China Daily

Olimpiyatlar küresel sporcuların ve taraftarların büyük bulaşmalarıdır. Beijing Kış Olimpiyatları da aşnı şey. Ancak bazı ülkeler bu olayı dikkat çekici bir siyasi reklama dönüştürmeye çalışıyor.

Washington’ın Beijing ile iyi ilişkiler istediğini iddia ederken, Beijing 2022 Kış Olimpiyatları’nı diplomatik olarak boykot edeceğini açıklaması kalleşliktir. Pazartesi günü yapılan bu anlaşma sadece Amerika Birleşik Devletleri (ABD) siyasetçilerinin ne kadar burnu büyük olduğu fikrini güçlendiriyor. Boykot Amerikalı olmanın onlara diğer ülkelere iftira atma konusunda açık çek verdiği şeklindeki kendini beğenmiş inançlarını pohpohlayan büyük bir şovdur.

Dünya spor olaylarını Amerika Birleşik Devletleri’ni (ABD) “insan haklarının koruyucusu” olarak gösteren bir görüşle siyasileştirmek komik. Bütün dünya insan haklarının Washington için oynak bir eğlence olduğunu biliyor. İnsan hakları Washington’ın ABD’nin kendinden menkul kendi gündemini uygulamaya çalışma hakkını inkar eden herhangi bir siyasi harekete kolayca vurduğu bir damgadan başka bir şey değildir. Olimpiyat Oyunları gibi uluslararası spor olaylarını siyasileştirmeye gerek yok ve bu birçok şekilde zararlıdır.

Ancak Joe Biden yönetimi için bu kaçırılamayacak kadar iyi bir fırsattır. Çin’i yerden yere vurmak için önemli bir fırsattır. Diplomatik bir boykot Çin’in insan haklarını ihlal ettiği ile ilgili uydurma suçlamalarına gerçeklik cilası verir. Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ndeki terörizmi başarıyla bastırmaktaki başarısını “soykırım” ve “insan hakları ihlali” diye tarif ederek, ABD terörizme karşı küresel mücadeleye zarar veriyor.

Çin’in Xinjiang’daki farklı etnik halkların yaşamını iyileştirme için yaptıklarını göz ardı ederek, ABD bölgede insan haklarındaki ilerlemeleri inkar ediyor. Beijing Kış Olimpiyatları’nın boykot edilmesi sadece Washington’ın insan hakları hakkında konuşmaya ehil olmadığı gerçeğini güçlendiriyor.

ABD’nin başka yerlerdeki insan hakları konusunda konuşmadan önce aynaya bakması gerekir. Bir yılda binlerce masum cana mal olan silahlı cinayetler, ırkçılık ve sürekli büyüyen refah farkı ABD’deki insan hakları durumunu açıklar hale getirdi. ABD siyasetçileri kendi ülkelerinin insan hakları koşullarına gözlerini kapatarak, konu insan haklarına gelince diğer ülkelere parmak sallamak konusunda ahlaki bir üstünlüğe sahip olduklarına kesin gözüyle bakıyorlar. Başkalarının bakış açısındansa sözleri sadece temel bir ikiyüzlülük.

Desteklediği renkli devrimleri bir kenara bırakın ve sadece ABD’nin son birkaç on yılda başlattığı savaşları düşünün. Bu savaşların hiç birisi, Afganistan ve Irak’ın işgali dahil, yerel halka barış ve demokrasi getirmedi. Aksine, bu savaşlar ve kışkırttığı renkli devrimler sadece bu ülkeleri sefalet ve yoksulluğa sürükledi.

Beijing Kış Olimpiyatları’nın anlamsız boykotu sadece ikili ilişkileri kötüleştirecektir ve küresel ekonominin toparlanmasına gölge düşürecektir. Bu Washington’ın küresel yönetişim ve kalkınmaya bir engel haline geldiği rahatsız edici gerçeğine işaret ediyor.