China Daily / Ding Chun

Dağınık bir ekonomi, yüksek işsizlik oranı, azalan yatırım ile ticaret ve artan mali açıklar ile kamu borçları 2020 yılını Avrupa Birliği (AB) için zor bir yıl haline getirdi. AB ekonomisi, üçüncü çeyrekte geriye dönüş yaşasa da, AB ve üye ülkelerin hükümetlerin farklı türden politika araçları kullanması nedeniyle Covid-19’un ikinci dalgası buna yeni belirsizlikler ekledi.

Yeni koronavirüs salgını, AB ekonomik bölgesinde 24 Şubat itibarıyla 37 milyon vaka ve 848 binden fazla can kaybı ile AB ekonomisi üzerinde ağır ve uzun süreli etkilere neden oldu. Salgın AB üyesi ülkeleri kentleri kapatmaya, sınırları kapatmaya ve ekonomik faaliyetleri sınırlandırmaya zorladı, bu da Avrupa blokundaki ekonomik durumu daha da kötüleştirdi.

Veriler Euro bölgesinde yüzde 6,8, AB-27’de (Tüm AB) ise yüzde 6,4’lük Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) düşüşü tahmininde bulunuyor. Ve Avrupa Merkez Bankası’nın Euro bölgesinde temel senaryoya dayalı olarak 2021’de yüzde 3,9’luk GSYİH büyümesi tahmini yaptığı dikkate alınırsa, AB için ekonomiyi yeniden harekete geçirmek kolay olmayacak. Ayrıca Eurostat’a (Avrupa Toplulukları İstatistik Bürosu) göre, Aralık 2020’de işsizlik oranı AB’de yüzde 7,5 ve Euro bölgesinde yüzde 8,3’tü. Salgın AB’nin ekonomik sorunlarının bazılarını daha da kötüleştirdi. Örneğin, Ocak-Kasım 2020 arasında, AB’nin ihracat ve ithalatı yıllık bazda sırasıyla yüzde 10,3 ve yüzde 12,3 azaldı. Avrupa içi ticaret ise yüzde 8,4 azaldı.

AB’nin önündeki başka bir sorun Güney ve Kuzey Avrupa arasındaki farkın açılmaya devam etmesi. Salgın Güney Avrupa ülkeleri üzerinde daha ağır etki etkiye sahip oldu. Bu 2020 için projeksiyonlarda da görülüyor. (İspanya, İtalya ve Yunanistan ekonomileri sırasıyla yüzde 11, yüzde 9 ve yüzde 10,5 küçülecek. AB’nin ‘50 milyar Euro’luk toparlanma fonunun bu ekonomileri ya da bir bütün olarak AB’yi canlandırmaya yardım edip edemeyeceğini de bekleyip göreceğiz.)

Avrupa şirketlerinin artan borç ödeyememe riski AB’nin önündeki başka bir sorun. Euro bölgesi şirketlerinin borcu 2020’nin ilk yarısında 400 milyar Euro’dan daha fazla arttı ve finansal yardım almaya devam etmezlerse, iflas edebilirler. Bu da, Avrupa hükümetlerinin iş kayıplarını önleme politikaları benimsemelerine rağmen, işsizlik durumunun kötüleşebileceği anlamına geliyor. Daha da kötüsü, Avrupa Komisyonu İstikrar ve Büyüme Paktı’nın daha esnek bütçe kurallarına izin vermek adına cayma şartını kullandığı için AB ülkelerinin hükümetleri ekonomilerini desteklemek adına mali açık düzeylerini artırıyorlar. Sonuç olarak, geçen yılın üçüncü çeyreğinde, hükümet borçlarının GSYİH’ye oranı Euro bölgesinde yüzde 97,3’e, AB-27 içinde ise yüzde 89,8’e çıktı.

AVRUPA BİRLİĞİ ÖNCELİKLE SALGINI KONTROL ALTINA ALMALI

Bütün bunlar AB’nin ekonomik toparlanma yolunun engebeli olacağını gösteriyor. Normal ekonomik faaliyetlere yeniden başlamak, GSYİH’yi artırmak için, AB’nin ilk olarak salgını kontrol altına alması gerekiyor. Ama aşıların geciken tedariki ve virüsün mutasyonları bunu AB için zorlaştırdı. Toparlanma fonunun zamanında kabul edilmesi ve kullanılması AB ekonomisini canlandırmaya yardım etti, ama AB üye ülkeleri arasındaki farklılıklar nedeniyle kıymetli zaman kaybedildi. Aslında, Avrupa Komisyonu AB ülkelerini, fonun AB ülkelerinin ekonomilerini canlandırmak için 6 ay içinde kullanılması amacıyla fonu onaylamaya çağırdı.

Ayrıca, Avrupa hükümetleri ve şirketlerinin aldıkları ağır borçları ödemesi yıllar alacak, bu da ikincil ekonomik ve siyasi sorunlara yo açacak. AB’nin sorunları  yavaş küresel ekonomi ve salgının AB’nin büyük ticaret ortağı olan bazı ülkeler üzerindeki yıkıcı etkisi nedeniyle daha da ağırlaştı, örneğin AB’nin en büyük ticaret ortağı Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) 1946’dan bu yana büyüyen ekonomisi 2020’de yüzde 3,5 küçüldü.

Bunlara ek olarak, salgının neden olduğu GSYİH düşüşü ve sonuçta artan işsizlik, AB ülkeleri de dâhil birçok ülkelerde sosyopolitik sorunlara neden oldu; örneğin İtalya siyasi kutuplaşma sorunu yaşıyor. Fakat AB, yeni kalkınma fırsatları yarattı. Sadece AB değil başka birçok ekonomi de küresel ekonomik toparlanmayı güçlendirmek için ortak çabalar gösterdi. Örneğin, AB ile İngiltere Brexit sonrası için bir ticaret ve iş birliği anlaşması yaptı. AB ile Çin Kapsamlı Yatırım Anlaşması görüşmelerini sonuçlandırdı. Buna ek olarak, Joe Biden’ın ABD Başkanı olarak göreve başlaması, AB-ABD ticaretinin iyileşmesi umutlarını artırdı.

AB mali yardıma ek olarak, üye ülkelerin, daha fazla stratejik bağımsızlık kullanmaya teşvik ederek, sanayi politikaları belirleyerek ve sayısal ekonomi ile yeşil sanayiye yatırım artırarak, kalkınma modellerini dönüştürmelerine yardım etti. İtalya’daki siyasi karışıklık ve Almanya’daki seçimler dâhil siyasi belirsizlikler AB ekonomisinin gidiş yönünü etkilemeye devam edecek.

Ancak Portekiz, 2021 AB Konsey Başkanlığı için üç önemli öncelik belirleyerek umutları artırdı; iklim değişikliği ve sayısal dönüşümle desteklenen Avrupa’nın toparlanmasını teşvik etmek, iklim ile sayısal dönüşümü sağlamak için Toplumsal Dayanak Eylem Planı’nı uygulamak ve dünyaya açık tutarak Avrupa’nın stratejik özerkliğini güçlendirmek. Buna uygun olarak, AB, sadece AB ekonomisini güçlendirmek için değil, aynı zamanda küresel ekonomik toparlanmaya yardımcı olmak adına, birlik içinde ve dışında kazan-kazan iş birliğini derinleştirmek için önlemler almalıdır.