chinausfocus.com / Wang Fan

Biden ve Trump yönetimleri Çin stratejilerinde aynı yapıya sahip; Çin’in gelişmesini baskı altına alma ve kontrol etmeye devam etmek. Ama Biden’ın yaklaşımında bazı farklar var.

Trump’tan bu yana beş yeni savaş türü ortaya çıktı; ticaret savaşı, teknoloji savaşı, kamuoyu savaşı, siber savaş ve finansal savaş. Bunlardan ticaret, teknoloji ve kamuoyu savaşları çoktan başladı ve geri kalan ikisi tetikte bekliyor.

Biden’ın Çin stratejisi orta ve uzun döneme ve maliyet ile riskleri azaltamaya dayanıyor. Öyleyse ne yapacak? Açıkça, dumansız cephelere daha fazla yoğunlaşacak. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) Ulusal Savunma Üniversitesinden bir profesör bir keresinde Çin ile ABD arasında ticaret savaşının başlamasından sonra iki ülke arasında gerçek bir savaş olmayacağını söylemişti. Ticaret savaşı, barış dönemindeki savaştır ve devam edecek.

Biden yönetiminin Çin’i bastırmak için bir yandan ABD’nin kurumsal hegemonyasını kullanırken, öte yandan bazı kilit alanlarda Çin’e karşı bir dizi rekabetle ilgili baskı uygulayacağına inanıyorum. Açıkça söylemek gerekirse, Biden yönetimi halen ölümcül olan “görünmez bıçaklarla öldürecek.”

ABD, Çin ile rekabet ederken bazı alanlarda iş birliği yapmaya devam edecek. Örneğin, iki ülke arasında tarım ürünlerindeki iş birliği sürebilir. Amerikalı akademisyenler ticaret savaşı kavramını gündeme getirdiklerinde aslında bir ticaret savaşı istemiyorlardı ama ABD’nin lehine Çin’e büyük baskılar yapmak için bir ticaret savaşı istiyorlardı. Çin’in ticaret savaşı darbesine dayanamayacağını düşünüyorlardı. Ancak, şimdi Çin’in ilkeler konusunda taviz vermeyeceğini gördüler ve sonuç olarak ABD muhtemelen ticari konularda Çin ile müzakereler yapacak.

YENİ SAVAŞ TÜRLERİ ORTAYA ÇIKTI

Dolayısıyla, ticaret savaşının sonucu toptan bir kopuş olmaktan çok kısmi bir kopuş olacak. Tam bir kayıp-kayıp durumunun olduğu alanlarda gümrük kesintileri gerekli. Aslında, ticaret savaşındaki bir duraklama muhtemelen ABD’nin Çin’in ekonomik kalkınma modelini, örneğin devletin sahibi olduğu işletmeleri yeniden yapılandırmasını gerektirir şekilde değiştirmesi isteğine bağlı olacak (Çin için kabul edilemez, tamamen mantıksız bir talep). Dolayısıyla ticaret müzakereleri çok zor olacak. Amerikalı akademisyen Douglas Paal, ilk olarak Çin’in taviz vermesi gerektiğini ve gümrükleri azaltma konusunda inisiyatif göstermesi gerektiğini söyledi. Ama Çin’in bunu kabul etmesi zor.

İkinci savaş, teknoloji savaşı. Bu şu anda ABD ile Çin arasındaki en şiddetli rekabet alanı ve bir süre daha böyle olacak. ABD bu alanda hiç merhamet göstermeyecek, ne de Çin’in herhangi bir yanılsaması olması gerekir. İki ülke arasındaki mevcut teknoloji savaşı görünüşte 5G üzerindeki mücadelede yoğunlaşmış gibi ama aslında iki ulusun merkezi rekabetçiliği konusunda bir düellodur. Teknoloji yıkıcı edici değişiklik ve büyük piyasa fırsatları demektir. ABD bu konuda uzlaşmayacak ve Çin’in buna hazır olması şart.

Üçüncü savaş, kamuoyu savaşıdır. ABD böyle bir savaş verme konusunda tarihsel bir gelenek ve deneyime sahip. ABD hükümeti ve hükümet dışı örgütler kamuoyunu şekillendirmekte yakın bir iş birliği oluşturdu. Biden yönetimi için, kamuoyu savaşı Çin’e karşı temel savaş cephelerinden biridir. Demokrat Parti ideolojiye vurgu yapıyor ve Çin’e karşı ideolojik iftira ve suçlamalarından vazgeçmeyecek. ABD’nin kendi iç sistemi zorluk yaşarken kurumsal rekabetin kendisini dezavantajlı duruma sokmasına izin verme ihtimali çok az.

ABD her zamankinden daha endişeli ve iç istikrarsızlığı uzadığı sürece diğer ülkelerin gelişmesi hakkında o kadar çok endişeli ve korku içinde olacak. Amerika’nın kurumsal güçlerini görmekte başarısız olması, ülkenin yurt dışından yetenekleri daha az çekmesine neden olacak. ABD’nin Çin’e karşı kamuoyu savaşının devam edeceği ve daha da yoğunlaşacağına inanılıyor.

YENİ SOĞUK SAVAŞ DAHA ÇOK GÖRÜNMEZ CEPHELERDE GÖRÜLECEK

Dördüncü savaş, siber savaş. Sayısal ağ, yeni dönemin nükleer düğmesi. Siber savaş halen yaşanıyor ve ABD hem İran hem de Kuzey Kore’ye karşı siber savaş veriyor. Ağ teknolojisi internetin hızla gelişmesini sağladı. Ağ, tıpkı bir örümcek ağı gibi toplumun her yanına derinden yayıldı. Ülke içi toplum ve uluslararası toplum ayrılmaz bir şekilde, toplumsal yapıların ayrılmaz bir parçası haline gelen ağ toplumu tarafından birbirine bağlandı. Ağın ulus aşırı, geçirgen, anlık ve senkronik yapısı iktidar biçimini büyük ölçüde değiştirdi. Ulusal güvenlik oyunundaki yeni cephe olarak ağ, eğer saldırıda kullanıldığında, bir nükleer silah olarak, yıkıcı olabilir.

Sonuncusu, finans savaşı. Bu ayrıca Çin ile ABD arasındaki rekabetin muhtemelen özellikle şiddetli olacağı bir alan. Bugünün dünyasında, dolar halen ticaret yapmakta ana para birimi. Uluslararası finansal sistem ABD’nin egemenliği altında. ABD ayrıca, bir ticari çözüm mekanizması olan SWIFT sistemini de kontrol ediyor. Bunlar ABD’ye finansal savaş vermesi için gereken silahları veriyor. Dünyanın mal üretmesi ve ABD’nin dolar üretmesinin yeterli olduğu şeklinde bir deyiş vardır. Yani, ABD, ekonomisinin başı derde girdiğinde, krizi aşmak için uluslararası ticaret yapmak amacıyla çoğunlukla doları kullanması anlamına geliyor.

Amerikalı akademisyen Ian Bremmer, bir keresinde finansın silahlaştırılmasını tanımlamıştı. Çin Yuan’ının uluslararasılaşması ile birlikte, bu alanda yeni çatışma biçimleri ortaya çıkacak ve Çin ile ABD sayısal ekonomi ve sayısal para alanlarında şiddetli bir rekabete girecek. Bu yüzden, Çin ile ABD arasında yeni bir soğuk savaş olursa, bu ABD ile Rusya arasındakinin yeniden ortaya çıkması olmayacak. Bu tamamen yeni çatışma biçimlerine sahip olacak. Yeni soğuk savaş daha çok görünmez cephelerde görülecek.