CGTN / Maitreya Bhakal

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), ister yurt içinde isterse yurt dışında olsun yıl dönümleri konusunda takıntılıdır. Her yıl 4 Temmuz’da hükümet halkı, popülerliğini desteklemek amacıyla önemli bir propagandadan oluşan, koreografisi dikkatlice hazırlanmış, abartılı bir gösteriyle “Bağımsızlık Günü”nü doğrudan kutlamaya yönlendirir. Bu etkinlik, ABD’nin ulusal kuruluş efsanesinin önemli bir parçası olmayı sürdürüyor. 

ÇİN HALKI ADALETTEN YANA

Kendi “bağımsızlık günü” için aşırı bir propagandaya girişen bir ulus için, Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) kuruluşunun 100. yıl dönümünü eleştirmek, aydınlatıcı olduğu kadar eğlenceliydi. Batı’nın, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in konuşmasının içeriğine yönelik yaklaşımı, konuşmadan çok kendine güveni olmadıklarını ortaya çıkardı.  

Onların en çok kafayı taktıkları ifade yabancı güçlerin zorbalık etmesiyle ilgili olanıydı. Xi, konuşmasının bu bölümüne, Çin Halk Cumhuriyeti’nin “asla diğer herhangi bir ülkenin halkına zorbalık ve baskı yapmadığı veya hükmü altına almadığı” (aynı dönemde başka yapacak çok az şeyi olan ABD’nin aksine) gözlemiyle başladı. 

Xi, daha sonra Batı’yı en fazla kızdıran bölüme geldi: “Biz, herhangi bir yabancı gücün bize zorbalık ve baskı yapmasına veya buyruğu altına almasına asla izin vermeyeceğiz. Bunu yapmaya yeltenen herhangi bir kimse, kendilerini 1,4 milyardan fazla Çinli insanın oluşturduğu büyük bir çelik duvarla çarpışma rotasında bulacaktır.”

PROPAGANDACILAR KAYBETTİ

Batılı propagandacılar kaybetti. Xi’nin konuşmasının Batılı içeriğini okuyan bir kimse Xi’nin savaş ilan ettiğini farz ettiği için affedilebilir. Onlar basitçe yalan söylediler. Xi, burada hiçbir suretle bir yermeden bahsetmedi, o sadece zorbalık, baskı ve hüküm altına almaktan konuştu. Xi, konuşmasının başka bir yerinde Çin’in, diğer kültürlerin “yapıcı eleştirilerini” memnuniyetle karşıladığını ifade etti. 

The New York Times gazetesi, Çin deyimini kelimesi kelimesine tercüme eden sahte, resmi olmayan bir çeviri bile kullandı, Xi’nin açıklamasını yanlış tercüme etti: “Bunu yapmak konusundaki kuruntuları destekleyen herkesin kafası kırılacak ve 1,4 milyar Çin halkının canından ve kanından inşa ettiği çelik Çin Seddi’nde kanları dökülecek.”

“Newspaper of Record” kasten harfi harfine (ve gayrıresmi) çeviri kullandı, çünkü asıl ifadenin gerçek anlamı bir şeyi kastetme niyeti olmamasına rağmen, çok daha saldırgan geliyordu. İngilizce dilinin kendisi bu tür deyimler ve benzetmelerle doludur. Örneğin, “üzerinde ölmek istediğiniz tepe” ifadesi (sizin için o kadar önemli bir şeyi anlatıyor ki, bunu başarmak için ölümüne savaşmaya hazırsınız) kelimenin tam anlamıyla birinin üzerinde ölmek istediği tepe demek değildir. “Kedi ve köpek yağıyor” ifadesi, gerçek anlamda gökyüzünden kedilerin ve köpeklerin düştüğü anlamına gelmez. 

KELİMELER ÖNEMLİDİR

Xi’nin gayesi basitti; yaklaşık 200 yıl önce Batı, zayıf olduğu için Çin’e zorbalık yaptı. Ancak bugün Çin artık zayıf değil ve ona zorbalık yapılamaz. Esasına inildiğinde, Xi’nin demeye çalıştığı ana fikir buydu. Bu tamamen mantıklı ve tarihseldi. Bu sadece açık bir sağduyuydu. 

Öyleyse bu basit açıklama niçin herhangi birini bu kadar rahatsız etsin ki? Çin artık kendisine zorbalık yapılamayacağını söylediği zaman niçin başka bir ülke bu kadar takıntılı olsun ki? Tek bir mantıklı açıklaması var; sadece gerçekten Çin’e zorbalık etmek isteyen bir ülke, Çin’in artık kendisine zorbalık edilemeyeceğini ilan etmesinden kaygı duyacaktır. 

Bir gece içinde Çin cumhurbaşkanının sözleri bir şekilde ABD başkanlarının eylemlerinden “daha tehditkâr” hale geldi. ABD’nin savaşlarını ve bombalamalarını destekleyen aynı insanlar, Çin cumhurbaşkanının Çin’in son derece saldırganca zorbalığa maruz kalamayacağı açıklamasını keşfettiler. Bununla beraber Xi’nin açıklaması aslında bir savunma pozisyonuydu. Bir ülkenin, Batı’nın Çin ve birçok diğerine yaptığı gibi, 100 yıldan fazla zorbalığa maruz kaldıktan sonra artık daha fazla zorbalığa maruz kalamayacağını söylemesinden daha savunmacı ne olabilir?  

Batılı propagandacılar ifadeyi savunmacı doğasından uzaklaştırmak için onu bir saldırganlığın işareti olarak tanımladılar. Ve ABD’nin endişelenmesinin sebebi basit, Çin’e zorbalık etmek istiyor. ABD, Çin’in iradesine boyun eğmesini, Çin’e yerini göstermek istiyor. Çünkü Çin, şimdi ABD’nin üstünlüğünü görmezden gelmek için yeterince güçlendiği için ezilmeli ve boyun eğmeyi reddettiği ayrıca kendini savunduğu için ABD, Çin’i saldırgan olarak gösteriyor. Sonuç olarak, zorbaların son sığınağı, dünyayı kurbanın gerçek zorba olduğuna ikna etmeye çalışmaktır.