şimdi artış olmayacak. Demokrat Senatör Bernie Sanders’ın, asgari ücreti yardım paketine dâhil etme yönündeki umutsuz girişimleri, sekiz Demokrat senatörün karşı çıkmasıyla başarısız oldu. Yardım paketi, henüz Temsilciler Meclisi’nde onaylanmadı, Biden imzalamadan önce pakette bu aşamada önemli değişiklikler yapılması düşünülemez. Sonuç, asgari ücrette bir artış başka bahara kalmış gibi görünüyor. Bu, ABD’de, en fazla ihtiyacı olan kimselerin neden Demokratların yardımına daha fazla bel bağlamayacağının son örneğini gösteriyor. Asgari ücret eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde artmadı ve 2009 yılının başlarından bu yana asgari ücretin saati 7,25 dolar seviyesinde. Milyonlarca Amerikalının, hayatını idame etmek için birden fazla işte çalışmak zorunda olduğu ve aybaşından aybaşına yatan maaşla hayatta kaldığı bir toplumda, satın alma gücüne göre, 7,25 dolar 50 yıl öncesine nazaran daha az bir paraya denk düşüyor.

Tüm bunlar, Biden yönetimi altında Demokratların hem Senato’yu hem de Temsilciler Meclisi’ni kontrol etmesine rağmen endişeleri artırıyor. Demokratların, hükümette çoğunluğa sahip olsalar bile, önemli değişikliklerin yapılması konusunda anlaşamamaları, geride bırakılan düşük ücretli işçilerin sonunda iyi durumda olmaları için hangi ek koşulların gerektiğine ilişkin soruları gündeme getiriyor. 

Üstelik, sonuç Joe Biden ve onun ilk önemli yasasıyla ilgili hiç de iyi görünmüyor, çünkü görünüşe göre, asgari ücretin artırılması konusunda partideki kuşkucuları ikna etmede Başkan tarafında bir taahhüt eksikliği var gibi hissediliyor. İkincisi, Biden’ın başlangıçtaki asıl teklifi konusunda ne kadar kararlı olduğuna ilişkin soruları akla getiriyor. Görkemli bir şekilde ilan edilen planları gömmek ve işçi sınıfı için mücadele sözünü yerine getirememek, kişinin itibarına ve 2022 yılında yapılacak ön seçimlerin görünümüne zarar verecek ideal bir çözümdür.

Muhtemelen daha da kötüsü, Cumhuriyetçiler ve muhafazakâr Demokratlar, Biden’ın, önündeki siyasi engellerle mücadele etme eğiliminin sınırlı olduğunu farkındalar. İkincisi, Biden’ın gelecekteki projeler için faaliyet alanını daha da daraltacak, hatta bir kez daha ona en fazla ihtiyacı olanların aleyhine bir durum ortaya çıkacak.