Spor yorumcusu Behçet Üstün, CRI Türkte Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Üstün, spor gündemindeki son gelişmeleri değerlendirdi.

“Ülkemiz adına sporda güzel bir haftayı geride bıraktık.” diyen Behçet Üstün, farklı spor dallarında uluslararası başarılar yakalandığını belirtti.

Portekiz’in başkenti Lizbon’da düzenlenen Avrupa Judo Şampiyonası’nda kadınlar +78 kiloda Kayra Sayi’nin, Fransız Lea Fontaine’yi yenerek altın madalya elde ettiğini bildiren Üstün’ün açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“81 kiloda tatamiye çıkan milli sporcumuz Vedat Albayrak ise dünya 1 numarası Belçikalı Matthias Casse’ı mağlup ederek altın madalya kazandı.

Türkiye, şampiyonayı iki altın madalya ile ikinci sırada tamamladı.

17-18 Nisan tarihlerinde İtalya’da gerçekleştirilen Paralimpik Yüzme Dünya Serisi Yarışları’nda sporcumuz Koral Berkin Kutlu 200 M Serbest (Genel), 200 M Serbest (Gençler), 50 M Kelebek (Gençler), 50 M Serbest (Gençler) dallarında 2 altın 2 gümüş madalya kazandı.

Aynı serilerde milli sporcularımız Sümeyye Boyacı ve Sevilay Öztürk, 50 metre sırtüstü finallerinde birlikte mücadele etti ve birlikte kürsüye çıktılar. Sümeyye altın, Sevilay ise gümüş madalyanın sahibi oldu. Bu başarıların devamını diliyoruz.

AVRUPA SÜPER LİGİ KURULDU

Haftanın olayı ise, tabir yerindeyse bir gece yarısı darbesi şeklinde açıklanan Avrupa Süper Ligi’nin kuruluşu oldu. UEFA’nın büyük kulüplerin lehine olacak yeni Şampiyonlar Ligi formatını açıklamasından bir gün önce yapılan bu açıklamanın zamanlaması oldukça dikkat çekti.

Dinleyicilerimiz geçmiş yayınlarda bu organizasyonda sıkça bahsettiğimizi hatırlayacaklardır. Olur mu, olmaz mı derken altı İngiliz kulübü, Manchester United, Liverpool, Manchester City, Arsenal, Chelsea, Tottenham, üç İspanyol kulübü Barcelona, Real Madrid, Atletico ve üç İtalyan kulübü Inter, Milan ve Juventus Avrupa Süper Ligi’nin kurulduğunu duyurdu. Daha önce kurucular arasında olacağı söylenen Alman ve Fransız devleri ise, en azından şu aşamada, bu lige katılmadılar. Açıklama yapan 12 kulübün 9’unun sahipli olması dikkat çeken bir nokta.

Açıklamaya göre bu on iki kulübe üç kurucu kulüp daha katılacak. ASL beş tane de değişken kulüp ile yirmi takımdan oluşan bir turnuva formatında oynanacak.

Organizasyonun finansmanı Wall Street bankacılık kuruluşu JP Morgan tarafından sağlanacak. 4,6 miyar Euro’luk bir bütçe ayrıldığından bahsediliyor. Bunun 3,5 milyar Eurosu kulüplere dağıtılacak. Kurucu kulüplerin yıllık 350 milyon Euro civarında bir gelir elde edecekleri tahmin ediliyor.

Açıklamanın ardından en sert tepki, ilgili ülke federasyonlarının da desteğiyle UEFA’dan geldi.

UEFA, Serie A, Premier Lig ve La Liga’nın ortak açıklamasında Avrupa Süper Ligi’ne katılacak kulüplerin yerel liglerden, UEFA ve FIFA organizasyonlardan men edileceği ifade edildi. Aynı zamanda bu kulüplerin oyuncularının milli takımlarda da yer alamayacağı açıklandı.

UEFA açıklaması şöyle:

‘UEFA; Premier Lig, La Liga ve Serie A’dan bazı takımların Avrupa Süper Ligi’ni kuracağını öğrenmiş bulunmakta. Eğer bu gerçekleşirse, organizasyonu durdurmak için Serie A, Premier Lig ve La Liga yönetimiyle birlikte, tüm UEFA dernekleri ve FIFA’yla ortak hareket edeceğiz. Bu alaycı proje, toplumun dayanışmaya her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğu bu dönemde birkaç kulübün çıkarına dayanmaktan öteye gitmiyor. Ligin kurulmasını önlemek için hem hukuki hem de sportif olarak alacağımız tüm önlemleri değerlendireceğiz. Futbol, tereddütsüz maçlara ve sportif liyakate dayanır. Daha önce FIFA ve 6 kıtanın federasyonuyla ortak olarak duyurduğumuz karara göre; Avrupa Süper Ligi kurulması halinde, organizasyonda yer alan takımlar yerel ligleriyle beraber, Avrupa ve dünyada hiçbir resmi müsabakada yer alamayacak ve futbolcuları milli takım forması giyemeyecek. Avrupa Süper Ligi’ne katılmayı reddeden Almanya ve Fransa kulüplerine teşekkür ediyoruz. Tüm futbolseverleri, taraftarları ve politikacıları, böyle bir projeye karşı bizimle mücadele etmeye davet ediyoruz.’

UEFA konuyu görüşmek üzere acilen toplanıyor. SkySports’un haberine göre Avrupa Süper Ligi’ne katılan kulüplere organizasyonlarından men cezası dışında her kulübe 50-60’ar milyon Euro’luk davalar açılması da gündemde.

ASL kurucusu kulüplerin de UEFA ve FIFA yatırımlarını engellemek için hukuki girişimlere başladıkları alınan bilgiler arasında.

Bu arada muhtelif organizasyon ve siyasilerden de tepkiler gelmeye devam ediyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ‘Fransız kulüplerini, sporda liyakat ilkesini tehdit eden Avrupa Süper Ligi projesine katılmayı reddetmeye davet ediyorum.’ dedi.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson ise, ‘Avrupa Süper Ligi futbola ciddi şekilde zarar verir. Otoritelerin harekete geçmesini destekliyoruz. Bu fikir Ulusal liglere büyük zarar verir ve taraftarları da etkileyecektir. İlgili kulüpler herhangi bir adım atmadan önce taraftarlara ve daha geniş futbol topluluğuna yanıt vermeli.’ ifadelerini kullandı.

Projenin yürütücüsü ve en ateşli savunucusu Juventus Başkanı Andrea Agnelli’nin aynı zamanda başkanlığını yürüttüğü Avrupa Kulüpler Birliği’in ‘Avrupa Süper Lig modeline şiddetle karşıyız.’ açıklaması ise birlik içinde büyükler-diğerleri ayrımını net bir şekilde ortaya koyuyordu. Hemen ardından Agnelli’nin UEFA Yürütme Komitesi ve Avrupa Kulüpler Birliği başkanlığından ayrıldığı açıklandı.

Türkiye Kulüpler Birliği de ‘Türk Kulüpler Birliği Vakfı, kıtanın sportif değerini yaşatmak için UEFA’nın yanında yer almakta ve bütün paydaşları futbolun kalbini ve ruhunu yerle bir edecek bu talihsiz fikre karşı Avrupa futbolunu savunmaya çağırmaktadır.’ açıklaması yaptı.

Manchester United’ın efsane isimlerinden Gary Neville SkySports’a yaptığı açıklamada ‘Futbol rekabeti modernizasyonu karşı değilim ama Covid sonrasında böyle önerileri getirmek mutlak skandaldır. United ve Avrupa Süper Ligi projesine imza atan 5 İngiliz kulübü kendilerinden utanmalı. Avrupa Süper Ligi’ne katılan tüm takımların puanlarını düşürmeleri gerekiyor. Kuruluş metnine imza atan tüm İngiliz takımlarının puanını silin hem de şimdi. Sezon devam ederken böyle bir işe kalkışmak rezalettir. Midem bulandı, cidden midem bulandı. Özellikle de Manchester United ve Liverpool… Liverpool hep ‘halkın kulübü’ olduğunu söyler. United işçiler tarafından kuruldu. Gerçekten rezalet.’ ifadelerini kullandı.

Bir diğer Manchester United efsanesi Roy Keane ise ‘Para, açgözlülük. Açıkçası, FIFA’dan henüz bir şey duymadık ama kulağa hoş gelmiyor, umalım ki saf bir açgözlülük olduğu için bunu durdururlar. Büyük kulüplerden bahsediyoruz. Bayern Münih dünyanın en büyük kulüplerinden biridir. En azından bir direniş gösterdiler, bu da iyi bir başlangıç.’ dedi.

Brezilya Futbol Federasyonu da Avrupa Süper Ligi’ni kuran 12 kulübe bundan sonra oyuncu transfer edilmesini engelleyeceğini açıkladı.

La Liga ekiplerinden Real Betis, Avrupa Süper Ligi’ne katılacağını açıklayan 3 takımı kendi resmi web sitesindeki puan durumundan sildi.

Borussia Dortmund CEO’su Hans-Joachim Watzke, kendilerinin ve Bayern Münih’in Avrupa Süper Ligi’ne katılmayacağını açıkladı.

Borussia Mönchengladbach:

‘Avrupa Süper Ligi, süper zenginlerin futbol dünyasını yerle bir etmek için kurmaya çalıştıkları sistemdir. Tüm Alman kulüpleri, onları reddettiği için gururluyuz. Süper Lig’i kuran kulüplerin turnuvalardan ihraç edilmesi için mücadele edeceğiz.’

Juventus Başkanı Andrea Agnelli’nin kızının vaftiz babası Ceferin, Agnelli ve Manchester United Başkanı Ed Woodward’a şu tepkiyi gösterdi:

‘Hayatımda birçok şeyi gördüm, birçok insanla tanıştım, ancak Woodward ve Agnelli gibisini görmedim. Woodward beni geçen perşembe arayıp çok memnun olduğunu, reformlarımıza destek verdiğini, konuşmak istediği tek meselenin finansal fair play olduğunu söyledi, ama belli ki o sırada başka bir şeye imza atıyormuş. En büyük hayal kırıklığını Agnelli yaşattı. Onun kadar sık ve mütemadiyen yalan söyleyen birini tanımadım. İnanılmaz bir şey. Yakınımızda bu kadar yılan olduğunu bilmeyecek kadar safmışız, ama şimdi kimin ne olduğunu, kimin dürüst olduğunu, kimin futbolu sevdiğini biliyoruz.’

Sky Sports muhabiri Kaveh Solhekol, ismini vermediği ve Avrupa Süper Ligi’ne İngiltere’den katılan bir kulübün yöneticisine ait görüşleri paylaştı.

‘Öncelikli işimiz gelirimizi ve kârımızı arttırmak, oyunun genel iyiliği ikincil düşüncemiz. Oyucuların daha çok değil daha az futbol oynamasını istiyorlar. Eğer oyuncular Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası gibi organizasyonlardan men edilirse bu onları içten içe memnun eder.’

Projenin başkanlığına seçilen Real Madrid Başkanı Florentino Perez, ‘Futbola her seviyede yardım edeceğiz ve dünyada hak ettiği yerlere getireceğiz.’ diyerek uzun vadede UEFA’nın yerini alacaklarının sinyalini de verdi denilebilir.

Şu ana kadar kulüpler ve futbolu yönetenlerin açıklamalarını duyduk ve savaş sürüyor. Futbolun asli unsurlarından taraftarın ne düşündüğü ise pek kimsenin umurunda değil. Kulüp taraftarlığını Türkiye’deki gibi ortak konularda bile uzlaşamayan bir şekilde değil de, ciddi bir organize güce dönüştürebilen, özellikle İngiltere ve Almanya’daki taraftar örgütlerinden de – yaptırım gücü kısıtlı da olsa- tepkiler gelecektir mutlaka. İlk tepki Manchester City Taraftar Kulübü’nden geldi. Projeye karşı olduklarını açıkladılar.

Liverpool taraftar grubu Spion Kop 1906 da “Diğer gruplarla birlikte, bayraklarımızı Kop’tan kaldıracağız. Mali açgözlülüğü, futbolun bütünlüğünün önüne koyan bir kulübe artık destek veremeyeceğiz.’ açıklaması yaptı.

Son olarak da Reuters Danimarka Futbol Federasyonu Başkanı ve UEFA yöneticisi Jesper Moller’in ‘Avrupa Süper Ligi’ne katılan Manchester City, Real Madrid ve Chelsea, cuma günü Şampiyonlar Ligi’nden ihraç edilecek.’ demecini geçti.

Bakalım Avrupa futbolundaki bu iç savaş dünya futbolunu nereye sürükleyecek?”