CRI Türk Dış Haberler Servisi

Rusya Devlet Başkanı Putin ile ABD Başkanı Biden’ın görüşmesi ABD basını “inatçı iyimserlik” ve “karamsarlık” çıkmazına hapsoldu. New York Times’a göre Biden’ın inatçı iyimser dış politikası güçsüzlük olarak algılanabilir.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kamuoyunda merakla beklenen görüşmesi İsviçre’nin Cenevre kentinde sonra erdi. Geniş güvenlik önlemleri alınan Cenevre’de, iki lideri İsviçre Cumhurbaşkanı Guy Parmelin ayrı ayrı karşıladı. Zirve öncesinde iki lider el sıkıştı.

Görüşmelerin 93 dakikalık ilk turuna her iki ülkenin dışişleri bakanları katılırken, 65 dakika süren ikinci turda geniş çaplı heyetler arası görüşmelerde gündemin sıcak konuları ele alındı. Görüşme, 1985’te dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan ile eski Sovyetler Birliği Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov arasında yapılan tarihi zirveden 36 yıl sonra gerçekleşti.

GERİLİMSİZ BİR ZİRVE

Cenevre Gölü kıyısındaki Villa La Grange otelinde sona eren görüşmenin ardından iki lider kameralar karşısına geçti. İlk açıklamayı yapan Putin görüşmelerin genel anlamda olumlu geçtiğini aktararak  “Ortada herhangi bir düşmanlık olmadığını düşünüyorum. Tam tersine farklı taraflarda durmamıza rağmen birbirimizi anlamaya ve pozisyonlarımızı daha yakın kılmak konusunda istekli davrandık. Tartışmalar son derece yapıcıydı. Aramızda bir gerilim olmadı. Sert ifadelere gelince, hepimiz bu ifadeleri biliyoruz. Ondan sonra Başkan Biden beni aradı, açıkladı. Bu açıklamalar beni tatmin etti.” dedi.

Ukrayna konusunun tartışmaya kapalı olduğunun altını çizen Putin, kendisine dönük insan ihlalleri ile ilgili soruya ise şu yanıtı verdi:

“Biden, insan hakları konusunu gündeme getirdi. Bakın, Guantanamo hâlâ faal ve uluslararası hukuka, ABD yasalarına, hiçbir şeye uygun değil. CIA’in Avrupa ülkeleri de dâhil çeşitli ülkelerde işkence uygulanan hapishaneleri var. Bu nedir? Bu insan hakları mı? Bu salondaki kimsenin insan haklarının bu şekilde korunduğunu kabul edeceğini sanmıyorum.”

İŞ BİRLİĞİ MESAJLARI

Görüşmenin ardından Kremlin’in yayınladığı bildire karşılıklı olarak büyükelçilerin görev yerine getirmesi, nükleer silahların kontrolü, siber güvenlik, Kutup bölgesinde ortak çalışmalar gibi geniş bir alanı kapsayan iş birliği imkânlarına dikkat çekildi. Bildiride “Stratejik istikrar konusunda sağlam ve güçlü, kapsamlı bir ikili diyalog başlatılacak. Söz konusu diyalog vasıtasıyla, gelecekteki silah kontrolü ve risk azaltma önlemlerinin temelini atmak istiyoruz.” denildi.

ABD lideri Biden Joe Biden da “Görüşmenin tamamı iyiydi, olumluydu. Farklı görüşlerde olduğumuz zaman da bunu dile getirdik ancak gerilimli bir atmosferde değil. Putin gerginlik istemiyor. En son istediği şeyin Soğuk Savaş olduğunu düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu. Biden ayrıca insan hakları ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğü gibi konularda geri adım atmayacağı mesajını verdi.

KÖTÜMSERLİK BİR DIŞ POLİTİKA STRATEJİSİ Mİ?

İki liderin görüşmesine ABD basını geniş yer ayırdı. The Washington Post gazetesi konuyla ilgili haberinde zirveye dair beklentilerin bilinçli olarak karamsar resmedildiğine dikkat çekerek “Başkan Biden, kırk yıla yayılan siyasi kariyerinde Amerikan başkanlarının ABD’nin Rusya ile ilişkisini dönüştürmeye çalıştıklarını ancak hayal kırıklığına uğradıklarını gördü. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ilk görüşmesinde Biden, aynı hatayı yapmamayı amaçladı.” satırlarını kaleme aldı.

The New York Times ise ilgili haberinin merkezine ise Biden’ın inatçı bir iyimserlik içinde olduğunu ve ancak değişimin böyle elde edilebileceğine inandığını öne sürdü. Haberin devamında ise “Bu tür sınırsız pozitiflik, onu saf olduğu, masanın karşısında ona bakan gerçekliği görmek istemediği suçlamasına yöneltti.” eleştirisine yer verildi.