China Daily / Owen Fishwick

Batı’nın gerçek sonrası politikası ve algılanan siyasi düşmanların “ölü kedi stratejisi”ni vurgulaması küresel siyasi sahneyi zehirlerken iş birliği, anlayış ve farklılıklarının anlaşılmasının bütün taraflar için çözümlere yönelik birlikte mantıklı çalışmanın geleceğini kısıtlıyor. “Ölü kedi stratejisi” veya “ölü kedi” söylemi daha zarar verici bir konudan uzaklaştırmak için dramatik, şok edici veya sansasyonel bir konunun tanıtımını yapmak olarak açıklanabilir.

Birçoğu hakikat sonrası politikanın yıllardır etrafta olduğunu iddia etse bile, internet ve sosyal medyanın yükselişiyle, bu politikanın kullanımı daha zehirli ve yıpratıcı hale gelerek, sadece gücün karanlık dehlizlerinde fısıldamaktan ziyade geniş siyasi nutukların derinliğine sürüklendi.
Siyasi kültürün bu yeni, daha zehirli tarzı -gerçek sonrası, hakikat sonrası, gerçeklik sonrası- çoğunlukla duygulara sesleniyor ve deneycilikle ilgisi yoktur.

CNN televizyonu, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi ile ilgili yakında verdiği bir haberinde, bölgede çocukların ailelerinden ayrıldığı iddiasından bahsetti. Muhabir, Çin hakkında büyük bir deneyimi ve bilgisi olmasına rağmen, bu durumun gerçekte, ülkede istisnai veya yaygın bir durum olup olmadığını açıklığa kavuşturmak için çaba göstermedi. Bunun yerine, çocuklarını kentlerde çalışmak amacıyla kendi özgür iradeleriyle (geçici olarak) geride bırakmaya karar veren ailelerden ziyade, bu insanların “hedef alındığı” iddialarıyla dolu bir ortam var.

Haberde, Çin’de aileleri çalışmak için kentlere göç ederken diğer aile üyeleri tarafından doğdukları köyde bakılmak için kalan yaklaşık 70 milyon “geride kalan” veya “evde kalan” çocuk konusunda bir şey söylenmedi. Bu, Çin’in büyük kentleşmesinin yan ürünü sadece Xinjiang’da yaşayanların değil, ülkenin birçok kesiminde insanların karşı karşıya kaldığı bir zorluktur.

Ancak CNN haberinde bundan neden bahsetmiyor? Etnik kökenine bakmaksızın ülkenin her tarafından milyonlarca insanı üzücü bir şekilde etkileyen bir durumdan daha çok, haberin bireyleri “hedef alan özel bir vaka” olduğunu hissetmeleri durumunda bunun izleyiciler için daha fazla duygusal yankılaması olacaktır.

BATILI SİYASETÇİLER ÇÖZMELERİ GEREKEN SORUNLARDAN UZAKLAŞMAYA ÇALIŞIYOR

Eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, 19 Ocak’ta görevindeki son gününde, Çin’in Xinjiang bölgesinde “insanlığa karşı suç” ve “soykırım” işlendiğine “resmen karar vermişti”. Pompeo, yetersiz ve temelsiz “kanıtlar” ve son derece kuşkulu kaynaklardan gelen yanlış haberler temelinde, siyasi çevrelerde “ölü kediyi fırlatmak” olarak bilinen şeyi yaptı. “Ölü kedi” stratejisi insanların dikkatini gerçek sorunlardan başka yöne çevirmek amacıyla skandal veya şok edici bir konuyu ortaya koymayı içerir. Belki de bu ABD hâkimiyetinin gerilemesi veya ülke içinde ırksal eşitsizlik ve adaletsizlik? Bu strateji Avustralyalı siyasi strateji uzmanı Lynton Crosby tarafından hem Avustralya hem de Britanya siyasetinde büyük bir etkiyle kullanıldı, seçim kampanyalarını ve Brexit’i (birçoğu adaletsiz biçimde olduğunu söyler) etkiledi.

Crosby’nin seçim kampanyalarında çalıştığı Britanya Başbakanı Boris Johnson 2013 yılında şöyle dedi: “Yemek masasının üzerine ölü bir kediyi atmakla ilgili kesinlikle belirli bir şey var ve bunu demek istemiyorum insanlar öfkelenecek, paniğe kapılacak ve iğrenecek. Bu doğru, ancak konuyla alakası yok. Avustralyalı arkadaşım diyor ki; anahtar nokta, herkesin ‘aman Tanrım, dostum masada ölü bir kedi var!’ diye bağıracak olmasıdır. Diğer bir ifadeyle ölü kedi hakkında konuşacaklar -onların konuşmasını istediğiniz şeyden- ve sizin bu kadar üzülmenize sebep olan konu hakkında konuşmayacaklar.”

İngiliz dilinde dikkat edilmesi gerekli belirli kelimeler vardır. Soykırım bunlardan biridir. Bu, kolayca ve güçlü ve eksiksiz kanıtlar olmadan kullanılmaması gereken bir terimdir. Yine de bazı Batılı siyasetçiler ve medya kuruluşları, bu ölü kedileri, bu el bombalarını, görünüşe göre eğlence için etrafa saçmaya hazır görünüyorlar, böylece dikkatleri kendi kapılarında çözülmesi gereken önemli sorunlardan uzaklaştırıyorlar.

Tehlikeli bir oyun ve izleyicilerini bilgilendirmek ve eğitmek yerine, onları zehirlemekle sonuçlanıyor. Belki bir alaycı tip yapmak istediklerinin tam olarak bu olduğunu söyleyebilir.