Xinhua / Wu Xia

Bir kez daha ve beklendiği gibi Taiwan’ın Dünya Sağlık Asamblesi’ne (DSA) katılması izin verme planı pazartesi günü reddedildi. Bu, beşinci yıldır üst üste bu tür bir siyasi amaçlı girişimin boşa çıkmasıdır.

Bu plan tamamen siyasidir ve insanı endişelerle bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu planı destekleyen bir avuç ülke, planlarının epeyce popüler olmadığını ve hiçbir yere gitmeyeceğini biliyorlar. Yine de bu plan için uğraşmak konusunda ısrarcılar. Bu onların, “Tek Çin” ilkesine zarar vermek, küresel sağlık kurumunu gasp etmek ve artan küresel aşı açığını kapatmak ve şiddetli salgını erken bir tarihte sona erdirmek için küresel acil tartışmaları aksatmayı amaçlayan inatçı niyetini gösteriyor. 

DSA’nın kararı, “Tek Çin” ilkesini desteklemek için uluslararası toplumun geniş, kesin ve güçlü uzlaşmasını kanıtlıyor. DSA toplantısı başlamadan önce 150’den fazla ülke diplomatik kanallar aracılığıyla tek Çin ilkesine desteğini ve Taiwan’ın DSA’ya davet edilmesine itirazını dile getirdi. 

“Tek Çin” ilkesi uzun süredir uluslararası bir kural ve küresel toplumun uzlaşmasıdır. Bununla birlikte, Washington yönetiminin Çin’i kontrol altına almak için Taiwan’ı siyasi bir piyon olarak kullandığı herkesçe bilinen bir sırdır. Taiwan, Çin’in parçasıdır. Çin ada eyaletinin Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) dâhil uluslararası kuruluşların faaliyetlerine katılımı, Çin’in temel çıkarlarını ilgilendiren tek Çin ilkesiyle uyumlu olarak ele alınmalıdır. Beijing yönetimi bu konuda uzlaşmaya varmayacaktır.

TAIWAN, ÇİN’İN PARÇASIDIR

Adanın salgınla mücadelesine yardımcı olmak amacıyla Beijing, salgındaki gelişmeyle ilgili olarak Taiwan ile 260 kez bilgi paylaştı ve birçok kez Taiwan’dan sağlık uzmanlarının DSÖ teknik faaliyetlerine katılımını onayladı. Açıklığa kavuşturulması gerekli şey, Taiwanlı yetkililerin kendilerinin adanın DSA’ya katılım fırsatını mahvetmiş olmasıdır. 

2016 yılından önce Taiwan, Taiwan Boğazı’nın her iki tarafından onaylanan “Tek Çin” ilkesini somutlaştıran 1992 Uzlaşması temelinde Taiwan Boğazı’nın iki tarafının istişareleri yoluyla yapılan özel düzenleme kapsamında DSA’ya katılabiliyordu. 

Ancak, 2016 yılında iktidara gelmesinden bu yana adadaki Demokratik İlerici Parti (DPP) 1992 Uzlaşması’nı tanımayı reddetti ve ayrılıkçı gündeminin peşinde koşarak “Tek Çin” ilkesinden uzaklaşıyor. Bu adımlar, Taiwan’ın DSÖ faaliyetlerine katılması konusunda siyasi temeline zarar verdi.

Şu anda salgın Taiwan’a baş belası olmayı sürdürürken, DPP halen ölümcül virüsle mücadeleye ve yaşamları kurtarmaya odaklanmak yerine, “iki Çin” veya “tek Çin, tek Taiwan” yaratma hayali görüyor. Bundan utanç duymalı ve suçluluk hissetmelidir.

Adadaki bu ayrılıkçı güçler, “bağımsızlık rüyasından” uyanmalı ve hızla kendine gelmelidir. Taiwan’ın kapısını DSA’ya yeniden açmasının anahtarı “Tek Çin” ilkesine bağlı olmaktan geçiyor ve bu ilkeyi tanımayı reddetmek sadece bir çıkmaz yola sebebiyet verecektir.