CGTN / Danil Bochkov

Rusya-Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ilişkileri, Ukrayna’daki 2014 siyasi krizinden başlayıp bugüne kadar devam ederek son yıllarda düşüş yaşadı. Rusya 26 Nisan’da, dost olmayan yabancı devletlerin eylemlerine karşı koymaya yönelik çıkardığı başkanlık kararnamesinde ABD’yi çok net bir şekilde “dost olmayan devlet” olarak nitelendirdi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova, dost olmayan olarak ilan edilen devletlerin “Rus vatandaşlarını diplomatik ve konsolosluk misyonları için personel olarak işe alamayacaklarını” söyleyerek karara daha da açıklık getirdi.

Böyle katı bir önlem Rusya için nadirdir. Rusya’nın en son benzer önlemlere başvurduğu zaman 1986’daydı ve bu hareket, destek ofis görevleri için büyük ölçüde yabancı personele bağımlı olan ABD misyonunun normal işleyişini önemli ölçüde etkiledi.

Görünüşe göre Moskova ilk kez yabancı bir devleti yasal olarak “dost olmayan” olarak damgaladı ve bu kavramı resmi belgelerine dâhil etti. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un nisan ayı başlarında açıkladığı gibi, Kremlin’in ABD’ye karşı değişen tutumu, çıkmaza giren ilişkilerdeki iş birliği umutlarından ” dibe vurulduğu” şeklindeki ciddiyete geçildiği konusunda çok şey söylüyor.

Bu önlem, ABD’nin daha önce Rusya’nın devlet borcuna sınırlı kısıtlamaları ile ulusal teknoloji şirketlerini, devlet kurumlarını ve Moskova’nın “kötü niyetli faaliyetlerine” karıştığı bildirilen diğer atanmış kişileri hedef alan bazı yasakları içeren yeni bir grup yaptırım uygulamasına misilleme niteliğinde bir yanıttı.

ABD hükümeti tarafından başlatılan ve kapsamları oldukça sınırlı ve dolayısıyla çoğunlukla etkisiz olan önceki cezai tedbirlerin aksine, 15 Nisan’daki yeni kısıtlamalar, Washington’a Moskova’yı daha da sıkıştırmak için çok fazla alan bırakan geniş kapsamlı yaptırımlar dizisini temsil etmektedir.

BIDEN, MOSKOVA’YA KARŞI AZAMİ BASKI KAMPANYASINI TERCİH ETTİ

Joe Biden yönetimi, Rus hükümetinin “saldırgan ve zararlı faaliyetlerine” ve “istikrarsız davranışına” karşı tüm iddialarını birleştirmeyi nihayet başardı. Önde gelen ABD medya kuruluşları, Biden’ın “tamamen uygunsuz” olarak nitelendirdiği davranışa kırmızı çizgiler çizmeye yönelik böylesine emin bir hareketinin, Moskova’yı azarlamak için oldukça yavaş kalan Donald Trump’ın girişimlerinden tamamen farklı kıldığının altını çizdi.

Yeni yaptırımlar, Biden’ın Rusya karşıtı söyleminin ve görev süresi boyunca eylemlerinin artmasının bir nevi finali. Biden mart ayı ortasında, Vladimir Putin’in 2020 ABD seçimlerini baltaladığı için “bir bedel ödeyeceğini” iddia ettiğinde ve Rusya başkanına “katil” diyerek saldırdığında yaklaşmakta olan önlemleri ima etmiş oldu.

Washington, Rusya’nın ABD’nin ulusal güvenliğini ve dış politikasını tehdit eden zararlı dış faaliyetlerini özetleyen tüm şikâyetlerini uzun bir listede toplamış görünüyor. Washington ayrıca, Moskova’nın kötü niyetli siber faaliyetlerine, yabancı hükümetleri etkilemek için uluslararası yolsuzluğu kullanmasına, ABD’nin ulusal güvenliği için önemli olan ülkelerde güvenliği baltaladığına ve uluslararası hukukun köklü ilkelerini ihlal ettiğine de değiniyor.

Rusya, ABD’nin tek taraflı yaptırımlarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak hakkındaki suçlamalara karşı çıktı ve Rusya Federasyonu Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko bunların “yasa dışı, temelsiz ve asılsız” olduğunu belirtti.

ABD’nin diplomatik saldırılarının hedefi olan Rusya’nın stratejik ortağı Çin, yaptırımların tek taraflı kullanımına karşı çıktı ve bu tür davranışları “güç politikaları ve hegemonik zorbalık” olarak nitelendirerek Rusya’ya destek verdi. Beijing bir kez daha Rusya ile kapsamlı stratejik ortaklığı yeniden tesis etti ve bu ülkeyi “egemenlik, güvenlik ve kalkınma çıkarlarını korumak” için desteklemeye devam edeceğine söz verdi.

MOSKOVA VE WASHINGTON PRATİKTE HERHANGİ BİR DİYALOG ALANINA SAHİP DEĞİL

Biden, tüm geçmiş ve mevcut talihsizlikler için suçladığı Moskova’ya karşı azami baskı kampanyasını tercih etti. İkili ilişkilerin bozulmasının en endişe verici işareti, ABD’nin 15 Nisan yaptırımlar listesinin bir parçası olarak 10 Rus diplomatını sınır dışı etme kararında görüldüğü gibi diplomatik personel arasındaki resmi alışveriş penceresini daraltması oldu.

Şimdi Moskova ve Washington, iş birliği olmasa bile pratikte herhangi bir diyalog alanına sahip değil. Rus uzmanlar, Moskova-Washington ilişkilerinin “anlaşmazlığa dayalı bir angajman bile” olmadan yavaş yavaş çözüldüğünü görme eğilimindeler ve Biden’ın Putin’e karşı saldırgan sözlerinden sonra “daha fazla angajmanın şimdilik anlamsız” olduğunu vurguluyorlar.

Bir Biden-Putin zirvesi haziran ayından önce yine de gerçekleşebilir, ancak Moskova’nın “dost olmayan” ABD’ye karşı katı bir yaklaşımı benimsediği ve toplantının yalnızca ABD’nin tutumuna bağlı olduğuna dikkat çektiği görülüyor.

Stratejik konularda bile çok az ya da hiç koordinasyon olmayan ABD-Rusya ilişkilerinde olumlu bir gündemin tam yokluğunda, olası liderler toplantısı daha çok bir “fotoğraf fırsatı” haline gelebilir, fakat önde gelen Rus uzmanların “hiçbir şeyi değiştirmeyeceği” vurgusuyla birlikte görüşme herhangi bir tektonik gelişme getirmeyecektir.