Global Times / Qin Sheng

Avustralya, Victoria eyaleti ile Çin arasında Kuşak ve Yol İnisiyatifi konusunda imzalanan anlaşmayı iptal ederek, Güney Pasifik ülkelerinin karşı safında durdu. Çin, diplomatik ilişkiye sahip odluğu 10 Pasifik ada ülkesinin hepsiyle Kuşak ve Yol İnisiyatifi anlaşmaları imzaladı. Avustralya ne bu komşularını anlaşmaları iptal etmeye zorlayabilir ne de komşularını uzaklaştırabilir. Çin ile karşı karşıya gelmek Avustralya’nın Güney Pasifik bölgesinde daha fazla etki kazanmasına yardım etmeyecektir.

Avustralya ile Pasifik ada ülkeleri tarih, siyaset, ekonomi ve güvenlik alanlarında derin ve geniş bağlara sahip. Çin, Pasifik ada ülkeleri ile ilişkilerini derinleştirirken, Avustralya Güney Pasifik’in kalkınmasını destekleyen olumlu bir güç olarak görmedi. Aksine Çin’i bir tehdit ve istenmeyen rakip olarak gördü. Avustralya Güney Pasifik’te etkisini kaybetmekten korkuyor ve böyle bir sıfır-sonuçlu anlayış bu bölge ülkelerine Avustralya’dan uzaklaştırıyor.

Avustralya yetkilileri, 2018’den bu yana hep gerçekliği göz ardı etti. Çin’in Pasifik ada ülkelerinde altyapı projelerini eleştirdiler ve sözde “borç diplomasisi” ile “Çin tehdidi” teorisini desteklediler. Ancak, Kuşak ve Yol İnisiyatifi projeleri yerel hükümetlerle geniş bir iletişime dayanır. Bu projeleri karalamak sadece Çin’i karalamak değil, aynı zamanda Pasifik ada ülkelerinin hükümetlerini ve yerel halkı olumsuz biçimde etkilemektir. Avustralya’nın Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ne saldırıları Pasifik ada ülkelerinin liderleri arasında rahatsızlıklara neden oldu. Örneğin, Samoa Başbakanı Tuilaepa Sailele 2018’de Avustralya’nın Çin’in yardım programını eleştirmesinin “Pasifik adalarının liderlerinin erdem, zekâ ile namusunu sorgulamak” anlamına ve Avustralya’nın bölge ile ilişkisini “yıkabileceğini” söyledi.

AVUSTRALYA GERÇEKÇİ OLMALI

Covid-19 salgınının ortaya çıkmasından sonra Avustralya, salgını siyasileştirdi ve uluslararası toplumdaki sözde Covid-19 kaynağı soruşturmasını destekledi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Covid-19’un kökenlerinin küresel olarak izlenmesi raporunu yayınladıktan sonra, Avustralya raporu sorgulamak için ABD ve diğer ülkelere katıldı. Avustralya’nın tam tersine, Pasifik ada ülkeleri Mart ve Mayıs 2020’de video konferans aracılığı ile Çin’le salgına karşı bilgileri ve deneyimlerini paylaştı, bu kendilerinin Covid-19’a karşı mücadele güçlerini büyük ölçüde artırdı. Salgın Çin ile Pasifik ada ülkeleri arasındaki ilişkileri ve iş birliğini engellemedi, aksine karşılıklı güvenliğini ve ikili ilişkilerini güçlendirdi. Pasifik ada ülkeleri, salgını en iyi kontrol altına alan ülkeler arasında ama Avustralya yeni dalgalar yaşadı.

Avustralya, Çin’e karşı uyguladığı paranoyak dış politika ile kaçınılmaz olarak Pasifik ada ülkelerinin gerçek ihtiyaçlarını göz ardı edecek. Ağustos 2019’da toplanan Pasifik Adaları Forumu sırasında Avustralya Çin’le ilgili konulara vurgu yaptı fakat Pasifik ada ülkelerinin en çok endişe duydukları iklim değişikliği konusunda açık cevaplar veremedi. Tuvalu, Payau ve Vanuatu gibi birçok ada ülkesi Avustralya’yı iklim değişikliğiyle iyi mücadele etmemekle suçladı. Avustralya için bölgesel etki uygulaması için önemli bir platform olan forum, rotasyon usulüne uymayan bir şekilde yeni genel sekreterin seçilmesinden bu yana bir kriz yaşıyor. Palau, Marshall Adaları, Mikronezya Federal Devletleri, Kiribati ve Nauru’dan oluşan 5 ülke, Şubat’ta Pasifik Adaları Forumu’ndan çekildi.

Güney Pasifik bölgesindeki düzenle ilgili ciddi zorluklarla karşı karşıya olan Avustralya kritik bir anda bir bölgesel gücün sorumluluklarını üstlenmedi. Bunun yerine, dış politikasının odak noktası Çin’e karşı durmak idi.

AVUSTRALYA BÖLGEDEKİ ETKİSİNİ ZAYIFLATACAK

Pasifik ada ülkelerinin çoğu gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkeler. Tarihsel ve coğrafi nedenlerden dolayı, bu ülkeler kalkınmalarında büyük zorluklarla karşılaştı ve ekonomik ve toplumsal gelişme düzeyleri düşük. Gelecekte uzun bir süre uluslararası toplumun iş birliği ve yardımına ihtiyaçları olacak. Avustralya, Güney Pasifik’teki en büyük bağışçı olmasına rağmen, Pasifik ada ülkelerinin kalkınmasının bütün ihtiyaçlarını tek başına karşılayamaz.

Çin’in altyapı inşaatı, temiz enerji geliştirme ve sayısal ekonomideki büyük avantajları Pasifik ada ülkelerinin ekonomik ve toplumsal kalkınması için hayati öneme sahip. Covid-19 salgının etkileri karşısında, Çin’in Pasifik ada ülkeleri ile kamu sağlığı alanındaki iş birliği de güçleniyor. Çin, Covid-19’a karşı mücadelede birçok acil ihtiyaç duyulan malzeme ile yardımcı oldu ve Fiji ile Solomon Adaları gibi ülkelere Covid-19 aşısı bağışlamayı önerdi. Eğer Avustralya Pasifik ada ülkelerinin güven ve saygısın kazanmak istiyorsa, ilk olarak insanların acil ihtiyaçları ve bu ülkelerin karşı karşıya olduğu pratik zorluklara odaklanması gerekir.

Avustralya gerçekçi olmalı ve Çin’in Pasifik ada ülkeleri ile ilişkilerine çatışmadan çok bir kazan-kazan bakış açısından bakmalı. Eğer Avustralya Pasifik ada ülkelerine taraflarını seçmek için baskı yaparsa, bu sadece Güney Pasifik bölgesindeki anlaşmazlıkları derinleştirmeyecek, aynı zamanda bölgedeki kendi ünü ve etkisini daha da zayıflatacak.