CGTN / Stephen Ndegwa

Dünyanın en büyük iki ekonomisi Çin ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD), ekonomik olarak konuşursak, birbirlerine bağlı olduğu artık netlik kazanıyor. Son birkaç gün içinde ABD’de, süper gücün iki eski ortak arasında her zaman olduğu gibi işleri yeniden canlandırma arzusunu gösteren iki önemli olay oldu. En azından, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın iki ekonomiyi ayrıştırmaya yönelik saldırgan girişimlerinden önceki duruma dönüş.  

Xinhua haber ajansı, geçen hafta perşembe günü, Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao ve ABD Ticaret Bakanı Gina M. Raimondo’nun bir telefon görüşmesi yaptığını, görüşmede iki yetkilinin, “ilgili konular ile endişeler konusunda samimi ve pratik bir şekilde görüş alışverişinde bulunduğunu” bildirdi. Görüşmelerin ABD tarafından başlatılması ve Raimondo’nun, ticaret konularında iki ülke arasında diyaloğu sürdürme ihtiyacını söyleme fırsatını kullanması yol göstericidir. 

ABD tarafının daveti üzerine yapılan görüşmeler sırasında Wang ve Raimondo, ticaret ve yatırım konusunda pragmatik iş birliğinin sağlıklı gelişimini desteklemek ve farklılıkları uygun bir şekilde ele alma ile çalışma ilişkilerinde iletişimi sürdürme konusunda anlaştılar. 

ABD gibi bir “hasımdan” gelen bu tür konuşmalar, ABD Başkanı Joe Biden’ın yakın zamanda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i ağır biçimde uyardığı bir dönemde bir fikir değişikliği benzeri görülmemiş bir durumdur. Geçen hafta çarşamba günü Washington’dan ayrılarak sekiz gün sürecek bir diplomasi turunun sonunda Putin ile yüz yüze görüşecek Biden, ABD, Avrupa ve başka bir yerdeki demokrasilerin egemenliğini ihlal etmenin sonuçları olacağını söyleyeceğini kaydetti. 

Bu görüşmeden önce, Biden, Trump’ın Çin uygulamaları TikTok ve WeChat üzerindeki yasağı iptal etme niyetini dile getirdi. Bu adımla ilgili, açıkçası “olumlu bir adım” olarak memnuniyetini bildiren Çin, ABD’nin Çinli şirketlere adil davranması, ekonomik ve ticari konuları siyasallaştırmaktan kaçınmasını istedi. 2020 yılındaki istatistikler ABD’de 18-24 yaş grubundaki internet kullanıcılarının yüzde 23’ünün WeChat uygulamasını kullandığını gösterdi; küresel çapta ilk beşte yer alan bir uygulama için önemli bir oran. Yine 2020 yılında, ABD’de video uygulaması TikTok’un 65,9 milyon kullanıcıya sahip olduğu tahmin ediliyor. Bu rakamın, incelenen dönemde yıllık bazda yüzde 22’lik bir artışla 73,7 milyon kullanıcıya ulaşacağı tahmin ediliyor.

ÇİN, ABD’YE İHTİYATLI YAKLAŞIYOR

Çin’in ABD’nin son tekliflerine ihtiyatlı bir tepkiyle yaklaşıyor. ABD, dostlarını yakın ve düşmanlarını daha da yakın tutmayı gerektiren taktikleriyle biliniyor. ABD yönetimi, Çin’in oltaya takılmak için ne kadar çaresiz olduğunu görebilmek amacıyla nabız yokluyor olabilir. Yine de bu ABD yönetiminin, açmazı çözdüğü her halükarda sonuçları olacak “çıkmaz bir durumda” bulunduğunun işareti olabilir. 

Çin aynı zamanda Biden’e inanmaya karar verebilir. Washington’ın siyaset kurumunda tribünlere oynamasına olanak sağlayacak siyasi baskı olmadan, ABD Başkanı Biden, pragmatik bir kişi. Biden ayrıca, Çin ve Rusya’daki muadillerine şifreli mesajlar da gönderiyor olabilir; o basitçe siyasetle uğraşıyor. 

İlginç bir şekilde Biden, Putin ile görüşmede kendinden emin olduğu şekilde, henüz Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ile bir görüşmenin işaretini vermedi. ABD lideri, jeopolitik rakibine karşı olan bütün komplo teorilerinin çürütülmesinden sonra bir şey olmadığını biliyor. Gözlemciler, Biden’ın bir dediğinin bir dediğine uymadığı konusunda uyarıda bulunuyor. Biden, ABD müttefiklerini Çin ve Rusya’ya karşı sertlik yanlısı tutumunda memnun etmeye çalışarak, jeopolitik bölünmenin her iki tarafına da oynuyor gibi görünürken, diğer taraftan açıklamalarını bir uzlaşma izlenimiyle yumuşatıyor.

Biden’ın samimiyetini sınaması beklenen sonraki eylemlerle bir bekle ve gör durumudur. Ona inanılması için, Biden’ın, Çin’in ekonomik ve askeri gelişimini utanmadan engellemeyi amaçlayan 250 milyar dolarlık Çin karşıtı yasayı değiştirmek gibi samimi ve cesur adımlar atması gerekiyor. Biden’ın, Çin karşıtı yasa için iki partiden destek elde edebilirken, benzer bir desteği amiral gemisi niteliğindeki altyapı yasa tasarısı için alamamış olması ironiktir. Bu, Çin’e yönelik kötü niyetin ABD siyaset kurumunda derinlere indiğini göstermektedir. 

ABD, şimdi kesinlikle ekonomisini boğmadan Çin’in tedarik zincirlerinden koparılamayacağı gerçeğinin bilincindedir. İlişkiyi zayıf görünmeden yeniden kurmanın en iyi yolu, Biden yönetiminin işletmeler arası etkileşimi daha fazla cesaretlendirmesidir, bu, her iki tarafın ticaret bakanlarının bu haftaki telefon görüşmesi sırasında üstü kapalı bir şekilde bahsettikleri durumdur.