Geçen günlerde, Daha İyi Pamuk Girişimi (BCI) genel merkezi, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ndeki pamuk tekstili endüstrisinde “zorla çalıştırma riski” olduğunu savunduklarını açıkladı ve Xinjiang’daki “iyi pamuk” sertifikasını süresiz olarak askıya alma kararı aldı. Daha önce, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Batılı kuruluşlar ve kurumlar çeşitli kanallardan, Xinjiang’ın pamuk endüstrisinde “zorla çalıştırma” durumu olduğu gerekçesiyle, Nike, Adidas gibi Avrupa ve ABD’deki diğer tanınmış işletmeler de Xinjiang’da üretilmiş pamuklarla ilişkileri kestiğine dair bir bildiri yayınladılar.

“ZORLA ÇALIŞTIRMA” NASIL TARTIŞMA KONUSU HALİNE GETİRİLDİ?

Çin’in Global Times gazetesinde BCI’nın değerlendirme süreciyle ilgili yayınlanan haberde, “zorla çalıştırma” kavramının giderek daha sıcak bir konuya dönüştüğü süreçte Çin’deki BCI Temsilciliği ve Xinjiang işletmelerinin daha önce konuyla ilgili olarak gönüllü olarak denetim ve araştırma yaptığı belirtildi. Ancak BCI genel merkezi Çin temsilciliğinin raporunu kabul etmedi ve Çin’i suçlamaya başladı.

18 Aralık 2018’de Associated Press, ABD’ye ihraç edilen büyük miktarda malın “zorla çalıştırmanın ürünü” olduğunu iddia eden sözde bir “soruşturma raporu” yayınladı. Bunun üzerine ABD Gümrük ve Sınır Koruma Dairesi, Çin’den gelen ürünleri araştırmaya başladı. 2 Aralık 2020’de ABD İç Güvenlik Bakanlığı, Çin’in Xinjiang Üretim ve Yapılandırma Birliği’ne ait pamuk ve pamuk ürünlerinin askıya alındığını duyurdu.

2020’de ABD ve Batılı ülkeler gibi hükümetdışı örgütler ve parlamenterler konuyla ilgili çeşitli raporlar yayınladı. Ocak 2020’de, ABD Adil Çalışma Birliği (FLA) Çin’in Xinjiang bölgesinde zorla çalıştırmayla ilgili özel bir rapor yazdı ve 1 Mart’ta, “objektif ve tarafsız” olmakla gurur duyan Avustralya Stratejik Politika Araştırmaları Enstitüsü (ASPI), Uygur Kaçakçılığı: Yeniden eğitim, Zorla Çalıştırma ve Sınır Dışında İzleme başlıklı bir araştırma raporu yayınladı. Böylece “zorla çalıştırma” konusu tamamen gündeme geldi.

BCI SHANGHAİ TEMSİLCİLİĞİNİN ARAŞTIRMASI

“Zorla çalıştırma” sıcak bir nokta haline gelmeden önce, BCI Shanghai temsilciliği ve bir grup Xinjiang pamuk işletmesinin, çeşitli yollarla Xinjing pamuk işletmelerinin üretim ve işleyişiyle ilgili denetim yaptığını belirtmek gerekir.

“İyi Pamuk Standartları Süreci’ni takip eden sekiz yıllık ikinci ve üçüncü taraf denetimlerimiz sayesinde, Xinjiang’da uygulanan tüm ortak projelerde zorla çalıştırma standartlarının İyi Pamuk Yasağı’na ilişkin herhangi bir ihlale rastlanmamıştır.” BCI’nın Shanghai ofisi araştırma sonuçlarını 18 Ocak’ta yayınlamıştı.

BCI MERKEZİ’NDEN ÇİN’E SERT TAVIR

Ancak Daha İyi Pamuk Girişimi (BCI) Merkezi, Shanghai Temsilciliği ve üyelerinin yaptıkları bağımsız soruşturma sonuçlarından hoşlanmadı.

BCI Merkezi’nde yapılan “soruşturma ve düzeltme önlemleri” sürecinde, ABD Kongresi Çin Komitesi İcra Komisyonu (CEEC), İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Dünya Uygur Kongresi gibi kuruluşlar tarafından sağlanan bilgilere ciddi atıfta bulunuldu.

Mart 2019’dan Şubat 2020’ye kadar Çinli girişimciler Xinjiang’da “zorla çalıştırma” olmadığını çeşitli vesilelerle kanıtladı, ama BCI Merkezi’nin tutumunu değiştiremedi.

21 Ekim 2020’de BCI resmi web sitesinde Xinjiang’a verilen İyi Pamuk sertifikasının süresiz olarak askıya alınacağı duyuruldu.

ULUSLARARASI ŞİRKETLER İLGİLİ SORUŞTURMA RAPORUNU AÇIKLAMIYOR

BCI’nin üyelerinden Adidas ve H&M olayı soruşturmak için Xinjiang’a çalışma ekibi göndermişti. Özellikle H&M, “Xinjiang’dan satın almamış olsak da Aksu’daki fabrikaya gittik ve zorla çalıştırmayla ilgili hiçbir kanıt bulamadık” şeklinde açıklama yapmıştı.

Konuya aşina bir şahıs, Global Times’a, Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü (ASPI) sözde “raporu” yayınlandıktan sonra, Adidas’ın Xinjiang’a iki kez ekip gönderdiğini söyledi. Ancak Adidas soruşturma sonucunu açıklamak istemediğini bildirdi.

BCI AMERİKAN ŞİRKETLERİNİN ÇIKARINI ÖNEMSİYOR

“Zorla çalıştırma” gündeme oturduktan sonra BCI Konseyi Çin şirketiyle temasa geçip çözüm arıyordu. Mayıs 2019’da Amerikan SUPIMA Şirketi Sorumlusu Marc Lewkowitz BCI’nın yeni başkanı oldu. Yeni başkanın ABD şirketlerinin çıkarını önemseme tutumu, BCI’nın objektif ve tarafsız tutumundan farklı. Çin’e sert davrandığı için Çin’den üyeler konseyde adım adım dışlanıyor.

Açıklanan verilere göre, BCI Konseyi’nde üyelerin çoğu Avrupa ülkeleri ve ABD’nin markalarının temsilcilerden oluşur. NIKE, LEVIS, GAP gibi markaların temsilcileri BCI Konseyi’nde söz sahibi olarak BCI’nın kararına doğrudan etki yaratır. ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı’nın BCI’ya sponsorluk yaptığına da dikkat çekiliyor. Konsey üyeleri BCI merkezinin Xinjiang’dan gelen üyelerine baskı yapmalarını talep ediyor.

BCI VE İNSAN HAKLARI ÖRGÜTÜ ARASINDA İLİŞKİLER

BCI merkezinde 1 Nisan 2020’de Xinjiang’da “zorla çalıştırma” sorununu araştırmak için “zorla çalıştırma ve insana yakışır iş meslesine ilişkin özel çalışma grubu” kuruldu. Grubun üyeleri arasında ABD Adil Emek Derneği Genel Sekreteri Shelly Heald Han, İnsan Hakları İzleme Örgütü Araştırmacısı Komala Ramachandra, Uluslararası Çalışma Hakları Forumu’ndan yetkili Allison Gill gibi insan hakları örgütlerinden temsilciler bulunuyor. Bir toplantıya ABD Ulusal Demokrasi Vakfı’nın finans ettiği “Uygur İnsan Hakları Projesi”nden sorumlu Louisa Greve da katıldı. Louisa Greve ABD Ulusal Demokrasi Vakfı’nın başkan yardımcılığı görevinde bulundu.

Son toplantıda Xinjiang menşeli pamuklara iyi sertifika verilmesinin süresiz askıya alınması kararı alındı. Toplantıda ayrıca “Xinjiang sorunu”yla ilgilenen bütün kuruluşların BCI’nın Xinjiang hakkında sorgulama sonuçlarına erişme hakkına sahip olması ve BCI’da alınan bütün kararların “insan hakları örgütüleri”yle bağlantılı olmadığı durumda duyurulması istendi. BCI Shanghai Temsilciliği adı geçen ayrıntılara dair hiçbir yanıt vermedi.

ABD’NİN GERÇEK AMACI: KURALLAR KOYMAK

İsminin yazılmasını istemeyen bir Xinjiang pamuk endüstrisi yetkilisi Global Times’a yaptığı açıklamada, “Xinjiang işi askıya alarak BCI Çin’in pamuk işinin yaklaşık yüzde 90’ını kaybetti. Kendilerine zarar veriyorlar.” dedi.

Amerika Birleşik Devletleri’nin pozisyonundan taviz vermeye devam etse bile, Amerika Birleşik Devletleri’nin BCI’ye karşı tutumu pek de iyi değil.

2019’dan bu yana, Amerikan medyası, BCI’nın pamuk eğirme için profesyonel standartların belirlenmesindeki güvenilirliğini sorgulayan BCI’yı defalarca “zorla çalıştırma” konusunda zorladı.

Temmuz 2020’de ABD Tarım Bakanlığı, ABD tarafından finanse edilen tüm şirketlerin “sertifikasyon sistemi” ve “tedarik zinciri izlenebilirlik sistemi”nin ABD sürümünü kullanmasını gerektiren “ABD Pamuk Güven Anlaşması” organizasyonunu kurdu. Bu, Amerika Birleşik Devletleri’nin pamuk endüstrisinde uluslararası kurallara liderlik etmesi anlamına geliyor.

Aynı yetkili “Şu anda dünyanın en büyük pamuk sürdürülebilirlik standardı hala BCI’ye ait, ancak ABD konuşma hakkı için yarışıyor, en azından büyük bir pastayı paylaşmak istiyor.” dedi.

Sertifikasyonun askıya alınmasının olumsuz etkisi sorulduğunda, BCI Shanghai Temsilciliği bir röportajda yorum yapmaktan çekiniyordu, ancak üstü kapalı bir şekilde yanıt verdi: “Xinjiang, Çin’deki en önemli pamuk ekim alanı ve pamuk üretimi ülkenin pamuk üretimini oluşturuyor. Buradaki pamuk projelerinin üretimi, Xinjiang’ın üretiminin yüzde 15 ila yüzde 18’ini oluşturmaktadır. Sonunda tedarik zincirinde dolaşacak olan iyi pamuk miktarı yaklaşık 400.000 ila 500.000 tondur. Sertifika verilmesi durdurulursa, aynı miktardaki iyi pamuğun yurtdışından ithal edilmesi gerekecektir.”