CGTN / Martin Jay

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) askerleri Afganistan’dan çekildiği zaman, yeni bir Taliban liderliği sonunda şimdiki hükümetin yerini alacaktır. Gerçek endişe El Kaide değilse bile, Taliban’ın birlikte çalışacağı bölgesel süper gücün kim olacağıdır. 

ABD Başkanı Joe Biden, bu sorunlu ülke Taliban yönetimine döndüğü zaman Afganistan politikasını gamsız bir şekilde engellere karşın devam ettirerek veya kendi siyasal ölümünü en aza indirmede becerikli bir siyasi adım atarak kendi partisi içinde biriyle hesaplaşıyor mu?  

Eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın CNN televizyonuyla yaptığı röportajda yaptığı mantıksız yorumlar tuhaf. Clinton açıkça, Biden’in bütün Amerikan askerlerinin 11 Eylül’den önce çekileceğini açıklamasının büyük bir hata olduğunu, ancak niçin olduğunu açıklamak için bir entelektüel çaba bulamadığını söylemeye çalışıyor. 

Adil olmak gerekirse Clinton haklıdır. Biden’ın çekilmesi büyük bir hata, ancak Clinton’ın eli kulağında olduğunu iddia ettiği gibi Taliban’ın Afganistan’da kontrolü ele alması basit değil. Diğer faktörler de var, fakat onlar arasında en önemlisi, ABD’nin bölgedeki bütün isyancı grupları korkutarak zayıf bir mesaj vermesidir; “sabırlı olun, uzun bir oyun oynayarak yenebiliriz.”

Niçin bütün ABD başkanları bu tür müdahalelerde zaman sınırı koymaktan hoşlanıyor? Hakikaten, başlangıçta İslamcı meczupların yönettiği bir ülkeyi işgal etmek doğru ve adil bir hamle olsaydı, gerekçeler 10, 20, 30 yıl sonra da aynı mı kalacaktı?

Afganistan’daki Amerikan askerleriyle ilgili sorun, yönetimin ikincil programının bir parçası olmayarak onlardan tamamen ayrı olmasıdır; onların mutlak varlığı Afganistan’ı destekliyordu. Başkent Kabil’in biraz dışında yaşayan herkes Kabil seçkinlerinden nefret ediyor ve bu yüzden ABD askerleri yıllardır onları ve onların yolsuzluklarını destekledikçe, Taliban’ı kabul etmeye yaklaşan kitlelerdeki kızgınlık daha da arttı. Afganistan’da 20 yıl sonra, Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani’nin 2018 yılında başlattığı barış süreci ABD güçlerinin rolünü daha fazla boşa çıkardı. Taliban artık düşman değil ve kısa vadede, El Kaide gibi isyancı grupların kirli işlerini genellikle “imparatorluk mezarlığı’” olarak adlandırılan bu büyük ülkenin sınırları dışına ihracat edememesini sağlamanın ortakları olarak görülüyorlar.

VİETNAM HELİKOPTERLERİ

Bununla birlikte bu tüm anlaşmayı bir arada tutan ve ABD’ye, ABD askerlerinin sonunda çekildiği Vietnam’da olduğu gibi medyada kaybeden olma hissi olmaksızın filli olarak çekilmede fırsat penceresi sağlayan zayıf ve kırılgan bir durumdur. Biden’ın, büyük oranda önceki yönetimden miras aldığı anlaşma, ABD’nin bölgedeki prestijini sürdürme ve görünüşünü kurtarmakla ilgilidir. Ve Taliban şüphesiz ki, kesinlikle düşmandır. Bundan böyle ülke uzaktan izlenecek ve Amerikalıların yaşamlarıyla ilgili risk ise neredeyse sıfır. 

Diğer yandan, Biden’ın hamlesi kötü ve bu saatten sonra artık çok zor, birçok kişi tartışabilir. Nihayetinde, eski ABD Başkanı Barack Obama göreve başladığında 2009 yılında askerlerin çekilmesinde ısrar eden Biden’dı. Karşı stratejide ısrarcı olan Hillary Clinton tarafından yenilgiye uğratıldı. Bununla birlikte o zaman bu tartışmayı kazanmış olsaydı, Taliban şimdi kullandığı gücün sadece bir bölümüne sahip olduğunda, Biden şu anda içinde bulunduğu çıkmazda olmayacaktı. Kabil hükümetinin, 2001 yılında Amerikalılara kaybettikleri iktidarı yeniden almayı tarihi bir görev olarak düşünecek Taliban’ın eline kaçınılmaz olarak düşmeden önce sadece birkaç ayı kaldı. 

Bu seferki fark, onların daha önce yaptıkları aynı hatayı yapmayacak ve kendilerini destekleyebilecek bölgesel süper güçlere bakacak olmaları, çünkü ABD başkent düştüğünde işlerini kaybedecek şu anda Afgan ordusundaki askerlerden isyancı bir grubu hemen hemen kesinlikle destekleyecektir.

“BİR ŞEYLER YAP GEORGE”

Eski ABD Başkanı George W. Bush, ABD askerlerini Afganistan’a gönderdiği zaman çok büyük hatalar yaptı. Tüm temel dayanak daha en başta gerçekten doğru değildi ve dış politika çevrelerinde, baba Bush’un 1990’lı yılların başında ABD şirketlerinin yöneteceği bir enerji anlaşmasını kabul etmeyen inatçı Taliban ile uğraşmak zorunda kaldığı zaman uğradığı hayal kırıklığı hakkında daha çok şey biliniyordu. ABD’de 9/11 Eylül saldırıları sonrası şahinler genç Bush’a düğmeye basmasını ve “bir şeyler” yapmasını tavsiye ettiler. Bush muhtemelen çok kısa bir savaş olacağını düşündü. 

İsyancılarla uzun bir savaş beklenmemesi, belki de demokratikleşmeyi, iç güvenliği oluşturmayı ve Afganistan hakkında bir şeyler yapmayı atlayan “sadece askeri” bir stratejinin hatalı politikasını açıklıyor. Biz görme yeteneğini kaybettik. Ve aynı hatalar, Biden’ın siyasi danışmanları ve IŞİD’in ve daha da önemlisi El Kaide’nin rolüne takıntılı aynı gazeteciler tarafından yapılıyor. Doha’da imzalanan ve Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani tarafından başlatılan anlaşmanın özü, Taliban’ın El Kaide’ye yardım etmemesini sağlama alıyor. Bunun için Amerika, hiçbir yenilgi lekesi olmadan Afganistan’dan çekilebilir. Bununla beraber, Hillary’nin bildiği ancak anlatmak istemediği gerçek konu bu değil. 

Gerçek endişe, Kabil yönetimi düştüğünde, Taliban’ın bir kez daha ABD’nin tam düşmanı olma çabalarına odaklanmasıdır. Ve bu noktada, büyük olasılıkla İran, özellikle 18 Haziran’da yeni bir sertlik yanlısı cumhurbaşkanının yemin etmesi halinde onların çabalarını destekleyecek ve yeni bir İran anlaşması için hiçbir şey belli değil. 

BIDEN’IN BÜYÜK KUMARI

Biden’ın elini taşın altına koymada ve Doha barış sürecini farklı bir yöne çevirmede başarısız olması korkakça ve kötü bir sonuç. Biden farkında olmadan, bir kez daha iktidarı ele geçirdiğinde bölgeye kesinlikle çok zarar verecek yeni, cesaretlendirilmiş bir Taliban’a yatırım yapıyor.

Biden çok fazla kumar oynuyor, fakat esas olarak Afganistan’da bir iç savaş ABD veya müttefiklerini etkilemiyor ve Amerika Afganistan’ı Katar’dan koruyamaz. Bununla birlikte onun dönebileceği daha fazla U dönüşü yok.

Obama’nın, Bush’un 2003 yılında Saddam’ın düzenli ordusunun maaşlarını ödemeyi reddederek yaptığı diğer büyük hatanın yol açtığı IŞİD ayaklanmasının alevlerini körükleyen ABD çekilmesinden sonra Irak’a asker göndermek zorunda kaldığı 2013 yılının aksine Biden, aynı şeyi yapmayacak. 

Taliban, İran’ı Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın yaptığı gibi karada ve belki havada aynı şekilde kullandığında 20 yıllık tahminler tercih hakkının Afganistan’da olmayacağına sebebiyet verecek. Ancak o gün geldiğinde, Biden muhtemelen Oval Ofis’te olmayacak. Ve belki de Biden ve Hillary’nin düşündüğü şey budur.