CGTN / Dennis Etler

AsiaTimes’da kısa süre önce yer alan bir makale, (Batı küresel düzeyde aşı ayrımcılığı uyguluyor) Batılı Büyük İlaç Şirketleri, Batılı hükümetler ve onların suç ortağı Şirket Medyasının Çin ile Rusya’nın ürettiği Covid-19 aşılarını kötülerken Batı’nın ürettiği aşıları pohpohlamalarının keskin bir ortaya konması ve suçlanması niteliğinde. Uygulanan ikiyüzlülük ile çifte standart olağan ve çürümüş Batılı haberleri ve sosyal medyasının herhangi bir sezgili okuyucusunun beklediği şeyler.

Daha korona salgının ilk günlerinden itibaren Donald Trump yönetimi, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) hükümetinin başlattığı bir kamu-özel ortaklığı olan Çarpma Hızı Operasyonu’nun rekor zamanda büyük miktarda birden fazla aşı ve farkı tipte aşı teknolojileri üreteceğinin propagandasını yaptı. Bunun Amerikan ilaç sanayinin teknolojik üstünlüğü ve gücünü göstereceği bekleniyordu. Bu Trump’ın başkanlık şapkasına ekleyeceği birkaç tüyden biriydi.

Söylenmeyen şey ise, her ikisi de yeni öncü RNA (mRNA) teknolojisini kullanan iki kaliteli aşının Amerikalı, Çinli ve dünyanın çeşitli yerlerindeki diğer bilim insanlarının ortak bilimsel iş birliği ile uygulamaya konan bir tekniği kullandığı gerçeğiydi. Global Times’ın belirttiği gibi, “Covid-19 mRNA aşılarının geliştirilmesi yıllarca temeli atan çalışmalara yatırım yapan Çin’den bilim insanlarının çabası olmasaydı, bu kadar hızlı olmayabilirdi.”

“Austin’deki Teksas Üniversitesi ile iş birliği yapan eski araştırmacı ve yıllardır koronavirüs üzerinde çalışan Wang Nianshuang, çalışmalarının Pfizer-BioNTech, Moderna, Johnson&Johnson ve Novavax dâhil birden fazla firma tarafından geliştirilen aşıların sentetik spike proteininin tasarlanmasında hayati öneme sahip olduğunu gördü.”

Dolayısıyla Çarpma Hızı Operasyonu’nda geliştirilen aşılar sadece ABD’nin ürettiği bir şey değil, aksine bu aşıların yaratılması ve üretimine yol açan daha önceki uluslararası bilimsel iş birliğinin sonucuydu. Ancak bu arka planın hiçbir kısmına, ne zaman uygun bir günah keçisine ihtiyaç duysalar hızla Çin’e saldıran Batı medyasında değinilmedi.

Bugün bile Trump tarihin çöp sepetine atıldıktan sonra Joe Biden hükümeti Moderna ile Pfizer aşılarının ne kadar hızla geliştirildiği ve kullanıma sokulduğu konusunda, Çin, Rusya ile Hindistan aşılarının da bu kadar hızlı geliştirilip kullanıma sokulmasına rağmen, durmadan anlatıyor.

BATI’NIN ÇİN MENŞEİLİ COVID-19 AŞILARINA KARŞI KAMPANYASI GERÇEKLERDEN UZAK

Bundan da öte, hem Çin hem de Rus aşıları mRNA aşılarının ihtiyaç duyduğu soğuk zinciri altyapısına gerek duymuyor ve daha geleneksel, denenmiş ve gerçek teknolojileri kullandıkları için üretilmeleri daha kolay ve ucuz. O zaman neden Batılı Büyük İlaç Şirketleri Çin ile Rusya’da yapılan türden aşılar yapmayı tercih etmediler? Yanıt, açıkça, mRNA aşılarında daha geleneksel tip aşılardan daha fazla kâr olmasıdır. Özellikle Batılı hükümetlerin vergi ödeyenlerin sağladığı sübvansiyonlarla milyarlarca dolar araştırma geliştirme maliyetini ödediği için.

Son zamanlarda, ters yan etkiler nedeniyle AstraZeneca ile J&J tarafından üretilen Batılı aşıların uygulanması durduruldu ve bu aşıların uluslararası kullanımına gölge düştü. En azını söylemek gerekirse, bu çok utanç vericidir, özellikle de Batılı medyanın hem Çin hem de Rus aşıları hakkında başlattığı yanlış bilgilendirme kampanyasının ışığında. Batılı medyanın Çin ile Rus aşılarının sözde güvenilmezliği ve düşük etkililiği hakkındaki bütün panik yaratma çabaları, bu aşıların gerçek yaşam şartlarında başarıları ve güvenlik kayıtları kusursuz olmasıyla, yanlışlandı.

Çin tek bir aşı bile vurmadan Covid-19’u durdurup kontrol altına alabildi. Neredeyse dünyadaki bütün ülkelerin aksine Çin ikinci bir virüs dalgası yaşamadı. Ortaya çıkan yerel salgınlar hemen test ve karantina kullanarak hızla durduruldu. Sonuç olarak, Çin kendi vatandaşlarını aşılamaya başlarken bile, aşılarını küresel Güney’e ve bazı diğer ülkelere kamu malı olarak gönderebildi. Başka hiçbir ülke bunu yapabilecek durumda değil.

ABD ve onun sözde “QUAD” müttefiklerinin, Çin’in çabalarına karşılık olarak, Covid-19 aşılarını düşük ve orta gelirli ülkelere sağlayan ülke olarak Hindistan’ı tercih edilen ülke olarak desteklemeleri konusunda son zamanlarda çok gürültü koparıldı. Ancak Hindistan yıkıcı bir ikinci dalganın etkisi altına girdi ve aşılarını ihraç etmekten vazgeçti. Öte yandan, Çin aşılarını düşük ve orta gelirli ülkelere gönderebilecek durumda ama bunu kendi başına yapamaz. Yine de, Çin başka hiçbir ülke ile yarış içinde olmadığını ve aksine aşıların kolayca ücretsiz ya da ödenebilir maliyetlerle elde edilebilir yapacak her çabayı memnunlukla karşıladığını gösterdi.

Batı’nın Çin’in Covid-19 aşılarına karşı kindar kampanyası Batı’nın Çin’in yaptığı her şeye karşı takındığı ön yargılı ve taraflı tutumun sadece bir örneği; gerçekleri çarpıtmak ve yalanlar uydurmak. Ancak hakikat sonunda, suçlananların yararına ve yalanlar ile iftiralar yayanların zararına, ortaya çıkmanın bir yolunu bulur.