CGTN / Abhishek G. Bhaya

Rusya, “bazı Batılı ülkeleri”,  benimsedikleri “zorlayıcı” ve “yasa dışı” siyasetlerini, sevmedikleri hükümetlere fazladan baskı uygulamak için salgını kullanmakla suçlayarak, ağır bir şekilde eleştirdi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, çarşamba günü Moskova’dan BM İnsan Hakları Konseyinin (UNHRC) 46. toplantısında yaptığı konuşmada, “Batılı başkentler insan hakları üzerindeki yasa dışı kısıtlamaların yıkıcı etkisini ısrarla görmezden geliyor. Biz bunu yalnızca insani meselelerin siyasallaştırılması olarak değil, ancak ‘istenmeyen’ hükümetlere karşı cezalandırıcı önlemler için salgından yararlanma arzusu olarak görüyoruz.” dedi.

Lavrov, Covid-19 salgınıyla mücadelede küresel çabalarını açık bir şekilde takviye etme ihtiyacı olmasına rağmen, “bazı Batılı tarafların kendi bencil yollarını yeniden gözden geçirmeyi, rakip olarak gördükleri uluslara karşı yasa dışı baskı ile yıldırma yöntemlerini ve zorlayıcı yaklaşımlarını bırakmayı kabul etmediklerini”  ifade etti.

SAHTE VE SALDIRGAN MEDYA KAMPANYALARI HUZURSUZLUK İLE ŞİDDETİ KÖRÜKLÜYOR

BM Genel Sekreteri ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiserinin gıda, virüsle mücadele için gerekli ilaç ile tıbbi malzemeler ve karşılıklı finansal işlemler üzerindeki tek yanlı yaptırımların askıya alınması çağrılarının göz ardı edildiğini söyleyen tecrübeli diplomat, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, yaptırımlardan ve diğer suni engellerden bağımsız uluslararası ticarette yeşil koridorlar oluşturulması çağrısını hatırlattı.

Artan bir şekilde dar ve jeopolitik hedeflere hizmet eden bir yer haline dönüşen küresel medyaya olumsuz bakan Lavrov, “sahte ve saldırgan medya kampanyalarının egemen devletlerdeki iç siyasi istikrarı küçümsediği, huzursuzluğu ve şiddeti körüklediği” uyarısında bulundu.

Demokrasinin yanlış taraftarlarının sorumsuz bir şekilde gençleri ve çocukları siyasi amaçları için kullanmaları rahatlığının asıl endişenin olduğunu söyleyen Lavrov, “Bu kabul edilemez.” dedi.

KÜRESEL EŞİTSİZLİK İNSAN HAKLARI İÇİN BİR ZORLUK”

Lavrov ayrıca, Rusya’nın bu yıl UNHRC’ın faaliyetlerinde “tam üye” olarak yeniden yer alacağını hatırlatarak, “BM’nin ana insan hakları organına geri dönüşümüzü, çok taraflı iş birliğinin tüm alanlarında ülkemizin kilit rolünün bir teyidi olarak görüyoruz. İnsan Hakları Konseyi’ndeki görevimizi, kapasitesi ile otoritesini güçlendirmek ve hatta birleştirici bir gündemi ilerletmek için aktif olarak kullanma niyetindeyiz.” diye konuştu.

Üst düzey Rus diplomat, UNHRC’nin rolünün süren salgın kapsamında fazladan önem kazandığını vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:

“Covid-19 devletlerin ekonomik ve sosyal temelleri ile vatandaşlarının ilgili haklarını önemli şekilde sarsmıştır. En temel insan hakkı olan yaşama hakkı tehdit edilmiştir. Salgının dünya ekonomisinde sebep olduğu düşüş, insan hakları açısından zorlayıcı sonuçları olabilecek küresel zengin-yoksul ayrımını genişletti. İşsizlikte önemli bir yükseliş ve sosyal güvensizlikte artış bulunuyor. Belirli ülkeler ile bölgeler arasında geniş kalkınma boşlukları var. ”