Akademisyen Dr. Altay Atlı, CRI Türk’te Samet Demir’in hazırlayıp sunduğu “Ekonomi Basını” programına konuk oldu. Atlı, Avrupa Birliği’nin (AB) Küresel Geçit Kapısı (Global Gateway) ismiyle duyurduğu yeni projesinin Kuşak ve Yok İnisiyatifine alternatif olacağı iddiasını değerlendirdi.

Kuşak ve Yol’un 2013 yılında Çin tarafından başlatıldığını hatırlatan Altay Atlı, Çin ile Avrupa arasındaki bağlantıları güçlendirmeyi amaçladığını belirtti.

Son zamanlarda dünyada farklı bölgelerde Kuşak ve Yol’a benzer projelerin ortaya çıktığını ifade eden Atlı’nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Avrupa Birliği kendi projesini açıkladı. Avrupa Komisyonu tarafından Avrupa’nın Global Gateway projesi açıklandı. Global Gateway 2021-2027 arasını kapsıyor ilk planda. Zaman içindeki amacı dijital bağlantılar, enerji ve ulaştırma alanında akıllı bağlantıların geliştirilmesi. Aynı zamanda sağlık, eğitim ve araştırmaların dünya genelinde daha üst seviyelere çıkarılması. Burada bu işin finansman tarafı da var. 2021-2027 arasında yaklaşık 300 milyar Euro’luk yatırım yapılması planlanıyor.

Kuşak ve Yol varken bu yeni proje nasıl konumlanacak? Kuşak ve Yol dünyadaki bütün altyapı yenileme ihtiyacını tek başına karşılayacak değil. Bu tür tamamlayıcı projelerin ortaya çıkması önemli. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen’in konuyla ilgili açıklamalarına da bakalım. Leyen, Covid-19’a referansta bulunuyor ve ‘Covid-19 bize her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğunu gösterdi ve küresel olarak toparlanma sürecine girerken bizler de dünyadaki bağlantıları nasıl geliştireceğimizi düşünüyoruz. Burada bir Avrupa modeli kuruyoruz.’ diyor.

ÇİN’İN AVRUPA YATIRIMLARI

Bu Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifine bir rakip mi yoksa tamamlayıcı olarak mı ortaya çıkıyor buna bakmak gerekecek. Burada rakip olmaya gerek yok dünyada çok büyük altyapı ihtiyaçları var. Asya’nın, Sahra Altı Afrika’nın Latin Amerika’nın ciddi altyapı sorunları olduğunu düşünebiliriz ama kalkınmış ülkelerin de ciddi altyapı sorunları var. Global Gateway öncelikle AB’nin içindeki ihtiyaçlara karşılık verecek ve Çin’in projeleriyle ne kadar bütün oluşturabilecek göreceğiz. Çin’in Kuşak ve Yol’u orta ve doğu Avrupa’da birçok somut projeleri hayata geçirdiğini, bu projelerin onların ekonomileri için oldukça önemli olduğunu görüyoruz. Yunanistan’a bakacak olursak Pire Limanı’nın geliştirilmesi, Yunanistan için çok büyük katma değer sağladı, bu liman Çin yatırımıyla bu hale geldi. Demir yolları ve kara yolları projeleri görüyoruz bunlar da Çin yatırımının sonucu. Avrupa’da Çin yatırımı denilince iki Avrupa başkenti arasında Belgrad ile Budapeşte arasında tasarlanan hızlı demir yolu hattı akıllara geliyor. Bütün bunlar Asya’yı kenara bırakarak Avrupa’daki Kuşak ve Yol yatırımları. AB’nin projesi bunları ne kadar tamamlayacak? Von der Leyen, ‘Bizler Avrupa olarak altyapı projelerini finanse etmekte başarılıyız, ancak bir Çin bakır madenini bir Çin limanına bağlamak konusunda çok da bir anlam göremiyorum.’ anlamına gelen bir açıklaması vardı.

Global Gateway ile birlikte Çin’e getirilen eleştirilere karşılık kendilerinin nasıl bir yol izleyeceği görülecek. Yoksa Çin’e yapılan eleştirilerin bir karşılığı yok mu? Çünkü borç tuzağı konuları oldukça tartışmalı konular. Global Gateway ile birlikte Batı’nın getirdiği eşleştirişlerin nereye oturduğunu daha net bir biçimde görüyor olacağız.”