China Daily

Çin’in en üst ekonomik planlayıcısının, Çin-Avustralya Stratejik Ekonomik Diyaloğu kapsamında tüm faaliyetleri süresiz askıya alma kararı, Çin’in ulusal çıkarlarını tehlikeye atacak herhangi bir Avustralya adımına müsamaha etmeyeceğine dair açık uyarısının yanı sıra güçlü bir siyasi işarettir.

Beijing’in ilk kez resmen Canberra yönetimiyle diplomatik kanalı dondurduğuna işaret eden Ulusal Kalkınma ve Reform Konseyi’nin geçen hafta perşembe günü aldığı karar, Çin yönetiminin, Avustralya hükümetinin bir dizi Çin karşıtı politikalarına önemli bir karşı önlemi oldu. Avustralya’nın Çin karşıtı politikaları, Canberra’nın geçen ay, Victoria eyaletinin Çin ile imzaladığı Kuşak ve Yol İnisiyatifi anlaşmasını feshettiğini açıklamasıyla doruğa çıktı.

Ne demişler, “rüzgâr eken fırtına biçer.” Çin ile Avustralya arasındaki ilişkiler yıllardır en düşük seviyesinde bulunuyor ve bunun sorumluluğunu tek başına Canberra yönetimi taşımaktadır. Avustralya hükümeti sadece Çin karşıtı söylemlerin kontrolden çıkmasına izin vermedi, aynı zamanda zoraki bahaneler altında Çin’i hedef alan bahaneler hazırladı.

Avustralya’da Çin karşıtı düşünceler, üst düzey siyasetçilerin bazılarının gülünç bir şekilde Çin ile askeri çatışma olabileceğini öne süren açıkça savaş çığırtkanlığı yapan ifadeler kullanmasına kadar ulaştı. Avustralya’nın en iyi çıkarları nedir, en büyük ticari ortağıyla ilişkilerini sürdürmek mi veya ilişkileri yok etmek midir? Açıkçası aklı başında olan herhangi bir kişi, ikili sağlıklı ilişkileri sürdürmenin Avustralya’nın çıkarlarına en iyi şekilde hizmet edeceği yanıtını verir.

CANBERRA’NIN HATALI ADIMLARI

Avustralya yıllardır Çin’e yaptığı ihracattan devasa ekonomik çıkarlar elde etti ve bu, Avustralya’nın dış ticaret fazlasına yüzde 98 oranında katkıda bulundu. Tarım ürünlerinden kömüre ve demir cevherine kadar Avustralya, bir dizi ihracatı için önemli piyasa olarak Çin’e güveniyor. Avustralya medyasında yer alan istatistiklere göre, geçen yıl mart ayı sonu itibarıyla, hizmet ticaretini katmadan Avustralya’nın Çin’e ihracatı 147 milyar Avustralya dolarına ulaştı.

Bir parça aklı başında herhangi bir Avustralyalı siyasetçi bunun farkında olacak ve sağlıklı ilişkileri sürdürmenin değerini bilecek. Ancak Avustralya’daki siyasi atmosfer o kadar zehirli ki bazı siyasetçiler açıkçası, bir zamanlar Çin ile büyüyen ilişkileri dönüşü olmayan bir yola sürmeye niyetliler.

Victoria eyaletinin Çin ile olan anlaşmasını feshettikten sonra Avustralya Dışişleri Bakanı Marise Payne’nin, Darwin Limanı’nın bir Çin şirketiyle olan 99 yıllık kira sözleşmesini gözden geçirdiği bildirildi. Bu da ön yargılı Avustralyalı siyasetçilerin gözüne batan başka bir şeydi. Avustralya sözünü bir kez daha tutmazsa, bu ikili ilişkilerin üstüne tuz biber ekmekle eş değer olacaktır. Canberra yönetimi, normal mübadele ile iş birliğinin ön koşulları olan saygı ve güveni göstermelidir.

Soğuk Savaş düşüncesine takıntılı Avustralyalı siyasetçilerin, Çin’in çıkarlarına zarar verirlerken Beijing yönetiminin boş durmayacağını bilmeleri gerekmektedir. Onlar yanlış konumlarını düzeltmeli ve ikili ilişkileri düzeltmeye olanak sağlayan bir ortam yaratmalıdır.