Gazeteci-yazar Mehmet Ali Güller, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu ve Çin, Avrupa Birliği (AB) ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) üçgenindeki ekonomik gelişmeleri değerlendirdi.

2020 yılının ekonomik verilerinin yayımlanmaya başlandığını hatırlatan Güller, “Büyük ülkelerin birbirleriyle ticaret hacimlerine dair sayılar da netlik kazanmaya başladı. En önemli verilerden biri de Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), AB ve Euro Bölgesi ile ilgili açıkladığı verilerdi. Açıklanan verilere göre, AB açısından bir ilk yaşandı. Bugüne kadar AB’nin en büyük ticaret ortağı ABD iken, 2020 yılında Çin’in ABD’nin yerine geçtiği, artık Avrupa’nın en büyük ticaret ortağının Çin olduğu görüldü. AB ile ABD arasındaki ticaret ise 671 milyar dolarda kalırken, Çin ile AB arasındaki ticaret hacmi 709 milyar dolara çıkmış oldu. Böylece Çin, bu alanda da ABD’yi geçmiş oldu. AB İstatistik Ofisi Eurostat’a göre, 2020’de Çin, AB’ye ithalatta yüzde 5,6 ve ihracatta yüzde 2,2’lik artış göstermiş. Bunu dolar cinsinden ifade edersek, AB ile Çin arasındaki ticaret açığının Çin lehine artmaya devam ettiğini ve 199 milyar dolardan 219 milyar dolara yükseldiğini görülüyor.” dedi.

“ÇİN 2020’Yİ DE BÜYÜYEREK GEÇİRDİ”

Güller, ekonomistlerin AB ticaret ortaklığında Çin’in ABD’yi neden geçmiş olduğuna dair yapmış oldukları değerlendirmelerine değinerek, “Bunun iki temel nedeni olduğu görülüyor. Birincisi salgın olmasına rağmen batı ülkeler kötü ekonomik tablo ortaya çıkarırken, Çin hızla ikinci ve üçüncü çeyrekte toparlanıp dördüncü çeyrekte de büyüme rakamlarını yeniden sağlamış oldu. 2020’yi de büyüyerek geçirdi. Bunda AB ile ticaret hacminin artması en önemli etkendi. Diğer etken ise Trump döneminde ABD’nin AB’ye uyguladığı yaptırımlarında etkisi var. Özelikle çelik konusunda gümrük vergilerinin karşılıklı artırılması bunda etkisi olduğu görülüyor. Fakat burada esas belirleyici olan Çin’in ekonomisini büyütmeye devam etmiş olması. AB ile ABD arasındaki ticaret hacmi 746 milyar dolarken 2020’de 671 milyar dolara inmiş oldu. Bunu da herhalde Trump’ın hanesine yazmış olacaklar.” diye konuştu.

“ÇİN, AB VE ABD ARASINDAKİ TİCARET REKABETİNDE YENİ BİR SÜRECE GİRMİŞ OLUYORUZ”

AB, Çin ve ABD üçgeninde yaşanan değişimin siyasal değişime de etkisinin olacağına dikkat çeken Güller, “AB, Çin ve ABD üçgenindeki ticaret hacminde yaşanan bu değişim aynı zamanda önümdeki yıllara ilişkin siyasal değişikliğe de işaret edecek olan bir gelişme olarak mutlaka okunmalıdır. Her ekonomik gelişmenin son tahlilde bir siyasal sonucu da olacaktır. Bu üç ekonomi dünya ekonomisinin yüzde 50’sini oluşturuyor. Dolayısıyla bu üç ekonominin birbirleriyle ilişkileri dünyanın siyasi düzeni açısından da önemli olacaktır. Burada Çin’in hem ABD ile hem de AB ile ticaret hacmini büyütüyor olması ama burada da ticaret makasını kendi lehine oluşturuyor olması ABD açısından esas büyük handikabı oluşturuyor. Her geçen gün Çin, ABD’ye ticaret fazlası veriyor. Trump’ın da zaten Çin’e karşı ambargolar koymasının ana nedeni buydu. Trump’ın bu yöntemi Trump’a yaramadı ve kaybetti. Çin ticaret fazlası vermeye devam etti ve aslında ticaret fazlasını daha artırmış oldu. Dolayısıyla Çin, AB ve ABD arasındaki ticaret rekabetinde yeni bir sürece girmiş oluyoruz. Avrupa ile Kapsamlı Yatırım Anlaşması’nın sonuçlarının bu makası daha da açacağını önümüzdeki süreçte göreceğiz.” açıklamasında bulundu.