CGTN / Mariam Shah

AUKUS ilan edildiğinden bu yana bölgesel barış ve istikrara yönelik stratejik etki ve tehditler hızlandı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere ve Avustralya arasındaki üçlü pakt dünyayı şok etti. Avustralya, Fransa ile 65 milyon dolarlık anlaşmayı iptal ettikten sonra, Avustralya, ABD ve İngiltere ile nükleer güçle çalışan denizaltılar yapmak için iş birliğine girdi. Avustralya en son teknolojilere ilgi duyabilir ama bu anlaşmanın stratejik önemi teknolojik yönden çok daha önemli.

Burada ABD yönetiminin Afganistan’dan utanç verici çekilme ile hatalarını gizlemek ve ilgisini saldırgan olarak Çin’e yöneltmek için çok hesaplı bir adımı ve görünür bir ittifak değişikliğini içeren bazı önemli noktalara işaret etmek gerekiyor. ABD, Afganistan’ı terk ettikten sonra istediği her yerde karaları ve denizleri kontrol edebilecek bir “güç” olarak yeniden yükselmek için güç gösterisinde bulunuyor. ABD, Afganistan’la artık ilgilenmediği için, dikkatini Çin’e odaklanmaya yöneltti ve bu geri çekilme ilan edildiğinden bu yana öngörülüyordu ama bu beklenmedik ittifak yoluyla değil.

ABD GÜÇ GÖSTERİSİNDE BULUNUYOR

AUKUS birliği bazı çok önemli gerçekliklerini ortaya koydu. Bir ittifak değişikliğine tanık olundu ve “ABD-Avrupa yakınlığı” azalıyor gibi görünüyor. Şimdi, Afgan bilmecesi sona ererken, artan bir gergin ortamda daha önce Çin ile ABD adasında bu kadar kalmadığı için, Avrupa Birliği’nin (AB) sorunlarla ilgilenmesi kolay değil.  AUKUS nükleer silahlar edinmenin ötesinde, Çin’in Güney Çin Denizi’ndeki etkisine karşı çıkmak için önemli bir girişim. Bu kesinlikle Avustralya adına saldırgan bir adım ve sürekli “Çin tehdidi teorisinden” bahsetmek bölgeye bir fayda sağlamaz. Anlaşmanın fiilen gerçekleştirmesi yıllar alacak ama daha şimdiden bölgede güvensizlik dalgalarını başlattı.

Endonezya ve Malezya Avustralya’nın nükleer enerjiyle çalışan denizaltılara sahip olma planını şiddetle kınadı. Avustralya’nın bölgedeki müttefiki olan Singapur bile endişelerini belirtti ve böyle bir baskıya karşı endişeli olduğu açık. ABD bir kez daha, bütün bu olay boyunca emperyalist bir tutum olan tek taraflılık borazanını çalıyor ve emperyalizm ile militarizm arasındaki ilişki açıkça burada egemen. Hiç şüphesiz ABD, bencil ekonomik çıkarlarını güven altına almak ve bunlarla devam etmek için askeri araçları kullanmayı tasarlıyor ve AUKUS yoluyla, Avustralya ABD’nin hegemonik tasarılarının başka bir piyonu gibi görünüyor. 

AUKUS HİNT-PASİFİK’TE SİLAHLANMA YARIŞINI TETİKLEYECEK

ABD, İngiltere ile Avustralya, savaşın vurduğu ülkelerin yaralarını sarmak ve rehabilite etmek, Covid-19 sonrası normalleşme ile ilgili iş birliği yapmak, ekonomik iş birliği ve yumuşak güç etkisine odaklanmak yerine, bölgenin bu askerileştirilmesi yoluyla bölgesel gerginlikleri artırıyor.

Nükleer güçle çalışan denizaltıları birkaç yıl denize indirilmeyecek ama nükleerden azade olacağı varsayılan görece barışçıl bir bölgede olaylar ısınmaya başladı ve ASEAN ülkeleri Avustralya’nın askeri ve nükleer genişlemesinden korkmuş hissedebilirler. Bu pakt Hint-Pasifik’te bir silahlanma yarışını tetikleyecek ve gelecek yıllarda bölgenin bütün jeopolitik mimarisini şekillendirecek.