China Daily

Çinli işletmelerin Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde karşı karşıya kaldığı engellerin artması, Çinli şirketlerin Avrupa’da iş yapma isteğini kaçınılmaz olarak azaltacağı ve böylece salgın sonrası toparlanma ve istihdam yaratmada oynayabileceği rolü engelleyeceği için AB’nin çıkarlarına zarar vermektedir.

Avrupa’da iş yapan Çinli şirketlerle yapılan görüşmelere dayanarak hazırlanan yeni bir rapora göre, bu günlerde Avrupa’da iş yapmanın daha zor olduğunu düşünenlerin oranı önceki yıla göre yüzde 0,86 artışla yüzde 24,86’ya çıkarken, gelecek yıllarda durumun kötüleşmeye devam edeceğini düşünenlerin oranı da 2019 yılına göre yüzde 3,9 oranında yükselişle yüzde 25,3’e ulaştı.

Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi’nin çarşamba günü açıkladığı raporda, geçen yıl Çinli şirketler için AB ülkelerinde iş ortamının yeni koronavirüs salgınının ortaya çıkmasını takiben artan korumacılık yüzünden kötüleştiği belirtildi.

Çinli işletmeleri hedef alan yatırım incelemesi nedeniyle, görüşme yapılan işletmelerin yüzde 77,78’i yatırımlarını azaltmayı ve yüzde 11,11’i ise bazı AB ülkelerinde yatırımlarını tamamen durdurmayı planlıyor. Özellikle bazı AB üyesi ülkelerin ulusal güvenliği, 5G mobil telekomünikasyon ağlarında Çin yatırımını yasaklamak veya önemli oranda azaltmak için bahane olarak kullanması, sadece Çinli şirketlere karşı açık bir ayrımcılık teşkil etmekle kalmıyor, aynı zamanda piyasa kurallarını ihlal ediyor. Çinli şirketlerin sıklıkla karşılaştığı diğer ticari engeller arasında ihracat, kamu ihaleleri ve yabancı sübvansiyonlara olan kısıtlamaların artması yer alıyor.

ÇİN, AVRUPA BİRLİĞİ’NİN EN BÜYÜK TİCARET ORTAĞI

Çin’in AB’nin en büyük ticaret ortağı, AB’nin de Çin’in ikinci büyük ticaret ortağı olduğu ve iki tarafın geçen yılın sonunda önemli bir yatırım anlaşması konusunda görüşmeleri tamamladığı gerçeği göz önüne alındığında durum kaygı vericidir. Geçen yıl AB ve Çin, her birinin işletmeleri için “daha geniş piyasa erişimi, yüksek seviyede iş ortamı ve güçlü kurumsal garantiler” sağlama sözü vermişti. Ekonomik küreselleşmenin önemli katılımcıları ve çok taraflı ticaret sisteminin savunucuları olarak Çin ile AB, ekonomik ve ticari ilişkileri güçlendirme ile birbirlerinin piyasalarını açık ve kapsayıcı tutmada geniş ortak çıkarları paylaşmaktadır.

Çin, AB’nin sistemik rakibi değil, stratejik ortağıdır ve karşılıklı çıkar ilişkilerini derinleştirmek her iki tarafın en iyi çıkarlarına hizmet etmektedir. AB, Çin ile ticaret ve yatırım ilişkilerine ilave zarar vermek istemiyorsa, politika şeffaflığını artırmalı, dürüstlük ile adalet ilkelerini sürdürmeli ve Çin şirketlerine karşı bütün ayrımcı uygulamaları durdurmalıdır.