Atlantik Konseyi, Çin’e karşı 76 sayfalık Soğuk Savaş yol haritası yayımladı. ABD merkezli kurum tarihinde ilk kez bir metni imzasız olarak servis ederken, yayımlanan raporun başlığı Soğuk Savaş’ın ünlü metni Uzun Telgraf’a referans veriyor. Çin Dışişleri ülkenin liderini hedef alan raporu “korkaklık” olarak tanımladı.

Haber: Gökhun Göçmen

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) başkenti Washington’a 1946 yılında bir telgraf ulaşır. Telgrafı gönderen ABD’nin Moskova büyükelçiliğindeki diplomat George Kennan’dır. ABD diplomat, “uzun telgrafında” özetle Moskova ile Washington arasında herhangi bir uzlaşı ihtimalinin olmadığını ve Sovyetler Birliği’nin kendi içindeki nedenler dolayısıyla çökeceğini iddia eder. Yıllar sonra Soğuk Savaş’ın fikri temellerinin atıldığı makale bugün Amerika’nın gündemine Çin Halk Cumhuriyeti vesilesiyle yeniden girdi.

ABD dış politikasının şekillenmesine önemli katkılar sunan Atlantik Konseyi, “Long Telegram” adıyla yeniden yayımladığı makale ile bu kez geçmişten farklı olarak Çin’e karşı izlenmesi gereken yol haritası hakkında tavsiyelerde bulundu. 76 sayfalık makalenin isimsiz olarak yayımlanması soru işaretlerini beraberinde getirdi. Atlantik Konseyi yaptığı açıklamada, yazarın görüşlerinin olağanüstü önemde olduğunu ve bu nedenle tarihlerinde ilk kez böylesine bir kararı aldıklarını belirtti.

DOKTRİNDEN “OPERASYONA” GEÇME ÇAĞRISI

ABD’nin önceki başkanı Donald Trump’ın Çin ile ilişkileri “stratejik rekabet” ve “merkezi meydan okuma” olarak tasvir etmesinin doğru olduğunu savunan rapor, buna karşın alınan kararların doktrin düzeyinde kaldığını öne sürdü. Raporda “Meselenin özünde ‘stratejik rekabet’ operasyonel bir kapsamlı strateji değil, doktrinel bir yaklaşımdı.” denildi.

Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) aradan geçen yıllar içerisinde “Sovyetler’de neyin yanlış gittiğine” dair kapsamlı bir çalışma yaptığını aktaran rapora göre, herhangi bir dış müdahale olmadan Beijing’de bir değişimin yaşanması mümkün gözükmüyor.

ÇKP ARASINA KAMA SOKMA RÜYASI

ABD’nin bu zamana kadar Çin’e karşı incelikli bir çizgi izlemediğini, doğrudan sosyalist sistemin düşman ilan edildiğini hatırlatan rapor, Biden yönetimine “yönetim biçimini değil Cumhurbaşkanı Xi Jinping’i hedef al” mesajı verdi. ÇKP arasında görüş ayrılıkları ve kişisel husumetlerin olduğunu tahayyül eden rapor, kısa vadede Washington’la “uyumlu” bir liderlik, uzun vadede ise sistemin sorgulanacağı bir atmosfer yaratma niyetini gizlemiyor.

Atlantik Konseyi, Longer Telegram (Uzun Telgraf) isimli isimsiz raporu ile Çin’e karşı Soğuk Savaş tavsiyelerini sıraladı.

Rapor ayrıca Kültür Devrimi’nden bu yana ÇKP ve Çin halkı arasında yaşama standartlarının gelişimine dayalı bir sosyal sözleşme olduğunun altını çizerek, ekonomik saldırıların Cumhurbaşkanı Xi’nin itibarına zarar verebileceğine bel bağlamakta. Atlantik Konseyi’nde yayımlanan rapora paralel olarak ABD medyasında söylem değişikliğinin yaşandığı gözlemleniyor. 30 Ocak tarihinde New York Times yazarı Nicholas Kristof, “Biden’ın kâbusu Çin olabilir” başlığını taşıyan makalesinde “Xi ve Çin arasında bir ayrıma gidelim. İlkini eleştirirken diğerini şeytanlaştırmayalım.” değerlendirmesinde bulundu.

ÇİN VE RUSYA DOSTLUĞUNU BİTİRME HAYALİ

Atlantik Konseyi raporu, ÇKP içinde ihtilaf yaratmak kadar Çin-Rusya dostluğunun da bitirilmesinde ısrarcı.

ABD stratejisinin dört ana sütundan oluştuğu aktaran (askeri güç, doların küresel rezerv statüsü, teknolojik liderlik ve değerler konusunda öncülük) rapor, 10 maddelik görevler listesinde Beijing ile Moskova hattının birbirinden ayrılması gerektiğini duyurdu. Raporda bu bağlamda “ABD, sevsin ya da sevmesin Rusya ile ilişkilerini yeniden dengelemek zorunda. ABD’nin ittifaklarını kuvvetlendirmek kritiktir. Rusya ve Çin’i gelecekte birbirinden ayırmak da aynı önemde.” ifadeleri kullanıldı.

Soğuk Savaş döneminde eski ABD Başkanı Richard Nixon, Çin’i Sovyetler Birliği’nden ayrı bir yere konumlandırmak istemişti. O yıllarda izlenen politikanın şimdi tersinin uygulanabileceğini dile getiren Batı basını bir süredir “Tersine Nixon” stratejisini Washington’a öneriyor. Buna karşın Çin ve Rusya arasındaki ilişkiler, tarafların vurguladığı üzere askeri alan da dâhil olmak üzere en parlak günlerini yaşıyor.

KIRMIZI ÇİZGİLER, REKABET VE İŞ BİRLİĞİ ALANLARI

ABD merkezli kurumun raporunda dikkat çeken bir diğer nokta Çin ile kurulacak ilişkilerin kompartımanlara ayrılmış olması. Rapor askeri güç kullanımının gerekli olduğu 5 kırmızı çizgi alanı “nükleer/biyolojik saldırı, Taiwan adası, Güney ve Doğu Çin denizi ile ABD’nin müttefikleri ile çatışma” olarak kurgularken, yaptırım öngören ulusal güvenlik endişesi kümesine “Hindistan’a dönük siyasetler, ‘insan hakları’ ve siber saldırı ihtimalleri” ekleniyor.

ABD ve Çin arasındaki iş birliğinin ise Washington’ın yararına olmak koşuluyla “iklim değişikliği ve salgınla mücadele” gibi konuları kapsayabileceği vurgulanıyor.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin, Soğuk Savaş arzusunun zamanın eğilimine ters olduğunu vurguladı.

ÇİN’DEN YANIT: KARANLIĞIN ARKASINDAKİ KORKAKLIK

Amerikalı kurumlar ve ana akım basında yer alan Soğuk Savaş dayatmalarının Beyaz Saray’da nasıl yankı bulacağı şimdilik belirsizliğini korurken, Çin’den Atlantik Konseyi’ne yanıt gecikmedi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin, günlük basın toplantısı sırasında şunları konuyla ilgili olarak şunları kaydetti:

“Raporun yazarının kimliğini gizli tutması sadece karanlık motivasyonu ve korkaklığı kanıtlıyor. Herhangi bir “yeni Soğuk Savaş”ı veya ideolojik çatışmayı kışkırtmak, zamanın eğilimine ve insanların iradesine aykırıdır. Rejim değişikliği ve Çin’i kontrol altına alma çabası, korkunç bir hayalden başka bir şey değil. Atlantik Konseyi’nin isimsiz strateji belgelerinden Pompeo ve benzerlerinin ÇKP hakkındaki iftiralarına kadar her şey, birer söylenti ve komplo teorisi koleksiyonundan başka bir anlam ifade etmiyor. ÇKP her zaman halk için mutluluk, ulus için gençleşme ve dünya için iyilik peşinde olmuştur. ÇKP yaptığı her şey dürüstlükle ortada ve bundan dolayı haklı olarak destek alacaktır. Hiçbir iftira ya da çamur atma Çin’in ilerlemesini engelleyemez. Çin’in iç işlerine karışmaya ve siyasi sistemini değiştirmeye yönelik herhangi bir girişim halkın güçlü tepkisi ile karşılaşacaktır. Çin ve Amerikan hakları arasına anlaşmazlıklar ekme, Çin-ABD ilişkilerini uzlaşmazlığa ve çatışmaya sürüklemek isteyen şeytani niyetler başarısız olmaya mahkumdur.”