Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere ve Kanada’dan CNN, The Guardian, CBC gibi basın kuruluşları 9 Mart günü Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi hakkında sözde “bağımsız bir rapor” yayınlandığını duyurdu. Söz konusu rapordaki iddialar ertesi gün Hürriyet, Karar ve Yeni Şafak gazetelerinde de yankı buldu. Aslında bu gazetelerin başlığına bakarsanız ortada iddia falan da yok, hüküm çoktan verilmiş. “Uygurlara soykırım suçu işleniyor” şeklindeki iddiayı Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, “Gülünç derecede saçma. Gizli saikleri olan bu söylenti tümden yalan.” diye yanıtladı. Çinli bakanın devamında söyledikleri hafızaları tazeliyordu:

“Söz soykırıma geldiğinde, çoğu insan 16. yüzyılda Kuzey Amerika’daki yerlileri, 19. yüzyıldaki Afrikalı köleleri, 20. yüzyıldaki Yahudileri ve hâlâ mücadele veren Avustralya’nın yerlilerini düşünür.”

Söz konusu rapor 2019 yılında kurulan ABD’li Newlines Strateji ve Politika Enstitüsü tarafından yayınlandı. Bu kuruluşun para kaynağı para karşılığı diploma vermesiyle tanınan Fairfax Üniversitesi. Bu üniversite bu tür uygulamaları nedeniyle yaptırımlarla da karşı karşıya kaldı.

Batı basınının iddiasına göre, söz konusu rapor Çin’in Xinjiang politikasını 1948 Birleşmiş Milletler (BM) Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ ışığında değerlendiren ilk “bağımsız rapor”du.

SOYKIRIMIN TANIMI

“Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşme”, BM tarafından hazırlanan ilk uluslararası insan hakları sözleşmesidir. 1948’de kabul edilmiş ve 1951’de yürürlüğe girmiştir. “Soykırım”ın beş açık tanımı vardır:

(A) Grubun üyelerini öldürmek;
(B) Grubun üyelerine ciddi fiziksel veya zihinsel zarar vermek;
(C) Grubun yaşamının tamamını veya bir kısmını yok etmek için grubu kasıtlı olarak belirli bir yaşam durumuna sokmak;
(D) Zorunlu yaptırım ve tedbirlerle grup içinde doğum yapılmasını önlemeyi amaçlamak;
(E) Grubun çocuklarını baskı ile zorla başka bir gruba nakletmek.

RAPORDAKİ YALANLAR
 
Çin basını bu raporun “tam bir yalan olduğuna” dair pek çok sağlam kanıt bulunduğunu duyurdu. Çin Komünist Partisi (ÇKP) Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Komitesi’nin Tanıtım Bölümü Müdür Yardımcısı Xu Guixiang, 11 Ocak günü Batı medyasının Xinjiang’daki nüfus artış hızındaki hızlı düşüşe ve “zorunlu kısırlaştırma” iddialarını yanıtlarken “kötü niyetli bir iftira” değerlendirmesini yaptı. Çinli yetkili, “Zorunlu kısırlaştırma yoktur. Etnik grupların gebeliği önleyici tedbirler alması gerekip gerekmediği ve hangi doğum kontrol yönteminin benimsenmesi gerektiği gönüllü olarak bireyler tarafından belirlenir, bu konuda herhangi bir zorlama bulunmamaktadır.” diye konuştu.

Geçen 40 yılda, Xinjiang’daki Uygur nüfusu 5,55 milyondan 12 milyonun üzerine çıktı. Son 60 yıl içinde, Xinjiang’ın ekonomik güç 200 kattan fazla arttı. Ortalama yaşam süresi 30 yıldan 72 yıla çıktı.

Xu Guixiang, ayrıca Çin karşıtı güçlerin Xinjiang’da sözde “kuşaklar arası ayrımı” yaymasından, Uygur ve diğer azınlık etnik grupların çocuklarının yatılı okullara gitmeye zorlanması konularından bahsederken, yatılı okulların kurulmasının okul çağını güvence altına almak olduğuna dikkati çekti. Çinli yetkili, “Dağınık yerleşim alanlarda yaşayan çocuklar kayıt altına alınır ve zorunlu eğitimi sağlanır.” dedi.

RAPORDAKİ “MADE IN USA” DAMGASI

Yalnızca iki yıl önce kurulan Washington merkezli Newlines Strateji ve Politika Enstitüsü’nün ana misyonunun “ABD’nin dış politikasını güçlendirmek” olduğu biliniyor.

ABD yönetimi tarafından kurulan aşırı sağcı bir örgütün üyesi olan Adrian Zenz de bu kuruluşla bağlantılı. Buna ek olarak, Oxford Üniversitesi akademisyeni ve Doğu Asya uzmanı Tom Fowdy, kendi web sitesinde “Newlines Strateji ve Politika Enstitüsü’nün aslında ABD’nin Uluslarası İslam Araştırmaları Enstitüsü olduğunu ve Mısırlı Müslüman Kardeşler ile bağları bulunduğunu ileri sürdü. Newlines Strateji ve Politika Araştırmaları Enstitüsü’nün Başkanı Ahmed Alwani, Uluslararası İslam Araştırmaları Enstitüsü’nün başkan yardımcısıydı ve aynı zamanda ABD Ordusu Afrika Komutanlığı danışmanlığını yapmıştı.

Ortada Xinjiang ve Uygurlara ilgili birçok iddia var, ancak hepsinde “Made in USA” damgası bulunuyor.

Kamil Erdoğdu