Yıllardır Belçika’da yaşayan ancak oturum veya çalışma izinleri olmadığı için “kâğıtsızlar” olarak adlandırılan göçmenlerin seslerini duyurmak için başkent Brüksel’deki bir kilise ile üniversite kampüsünde yürüttükleri açlık grevi Federal Meclis’te tartışıldı.

Çoğunun sağlığı kritik seviyeye gelen açlık grevindekilerin durumunu “insani trajedi” olarak nitelendiren Başbakan Alexander De Croo, buna rağmen hükümetin katı duruşunu değiştirmeyeceğinin mesajını verdi.

De Croo, “Bir açlık grevi ne kadar dramatik olursa olsun koalisyon hükümetinin politikalarını belirleyemez. Politikaları belirleyen hükümet anlaşmasıdır. Bu da toplu bir yasal düzenleme ihtimaline zemin hazırlamıyor.” dedi.

Belçika’da sayıları 150 bini bulduğu belirtilen “kâğıtsız” göçmenler için topluca yasal düzenleme yapılmayacağını vurgulayan De Croo, bu durumdaki kişilerden bireysel olarak başvuru yapmalarını istedi.

Açlık grevi yapan göçmenlerin birçoğu bireysel başvurularından sonuç alamadıklarını belirterek, hükümetin aynı durumdakilere topluca bir düzenleme getirmesini talep ediyor. Bireysel başvuruları reddedilenlerin sınır dışı edilme ihtimalinin çok yüksek olduğu ifade ediliyor.

GREVDEKİLERİN SAĞLIK DURUMU KRİTİK

“Kâğıtsızlar” olarak anılan göçmenlerin çoğu yıllardır Belçika’da kaçak da olsa çalıştıklarını, birçoğu çocuklarının bu ülkede doğduğunu ve okula gittiğini, ev kiralayıp fatura ödediklerini dile getirerek yaşamlarını yasal statüde sürdürmek istiyor.

Bu taleplerle yaklaşık 40 gün önce 400 kadar göçmen açlık grevine başlamıştı. Bu kişilerden çoğunun sağlık durumu artık alarm verici seviyeye ulaştı. Her gün bir kısmı hastanelere kaldırılan açlık grevindeki göçmenlerden 4 kişi dudaklarını birbirine dikti.

Grevdeki göçmenlerle ilgilenen doktorlar bu kişilerden yakında hayatını kaybedenler olabileceği uyarısında bulunuyor.