China Daily / Yi Xiong (Deutsche Bank Baş Ekonomisti)

Avrupa Birliği (AB) ve Çin’in imzaladığı Kapsamlı Yatırım Anlaşması (CAI), iki büyük ekonomi için önemli bir dönüm noktası olacak. Bir yere kadar, 30 Aralık’ta iki tarafın imzaladığı CAI’nın, AB için, bir ticaret anlaşmasından daha önemli olduğu düşünülebilir.

Biz (Deutsche Bank) olarak, CAI’nın, Çin’deki AB yatırımlarını muhtemelen destekleyeceğine inanıyoruz. AB imalatçıları için, muhtemelen, Çin’in piyasaya girişi daha da artırma ve hissedarlık sınırlarını kaldırma hamlesi, içerdeki ve yabancı yatırımcılar için yeni fırsatlar yaratılmasına ve eşit koşullar oluşturulmasının sağlanmasına yardımcı olacaktır. Belki de hizmet sektörünün, iki tarafın anlaşmayı imzalamasından sonra daha büyük ilerleme kaydetmesi beklenebilir.

Çin’deki AB iştirakleri, toplam imalat satışlarının yüzde 11’ini oluşturuyor, aynı zamanda AB’nin dünya çapındaki iştiraklerinin hizmet satışları ise yüzde 3 seviyesinde bulunuyor. Çin’in finansal ve bilgi teknolojileri hizmetlerini -çevre ve sağlık hizmetleri gibi gelecek vadeden sektörlerin yanı sıra- Avrupa yatırımlarına daha fazla açarak, CAI, AB iştiraklerinin Çin’deki hizmet satışlarının artmasına olanak sağlayacak.

AB, ÇİN’İN EN ÖNEMLİ TİCARET ORTAĞI

Çin-AB yatırım anlaşmasının ayrıntıları henüz açıklanmamış olmasına rağmen, CAI ve Çin’in ekonomisini daha fazla açma taahhüdüne olan güvenimiz, Çin ekonomisinin gücüne ve dayanıklılığına bağlıdır. Çin’in son dönem ekonomi tarihinin gösterdiği gibi daha fazla açılmak, Çin’in ekonomisinin rekabet edebilirliğini zayıflatmayacak, ancak onun yerine ekonomideki bütün katılımcıların çıkarına olacaktır.

Çin ve AB, zaten dünyanın en büyük ticaret ortaklarından biridir. AB, uzun zamandır Çin’in en önemli ticaret ortağıdır ve 2020 yılında Çin, AB’nin en büyük ticaret ortağı haline geldi. Bu, Çin-AB ticaret hacmi, ilk kez AB-ABD ticaret hacmini geçtiği anlamına geliyor.

Fakat, ticaret AB-Çin ekonomik ilişkilerinin tam görüntüsünü yansıtmıyor. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Koordineli Doğrudan Yatırım Araştırmasına göre, 2000 ve 2019 yılları arasında, Avrupa’nın, Çin’deki toplam doğrudan yabancı yatırım miktarı 254 milyar doları buldu. Bu rakam, muhtemelen Çin’deki Avrupa yatırımlarının gerçek değerini düşük gösterse de, özellikle AB iştiraklerinin toplam satışları zaten, AB’nin Çin’e ihracatından daha büyük. Yıllar boyunca, AB iştiraklerinin satışları ihracattan daha hızlı büyümesiyle açık genişledi. 

AB imalatçıları, Çin’de geniş bir endüstri yelpazesine yatırım yaptı. Otomobil sektörü beklendiği üzere, onlar arasında en üst yerde yer alıyor. Yine de, otomotiv sektörünün katkısı, Çin’in imalat sektöründeki AB iştiraklerinin toplam satışlarının dörtte birini oluşturuyor. AB şirketlerinin, Çin’de, kimya ve makine sektöründe de önemli yatırımları bulunuyor, her bir sektörün yıllık cirosu 30 milyar Euro’ya ulaşıyor. Elektronik, metal ve yeme içme sektörünün satışları 10 milyar Euro’yu geçiyor. 

ÇİN’İN, AB’DEKİ DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMI 2017 YILINDA ZİRVE YAPTI

Çin’in, AB’deki yatırımları 2010 yılına kadar nispeten düşüktü, ancak o zamandan bu yana hızla arttı. Çin imalat şirketlerinin AB’de, 2010 yılında 8 milyar Euro olan satışları, 2017 yılında 54 milyar Euro’ya çıktı. Benzer şekilde, Çin’in AB’deki hizmet sektörü iştiraklerinin satışları 2010 yılında 1 milyar Euro’dan, 2017 yılında 18 milyar Euro’ya yükseldi. Bu hızlı yükseliş, birçok Çinli şirketin, birleşmeler ve satın almalar yoluyla AB’de büyümesine katkıda bulunabilir. 

Çin’in, AB’deki doğrudan yabancı yatırımı 2017 yılında zirve yaptı. Çin Ticaret Odası’nın 2019 yılında AB için yaptığı bir araştırmaya göre, Çin’in Avrupa’daki yatırımları kısa vadede düşmesine rağmen, Çinli şirketler, AB’deki işlerini genişletmeye motive olduğu için uzun vadede yatırımlarının büyümesi bekleniyor. 

AB, yenilenebilir enerji sektörünü sınırlı ölçüde açma sözü vermiş olsa da, yüzde 5 pay sahipliği sınırıyla, bu, Çinli yatırımcılar tarafından memnuniyetle karşılanacaktır, çünkü bu özellikle, iklim değişikliğiyle mücadele gibi önemli bir konu üzerinde büyük Çin-AB iş birliğine doğru atılmış doğru bir adımdır.