China Daily

İstatistikler, 2020 yılında Avustralya’da kayıtlı Çin yatırımları ve öğrenci sayısının önemli ölçüde gerilediğini gösteriyor. Artan Covid-19 salgınının bunda önemli bir payı olabilir ama ikili ilişkilerin yıllardır en düşük seviyesine inmesine yol açan Canberra yönetiminin kabul ettiği Çin karşıtı politikalar ve Avustralya’da Çin karşıtı yaygın anlayış da bu durumdan ayrıca sorumludur.

Avustralya Ulusal Üniversitesinin geçen hafta pazar günü açıkladığı yeni veriler, Çin’in, geçen yıl Avustralya’ya yaptığı yatırımların yüzde 61’den fazla düştüğünü gösterdi. Son altı yıldaki en sert düşüş olan gerileme, 2019 yılındaki yüzde 47’lik düşüşü takip etti.  

Avustralya İçişleri Bakanlığının verileri de Avustralya’da kayıtlı öğrenci sayısının geçen yıl, 2019 yılına göre 260 bin kadar azalarak 220 bin civarında olduğunu ortaya koydu. Ve Çin Eğitim Bakanlığının, Avustralya’da son zamanlarda Çinli öğrencilere yönelik saldırılara atıfta bulunarak, bu ülkede eğitim alma konusunda dikkatli olması konusunda resmi bir uyarı yapması, Çinli öğrencilerin bu ülkede eğitim alma niyetini daha da düşürecek.

Çin yatırımlarının ve Avustralya’da eğitim gören Çinli öğrenci sayısındaki önemli gerileme, hiç şüphesiz Avustralya ekonomisine zarar verecektir. Çin-Avrupa Birliği (AB) Kapsamlı Yatırım Anlaşması (CAI) görüşmelerini tamamlaması ve Çin ile Yeni Zelanda arasındaki serbest ticaret anlaşmasının iyileştirilmesi, Çinli şirketlerin yatırım yapması konusunda dost ülke bulma sıkıntısı çekmeyecektir. Çinli yatırımcıların Avustralya’dan kaçması bu ülke için bir iyiye işaret değildir. Birçok insanın işaret ettiği gibi, Çinli şirketlerin Avustralya’daki yatırımları, ülkenin ekonomik gelişmesi ile halkın geçim koşullarına ve istihdama önemli katkılarda bulunuyor.

ÇİNLİ ÖĞRENCİLERİN BİRÇOĞU EĞİTİM İÇİN BRİTANYA VE SİNGAPUR GİBİ ÜLKELERİ TERCİH EDECEK

Avustralya’nın dördüncü büyük sektörü olan eğitim sektörüne destek veren Çinli öğrencilerin birçoğu şimdi eğitim için Britanya ve Singapur gibi ülkeleri tercih edecek. 

Bu bakımdan, Canberra yönetimi daha fazla darbe almak istemiyorsa, Çin’e karşı siyasi tavrı konusunda iyice düşünmeli ve düzeltmelidir. Sadece Avustralya hükümeti, Çin’in iç işlerine müdahale etmekten vazgeçmemeli, aynı zamanda Avustralya toplumu, ikili iş birliği havasını zehirleyen Çin nefretine hoşgörü göstermemelidir.

Ekonomik ve ticari iş birliğinin temeli, yıllardır beslediği kazan-kazan sonuçlarının kanıtladığı gibi karşılıklı çıkarda yatmaktadır. Avustralya hükümetinin, Çinli yatırımcılar için daha adil bir oyun alanı oluşturmaya ve Avustralya’daki Çinli öğrencilere ön yargıdan uzak davranılan sağlıklı bir sosyal ortam sağlamaya ihtiyacı vardır.

Açıkçası, Canberra yönetimi gerçekten Çinli yatırımcılara ve öğrencilere tekrar “hoş geldiniz” demek istiyorsa, iş birliğine olanak sağlayan koşulları yaratmalıdır.