China Daily / Yu Sui

Dünya, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın, selefinin korumacı politikalarından vazgeçmesini ve ABD’nin, aralarında Rusya ile Çin’in de bulunduğu ülkelerle ilişkilerini normalleştirmesini bekliyor. Rusya-ABD ilişkileri, Biden’ın 17 Mart’ta, ABC News televizyonunun “Putin’in bir katil olduğunu mu düşünüyorsunuz?” sorusuna “Evet, öyle” yanıtını vermesiyle en düşük seviyeye geriledi.

Moskova’nın bu açıklamaya yanıtı geçen hafta perşembe günü Washington büyükelçisini geri çağırmak oldu ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD tarihinde köleliğe, Amerikalı yerlilerin katledilmesine ve İkinci Dünya Savaşı’nda Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombaları atılmasına gönderme yaptı.

İyi haber şu ki, Putin, iki liderin Covid-19 salgını, bölgesel çatışmalar ve diğer önemli konuların nasıl aşılacağını ele almak için telefon görüşmesi yapmasını ve bu görüşmenin kamuya açık olmasını önerdi. Geçen hafta cuma günü Kremlin, Putin’in Biden ile telefonla görüşme önerisinin, Biden’ın, Putin’e yönelik saldırgan tutumu nedeniyle ikili ilişkilerin tamamen kopmasını önlemeye amaçladığını bildirdi.

Biden, göreve başladıktan bir hafta sonra, 5 Şubat’ta dolmadan önce Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması’nı (START) beş yıl daha uzatmak ve iki taraf arasında şeffaf ve düzenli iletişimi sürdürmek için Putin ile telefonda görüştü. Ancak iki taraf arasındaki son yaşanan gerilim ile ilişkilerin hiç de normal olmadığını gösteriyor.

RUSYA VE ABD İSTİKRARLI BİR İLİŞKİNİN ÖNEMİNİN FARKINDA

ABD-Rusya ilişkileri, ABD ve diğer Batılı ülkelerin Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün (NATO) sınırlarını Rusya’nın eşiğine, Gürcistan ve Ukrayna’ya genişletmeye çalışmasıyla kötüleşti. 2014 yılındaki Kırım vakasından sonra ABD-Rusya ilişkilerinin daha da kötüleşmesi yaptırımlara ve karşı yaptırımlara yol açtı. Moskova yönetimi ABD’yi Rusya içinde ayaklanmaları kışkırtmakla suçlarken, ABD, Rusya’yı 2016 yılındaki başkanlık seçimine müdahale etmekle itham etti.

Rusya ve ABD, karşılıklı istikrarlı bir ilişkinin öneminin tamamıyla farkında, ancak güç gösterisinde bulunmak yardımcı olamayacak. ABD üstünlüğünü sürdürme konusunda umutsuz olduğu ve Rusya, güçlü bir ekonomi olmayı amaçladığı için iki tarafın ilişkilerini iyileştirmesi zor olabilir. ABD, Rusya’yı askeri bir dev, ancak ekonomik olarak küçük bir ülke olarak görüyor ve Rusya’nın, hızlı ekonomik büyümeyi sağlaması, siyasi istikrarını sürdürmesi ile toprak bütünlüğünü koruması çabalarını engellemek için önlemler alıyor.

ABD ayrıca, ekonomik yaptırımlar uygulayarak, Rusya’da renkli devrimler planlayarak, şu anda cezaevinde olan muhalif siyasetçi Aleksey Navalnıy’ya desteğini artırarak Rusya ulusunun yeniden inşa çabalarını etkisiz hale getirmeye çalışıyor. İki tarafın Suriye, İran nükleer anlaşması ve Kore Yarımadası nükleer sorunu gibi küresel endişe yaratan konularda farklı yaklaşımı karşılıklı anlaşmazlıkları artırıyor.

Üç önemli silah kontrolü anlaşması Washington ve Moskova arasında, bir zamanlar ikili ilişkilerin ilerlemesinin sembolüydü. Fakat, Rusya’nın anlaşmaların sürelerinin uzatılmasına gönüllü olmasına rağmen, eski ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Anti Balistik Füze Sistemlerinin Sınırlandırılması Antlaşması ile Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması’nın sona ermesine ve ABD’nin, Açık Semalar Anlaşması’ndan Kasım 2020’de çekilmesine izin verdi. Beyaz Saray ve Kremlin, Yeni START anlaşmasının süresinin uzatılmasında anlaşmasına rağmen, ABD ve Rusya’nın ilişkilerini düzeltme alanı daraldı.

ÇİN VE RUSYA, ABD’NİN OYUNLARINI GÖRÜYOR

ABD yaptırımlarının, Washington yönetiminin beklediği gibi Rusya’ya zarar vermemesi ve Putin’in, Rus halkının yüksek onayını almaya devam etmesi ABD’nin “maksimum baskısının” Rusya’da işe yaramadığını gösterdi. Trump, ABD’nin Avrupalı müttefiklerinin Rusya’yı kontrol altına almaya yardımcı olmasını bekledi, ama NATO’nun Avrupalı üyeleri bunu yapmada gönülsüz davrandı.

Sonuç olarak, ABD’nin Kuzey Akım 2 doğal gaz boru hattına yaptırım girişimi Avrupa’da çok az destek gördü. Rusya devletinin sahibi olduğu doğal gaz devi Gazprom şirketi öncülüğünde yapılan 1.230 kilometre uzunluğundaki Kuzey Akım 2 doğal gaz boru hattı, dünyadaki en uzun açık deniz doğal gaz boru hatlarından biri olacak. Bu doğal gaz hattı, Rusya doğal gazını Ukrayna’yı pas geçerek Baltık Denizi altından doğrudan Almanya’ya sevk etmek için planlandı ve yüksek enerji talebi göz önüne alındığında, Batı Avrupa ülkelerin ABD’nin istediği gibi Rusya ile ilişkilerini kesmesi neredeyse zor görünüyor.

Washington yönetimi ayrıca, Beijing yönetimini önemli bir rakip ve Moskova yönetimini önemli bir tehdit olarak gördüğü için Beijing ile Moskova’nın da arasını bozmaya çalıştı. Ancak, Çin ile Rusya, ABD’nin oyunlarının farkında olduğu ve dostluklarına büyük önem verdiklerinden, iki ülke asla ABD’nin şeytani planlarının tuzağına düşmeyecek.

Rusya ile ABD, barışçıl ilişkinin öneminin farkında ve bölgesel, küresel güvenlik ve iklim değişikliği gibi bir dizi küresel konuda karşılıklı çıkarlarını görmezden gelemezler. Bu yüzden iki taraf arasındaki rekabet ve iş birliği, rekabetin bu karşılıklı ilişkide büyük pay almasıyla sürecek.