People’s Daily / Zhong Sheng

Beyaz Saray kısa süre önce Covid-19’un kökeni ile ilgili araştırma konusunda sözde açıklamasını yayınladı. 300 kelimeden biraz fazla tutan açıklamada, “İstihbarat Topluluğu”ndan (IC) altı kez bahsedilirken, “bilimin” hiçbir izine rastlanmadı. Sözde açıklamada Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) COVID-19’un kaynağını belirlemeyi CIA ile ilgili bir sorun olarak gördüğüne işaret etti.

Bazı ABD politikacıları sözde “laboratuvar sızıntısı” teorisinin Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve uluslararası bilim çevreleri tarafından reddedilmesinden hayal kırıklığına uğradı. Bu nedenle, bir bilim sorusunu siyasi araçlarla yanıtlamaya çalışarak, Çin’i suçlamaya devam edebilmek için umutlarını istihbarat topluluğuna bağladılar. Bu kişiler, belirleyici ve objektif araştırma sonuçlarına güvenmekten çok, ne profesyonel ne de şeffaf olan sözde istihbarat raporuna inanıyorlar. Ne kadar saçma bir şey!

ABD istihbarat kurumları ilk kez yalan söylemiyor. CIA 2003’te Irak’ı kitle imha silahları yapmakla suçladı ve bu masum ülkede savaşı tetikledi. Bunun sonucunda sayısız sivil öldü ve aileler yıkıldı. Ancak, gerçekler sözde istihbaratın ABD tarafından hazırlandığını ve sözde kanıtın sadece bir deterjan şişesi olduğunu kanıtladı.

Bunun yanı sıra, Washington ilgili istihbaratların Suriye hükümetinin kimyasal silah kullandığını gösterdiğini ileri sürerek Suriye’ye hava saldırıları düzenledi. Ama gerçek, ABD ve Batı’nın desteklediği Suriye Sivil Savunması’nın Suriye’nin kimyasal silah saldırısı yaptığı şeklinde sahte bir video hazırladığıydı.

ABD ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİNE ZARAR VERECEK

ABD istihbarat örgütleri tamamen ahlak dışıdır. Bir zamanlar CIA başkanı olan eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, bir keresinde  “Yalan söyledik, kandırdık çaldık… Bütün eğitim kurslarına sahibiz. Bu size Amerikan deneyiminin ihtişamını hatırlatır” diyerek, Amerikan istihbarat örgütlerinin iç hikâyesini ortaya koymuştu.

Bugün, Covid-19’un izini tespit etme görevini CIA’ya vererek, bazı ABD’li politikacılar sadece diğer ülkeleri tuzağa düşürmeye çalışıyor. Bu tür bir beyin yıkamanın insanların sözde “laboratuvar sızıntısı” hikâyesine inanmasını sağlayabileceğine inanıyorlar ama insanların zekâsını hafife alıyorlar.

Financial Times, çok sayıda görevdeki ve eski ABD yetkilisine dayanarak, ABD istihbarat topluluğunun yarım bir sağlam sonuca varmaktan bile çok uzak olduğuna dikkat çekti. Aslında, “kesin bir sonuç” çok uzakta, ama ABD Kongresi’ndeki bazı politikacılar Çin’in salgın için sorumlu tutulduğunu görmek için sabırsızlanıyorlar. Kökeni belirleme bilim insanları tarafından yapılmalıdır, istihbarat ajanları tarafından değil; böyle bir şey adalete uygun olmalıdır, suç varsayımına değil; iş birliği istemelidir, çatışma değil.

ABD istihbarat topluluğuna siyasi hedeflerine ulaşmak için virüsün kökenini araştırma emri vererek, sadece kesinlikle araştırılması gereken bir pratikle, Covid-19’un kökenini belirleme konusundaki uluslararası iş birliğine zarar verecek.