China Daily

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD), Çin ile ilişkisi söz konusu olduğunda ABD Başkanı Joe Biden yönetimi selefinin hatasını tekrarlıyor. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in sözleri ve eylemleri bunun en iyi kanıtını teşkil ediyor.

Blinken, geçen hafta çarşamba günü sözde Hong Kong Politikası Eylem Raporu’nu açıkladı ve ABD Kongresi’ne Çin’in “Hong Kong’da özgürlükleri, demokratik kurumları ve özerkliği ortadan kaldırmaya devam ettiğini” bildirerek, Hong Kong Özel İdari Bölgesi ile ilgili özel ABD statüsü gerektirmediğine karar verdi.

Geçen ay Blinken, Hong Kong konusunda dört kez tweet attı, seçim reformuna ve yargı işlerine dikkati çekti, ayrıca Çinli yasa koyuculara yaptırımlardan bahsetti. Blinken’ın, Hong Kong hakkındaki genel tutumu selefi Mike Pompeo’nun geçen yıl attığı twettlere benziyor. ABD medya kuruluşunda birbiri ardına Blinken’in raporunu değerlendiren haber başlıklarında, “Trump dönemi kararını teyit ettiği” veya “Trump yönetiminin sert politikasını sürdürdüğü” belirtiliyor.

BEYAZ SARAY, HONG KONG’U SİYASİ BİR ARAÇ OLARAK KULLANMAYA ÇALIŞIYOR

Yeni Beyaz Saray ekibinin amacı açık; Çin’i “kontrol altına almak” ve Çin’in iç işlerine müdahale etmek amacıyla Hong Kong’u siyasi bir araç olarak kullanmak. Dahası çıkarları için pervasızca pazarlık yapmakla ünlü Trump yönetimine nazaran Biden yönetimi yetkilileri, kendilerini “insan hakları” veya “demokrasi” kılıfı altına gizleme konusunda çok becerikliler. Ancak bu kılıf yıprandı, geçersiz ve “Nefes alamıyorum”, “Asya nefretine son” ve “Kongre’ye saldır” gibi ifadelerle ortadan kaldırıldı. Kendi ülkelerinde birçok insan hakları ihlali örneği olan ABD’li politikacıların, var olmayan diğerlerini suçlama cesaretine nasıl sahip olduklarını merak ediyoruz.

Blinken ve arkadaşları Hong Kong’da şiddetin küllerini yeniden tutuşturarak ve kargaşa yaratarak Hong Kong’un daha fazla kalkınmasını önlemeye çalışıyorlar. Onlar başarısız olmaya mahkûmlar. Hong Kong’un refahı asla herhangi bir ülke tarafından “bahşedilmedi”, fakat onun yerine Hong Kong halkının nesiller boyu süren çabaları ve Çin ana karasıyla bağlarını sürdürmenin büyük avantajları sayesinde olacaktır. ABD Kongresi ve hükümetinin içinde olmayı düşündüğü “statü” ne olursa olsun, Hong Kong’un refahı ve ana karayla daha fazla bütünleşme eğilimi devam edecek.

Hong Kong’un işleri Çin’in iç işleridir ve hiçbir yabancı ülke ona müdahale etme gücüne sahip değildir. Biden yönetimi önceki yönetiminin başarısızlığını tekrar etmek istemezse, bunun farkına varmalı ve yaklaşımını değiştirmelidir.