CGTN

Çin, 12 Şubat sabahı BBC World News’ün Çin’de yayınlarının engellendiğini ve lisansını bir yıllığına iptal ettiğini açıkladı. Kuruluşun ideolojik, ön yargılı ve gündem odaklı haberciliği, bundan böyle güvenilir bir haber kuruluşunun statüsüne layık değildir. 

Son aylarda BBC, Çin’in, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi politikası konusunda alan yaymak için çılgınca hareket etti. “Lekeli pamuk” hikâyesi bunun tam örneğiydi. Hikâyede, eski Fransız diplomat Lionel Vairon’ın ne Çin meselelerinde ne de İslam ya da insan haklarında bir uzman olmadığını açığa çıkardığı, sözde “Komünizm Kurbanlarını Anma Vakfı’nın kıdemli üyesi” Adrian Zenz’in söylemleri ve araştırmaları yer alıyor. Ve bu vakıf, ABD dış istihbarat servisi CIA’den gelen insanların bulunduğu ABD’de aşırı sağcı bir kuruluşu temsil ediyor.

BBC agresif biçimde Zenz’in yalanlarını, yanlış bilgilerini ve açık propagandasını sürdürdü. BBC, yayınlarında düzinelerce kez Zenz’in “araştırmalarına” atıfta bulundu. Onun aşırı tutucu geçmişi, çıkar çatışmaları ve fazla ön yargıları haberde asla incelenmemiş ya da söylenmemiştir. Yine de BBC, Xinjiang konusunda sonuçlar çıkarmak için Zenz’in sözlerini tekrarlayarak kullandı.

BBC İZLEYİCİLERİN HABER KURULUŞUNA GÜVENİNİ KÖTÜYE KULLANIYOR

Dışişleri Bakanlığı geçen hafta, BBC’den özür talep etti. Ancak kuruluş buna, yayınlarının “adil ve tarafsız” olduğunu ifade eden utanmazca bir açıklamayla yanıt verdi. BBC sürekli olarak kendisini, gerçeklerin ve doğrunun tarafsız hakimi olarak, haberciliğin eleştirinin üstünde olduğu küstahlığıyla ifade ediyor. Bu tür bir tavır, İngiltere’nin emperyalist döneminde, uğraştığı uygarlıkların tarihi ve kültürü hakkında ipucuna sahip değilken bile kendisini “aydın” ya da “ilerici” gibi düşünen ön yargısından farklı değildir. İmparatorluk, Çin dâhil olmak üzere, dünyanın her yerinde görüşlerini yaymaya çalıştı. İmparatorluk çöktü. BBC mirasa kondu ve devam etti. 

Çin Renmin Üniversitesi Chongyang Finansal Çalışmalar Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı John Ross, İngiliz gizli servisi MI5’in BBC personelini doğrudan incelediğine işaret etti. Ross, “BBC’nin askeri istihbaratla koordinasyonu, BBC genel merkezindeki özel bir bürodan koordine edildi” diye yazdı.

Böyle bir bağlantıyla, BBC, sürekli olarak izleyicilerin bir haber kuruluşuna güvenini kötüye kullanıyor. Hong Kong’daki ayaklanmaları haberleştirdiğinde, Hong Kong isyancıları adına olumlu yayınlar yaptı ve otoritenin, güvenliği ile istikrarı sürdürme çabalarını küçük düşürdü. Hong Kong’daki ayrılıkçıları tekrar tekrar  “demokrasi yanlısı göstericiler” olarak verirken, onların şiddet ve yıkıcı tavırlarını irdelemeyi görmezden geldi.

BBC’NİN TEK GÖREVİ ÇİN’E KARŞI ENFORMASYON SAVAŞI BAŞLATMAYA DÖNÜŞTÜ

Covid-19 salgınında izlenen yol konusunda da BBC, virüs hakkında yanlış bilgi yaydı ve Çin’e karşı komplo teorilerini kışkırttı. Yayınları sürekli olarak, Çin’de siyasi örtbaslar olduğuna ilişkin üstü kapalı söz söylemeyi içeriyordu.  

BBC, birkaç gün önce Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)-Çin ortak basın toplantısıyla ilgili son haberinde bile, Çinli ve DSÖ uzmanlarından oluşan ortak araştırma ekibi olduğu gerçeğini dâhil etmeyerek ya da kasten koymayarak, DSÖ uzmanlarının ziyaretinin, “Çinli yetkililerce yakından izlendiğini” vurguladı. 

Yalanın listesi sonsuz. İngiliz siyasetinin dümeni sağa doğru kırması ve Çin’e yönelik düşmanca tavır oluşturmasıyla, BBC görev duygusuyla, Çin ile ilgili yayınlarında katı biçimde ideolojik ve siyasi gündem geliştirdi. Çin, haber kuruluşuna hatalarını ve taraflı olmaktan kendini kurtarması için özür dilemesi şansı verdi. BBC bunu reddetti.

BBC’nin tek görevi, Çin’e karşı enformasyon savaşı başlatmaya dönüştü. Çin saldırıya uğradığında kendini savunur. Bir haber kuruluşu sertlik yanlısı siyasi gündemi çalıştırmamalıdır. BBC, Çin’de haberciliğe devam etmek için yeri, hakkı, bütünlüğü olmayan bir ajans.