Global Times / Ning Tuanhui

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Çin karşıtı politikasının öncüsü olarak hareket eden Avustralya kendi diplomatik seçeneklerini zora soktu. Canberra ABD’nin Çin stratejisinin düşündüğü kadar aşırı olmadığını anladığında, kendisini uygunsuz bir konumda buldu.

Örneğin, The Australian pazartesi günü “ABD-Çin görüşmeleri Avustralya’yı izole etme tehdidinde bulunuyor” başlıklı bir makale yayınladı. Çin ile ABD arasında iklim değişikliği ve Afganistan’daki durumla ilgili iş birliği imkânlarını dikkate alan makalede “ABD ve Çin arasındaki ilişkilerde Avustralya’yı hayli etkileyecek ani bir u dönüşü yaşandı.” denildi.

Makaleye göre, ABD İklim Özel Temsilcisi John Kerry, kasımda yapılacak Glasgow Zirvesi ile ilgili görüşmeler yapmak için Çin’i ziyaret edecek. “Avustralya’nın Çin ile hükümetler düzeyinde bir ilişkisi yok, dolayısıyla Kery’nin Çin ziyaretinin sonuçlarını öğrenmek için ABD’ye güvenmek zorunda” denilen makalede, buna ek olarak Çin ve ABD bir iklim anlaşması üzerinde anlaşma sağlayabileceği için, “Avustralya’nın Çin ve ABD ile uyumsuz bir tutumla Glasgow’a gitmeyi kaldıramayacağı” belirtildi. Bu Canberra’nın Beijing’i kışkırtmak için Washington’ı takip konusunda öncülüğü üstlenerek kendi diplomatik seçeneklerini kısıtladığını gösteriyor. Biden yönetimi Çin’i ana stratejik rakibi olarak görse de ABD, kaçınılmaz olarak iklim değişikliği ve Afganistan gibi sıcak konularda Çin ile iletişim içinde olmaya ihtiyaç duyuyor.

ABD SOĞUK SAVAŞ’IN SONUNDA OLDUĞU GİBİ KÜRESEL EGEMENLİĞE SAHİP DEĞİL

Aynı şekilde, Canberra küresel sorunlarda katkıda bulunmak istediği sürece, Avustralya’nın Çin ile ilişkileri tamamen kesmesi de mümkün değil. Ama son yıllarda Avustralya Çin politikasında temel hatalar yaptı. Bu iki ülkenin normal diyaloğunu büyük ölçüde engelledi. Bir yandan kötüleşen Çin-Avustralya ilişkileri insanların Morrison hükümetinin dış ilişkileri yürütebilme yeteneğini sorgulamasına neden olurken öte yandan Çin ve ABD farklılıklarına rağmen diyaloğu sürdürdükleri için durum Avustralya için utandırıcı bir hâl aldı. Morrison hükümetinin iklim değişikliği konularındaki muhafazakâr tutumu bir ölçüde Avustralya’nın uluslararası toplumda eleştirilmesine ve izole edilmesine yol açtı. Böyle bir bağlamda, Canberra’nın Çin politikası ülke içinde daha da eleştirilecek.

Makale Çin’in askeri gücü ile Afganistan’daki kargaşa Kerry’nin Çin’e “ders vermeyeceği” ve bunun “Avustralya için ders olduğu” anlamına geliyor. Öyle görünüyor ki, Avustralya ABD’nin Çin politikasını yanlış değerlendirdi. Washington Çin’in kendisine ders verilmesini asla kabul etmeyeceğini çok iyi biliyor. Çin-Avustralya ilişkileri tıkanıklık içindeyken, Çin ile ABD konuşmak için daha fazla imkân araştırdı. Bu Canberra’yı bir ikilime soktu.

ABD’nin Afganistan’dan aceleyle çekilmesi uluslararası şöhreti için ağır bir darbe oldu. Avustralya dâhil birçok ABD müttefik ve ortağı ABD’yi Afganistan işgalinde takip etti ama onlarca yıl içinde ağır bir bedel ödedikten sonra -büyük askeri harcamalar ve askerlerin hayatını kaybetmesi- bu ülkeler doğru düzgün bir biçimde çekilmeyi bile beceremedi. Afganistan’ın içinde bırakıldığı bataklık ABD ile müttefikleri için büyük bir utanç. Dolayısıyla, birçok ABD müttefiki ve ortaklarının şimdi ABD’nin güvenilirliği konusunda herhangi bir şüpheleri kalmadı. ABD artık Soğuk Savaş’ın sonunda olduğu gibi küresel egemenliğe sahip değil ve müttefiklerine verdiği güvenlik sözleri artık güvenilir görünmüyor.

AVUSTRALYA HEM ASKERİ HEM DE DİPLOMATİK OLARAK ABD’Yİ DESTEKLEMEYE DEVAM EDİYOR

Avustralya son yıllarda diplomasi bakımından ABD ile ittifakını güçlendirmeye devam etti. Bunu yaparken, asıl olarak ABD-Avustralya ittifakı yoluyla güvenliğini garanti altına almayı umdu. Bu yüzden, Avustralya hem askeri hem de diplomatik olarak ABD’yi desteklemeye devam ediyor. Çin politikasında açıkça ABD’den yana tavır almayı seçti. Bu açıkça Çin-Avustralya ilişkilerinin kötüleşmesine neden oldu. Avustralya, Çin ile ilişkilerini daha mantıklı biçimde idare edebilir mi? Avustralya için Çin-Avustralya ilişkileri pahasına ABD ile ittifakını sürdürmek akıllıca mı? Açıktır ki, Canberra Washington’a o kadar güvendi ki, bu sorular hakkında düşünmeyi bile istemedi.

ABD’nin güvenilirliğini sorgulayan birçok kişi olmasına rağmen, Avustralya’da hâlâ ABD-Avustralya ittifakına geniş bir destek var. Fakat Avustralya-ABD ittifakını sürdürmek zorunlu olarak Çin-Avustralya ilişkilerinin kurban edilmesi anlamına gelmiyor. Canberra’nın ABD ile Çin politikalarında bazı hareket alanları var ve Avustralya’nın mevcut dış politikasının başarısız olduğu yer de burası; hareket alanlarını hiç iyi kullanmadı. Aksine, Avustralya köprüleri yaktı.