Beyaz Saray ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı dün ayrı ayrı Xinjiang pamuğu meselesiyle ilgili olarak açıklama yaptı ve Çin hükümetini sosyal iletişim platformlarında yabancı konfeksiyon markalarını boykot eden harekete öncülük etmekle suçladı.

İki sözcü, uluslararası toplumun “Çin’in, özel şirketlerin Çin piyasasına dayanmasını silah olarak kullanıp, ifade özgürlüğü ve ticari ahlakı engelleme girişimine karşı çıkması.” çağrısında bulundu.

Bu aslında çok uluslu şirketlerin Çin piyasasıyla çatışmaya girmesini sağlamak için yapılan yeni bir kışkırtma girişimidir.

Bilindiği gibi, ABD, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ndeki pamuk üretiminde “zorla çalıştırma” olduğu ve temel ticari kurallara aykırı davranıldığı iddiasında bulunmuştu. Bu “sebeple” ABD piyasasına giren tekstil ürünlerinde Xinjiang pamuğunun kullanılmaması şartı koyuldu. Bunun üzerine çok uluslu konfeksiyon şirketleri, Xinjiang pamuğu kullanmadıklarına dair açıklamalar yaptı. Çin ile Batı ülkeleri arasında Xinjiang meselesi üzerindeki çelişki tırmanırken, Çin halkı sosyal iletişim platformlarında adı geçen çok uluslu şirketleri protesto ediyor. Bu sonuca yol açan Washington’dur.

ABD, Xinjiang’daki pamuk üretiminde “zorla çalıştırma” durumu olduğunu kanıtlayan hiçbir delil gösteremedi. Xinjiang’ın ekonomisi nispeten geride kalan bölgeleri, yoksullukla mücadele etmek ve yerel halkın gelirini artırmak için Xinjiang’ın ve Çin’in diğer yerlerine işgücü gönderme uygulaması da ABD’nin gözünde bir çeşit “zorla çalıştırma”. ABD’nin mantığına göre, Çin’de çok sayıda vatandaşın yoksulluktan kurtarılması da “zorla çalıştırma” yöntemiyle gerçekleştirildi. Bu tür çirkin söylem, hümanizmi çiğnedi.

Çinli vatandaşların kendiliğinden sosyal iletişim platformlarında Xinjiang pamuğunu boykot eden Batılı şirketleri eleştirmesi çok normaldir. Bazı medya kuruluşlarının hesapları da katıldı, onlar da Çin’de internet kamoyunun bir parçasıdır. Çin hükümeti herhangi bir yabancı şirketi ne yapması gerektiğine dair zorlamadı. Piyasadaki şiddetli duygular bu şirketlerin karşı karşıya bulunduğu gerçek baskıdır. Protestolara rağmen, yabancı markaların Çin’deki mağazalarını hedef alan hiçbir sabotaj olayı olmadı. Çin halkının protestosunun hangi nitelikte olduğu çok açıktır.

Aslında ticaret alanında zorla çalıştırmaya başvuran ABD’nin kendisidir. Çin şirketlerine yönelik boykotu ABD yönetimi başlattı. Xinjiang pamuğuna darbe indirmek de ABD yönetiminin kendi piyasa gücünden faydalanarak yabancı şirketlere yapılan bir dayatmaydı.

Xinjiang’ın pamuk üretimi, dünya toplamının yüzde 20’sini oluşturuyor. ABD’nin Çin karşıtı politikası piyasada çok ciddi zıtlaşma yaratıyor ve uluslararası piyasanın bölünmesine yol açma riski taşıyor. Bu zaten tam da Washington’un teşvik ettiği “ayrışma” değil mi?

Dünyadaki tüm şirketler ABD yönetiminin baskısına boyun eğmemelidir. Bugünün dünyası ABD tarafından tek taraflı şekilde manipüle edilemez. Dünya, tüm halkların dünyasıdır.