Hüseyin Vodinalı

Tam Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Afganistan’dan çekilmiş, Suriye ve Irak’tan da çekilme emareleri gösterirken, İran ile Azerbaycan arasında gerilim ortaya çıktı.

İran, 1 Ekim’de Azerbaycan sınırı yakınında askeri tatbikatlara başladı.

İran tarihinde ilk kez Azerbaycan sınırında askeri tatbikat yapıyordu. 

Tatbikatın yeri kadar adı da manidardı: Hayber Fatihleri

Hayber savaşı bilindiği üzere Müslümanlar ile Yahudiler arasında geçmişti.

Yani İran, İsrail ile silahlı insansız hava araçları alımı da dâhil askeri iş birliği yapan Bakü yönetimini “Yahudilikle” suçluyordu.

İranlı yöneticiler bir anda Azerbaycan’a karşı sert mesajlar göndermeye başladı.

İran Lideri Hamaney’in Twitter hesabında şu tehditkâr mesajlar yer alıyordu:

“Bir ülkenin güvenliği, ilerleme için tüm faaliyetlerin temel altyapısıdır. Başkalarına güvenerek güvenliklerini sağlayabileceğini düşünenler, güvenliklerini yabancılara emanet ettikleri için yakında darbe alacaklarını bilmelidirler.”

“İran’ın kuzeybatı komşularıyla ilgili sorunlar, uluslara güvenerek, komşu ülkelerin ordularının iş birliğiyle ve herhangi bir yabancı askeri gücün varlığından kaçınarak akıllıca çözülmelidir.”

“İran’ın kuzeybatısını ilgilendiren konularda İran Silahlı Kuvvetleri yetki ve bilgelikle hareket ediyor. Başkalarının da akıllıca hareket etmesi ve bölgenin sorunlarla yüzleşmesine izin vermemesi iyi olur. ‘Kardeşleri için çukur kazanlar, içine ilk düşenler olacaktır’.”

İran’ın tepkisine şu 5 olay yol açmıştı:

-Azerbaycan’ın (İran’ın can düşmanı) İsrail ile fiili ittifakı. Bu ittifakı geçen seneki Karabağ Savaşı’nda açıkça görmüştük. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev İran’ın tüm tepkilerine karşı bunu sürdürmeye kararlı olduğunu, önceki gün (04.10.2021) İran-Azerbaycan sınırındaki Cebrail’de yeni açılan askeri üsteki törende verdiği fotoğrafla gösterdi. Üssü gezen Aliyev’in arka planında İsrail’in kamikaze droneları “Harop”lar açıkça görünüyordu. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan 30 Eylül’de Tahran’daki Azeri temsilciliğine ilettiği mesajda “İran İslam Cumhuriyeti, İsrail’in ulusal güvenliği tehdit oluşturmaması için gerekli olan her şeyi yapacak.” dedi.

-Belki daha da önemlisi Azerbaycan-Türkiye ticaretini açan Zengezur Koridoru. Bu koridor İran’ın ticaretteki önemini azaltacak. Zengezur Koridoru, sadece Türkiye Azerbaycan arasında değil, geniş açıdan bakıldığında Çin’den gelen “Kuşak ve Yol” Orta Koridoru için de açılım noktası. Bu bakımdan Zengezur’un stratejik önemi çok büyük. İran da Çin ile 2021 Mart’ında imzaladığı devasa 25 yıllık ve 400 milyar dolarlık stratejik iş birliği anlaşması ile Kuşak ve Yol’un Batı Asya’daki kilit ülkesi olmaya soyunuyor. Ortada yeni Asya yüzyılı için bir rekabet de söz konusu. 

– Bakü ile Tahran arasındaki gerilim, Bakü’nün İran’ın büyükelçisi Seyyed Abbas Mousavi’yi Dışişleri Bakanlığına davet etmesiyle 11 Ağustos’ta tırmanmaya başladı. Görüşme, İran’dan Ermenistan’a yük taşıyan ve Goris-Kapan kara yoludan Karabağ bölgesinden geçen İranlı kamyon şoförleriyle ilgiliydi. Azerbaycan yeni kurtarılan topraklarından Ermenistan’a giden İranlı kamyoncuları gözaltına alıyordu. Ayrıca Bakü, Ermenistan’a mal ve yakıt taşıyan İran kamyonlarına 130 dolarlık yol vergisi de uygulamaya başladı. Azerbaycan, Ermenistan ile altı hafta süren yoğun çatışmalar sırasında geçen yıl otoyolun kontrolünü yeniden ele geçirmişti.

-Azerbaycan, Pakistan ve Türkiye’nin 21 Eylül 2021’deki “Üç Kardeşler 2021” isimli üçlü askeri tatbikatları. Üçünün de bayrağının hilal ve yıldız olduğunu düşünürsek ve Pakistan’ın da Azerbaycan gibi (NATO üyesi) Türkiye ile kardeş nadir ülkelerden olduğunu göz önüne alırsak, buna bir da Pakistan’ın nükleer bir güç ve aynı zamanda İran’daki ayrılıkçı Beluci hareketi Cundullah’a da ev sahipliği yaptığını bir tarafa koyarsak, bunun Tahran’a bir anlamda kuşatılmışlık hissi vereceğini söylemek yanlış olmaz.

– İran Kuvvetleri Komutanı Kiyumars Haydari 1 Ekim’de tatbikat başlamadan saatler önce yaptığı açıklamada “IŞİD militanlarının bölgeyi terk edip etmediğinden emin değiliz.” dedi. İran’ın kuzeybatı kesiminde IŞİD varlığı olduğunu ileri süren Haydari, bunların “Ermenistan-Azerbaycan çatışması sırasında, taraflardan biri tarafından bölgeye davet edildiğini” savundu. Haydari, IŞİD ile bağlantıları olan İsrail’in Güney Kafkasya’da bir varlığı bulunduğunu ve İsrail ajanlarının İran sınırı yakınlarında faaliyet gösterdiğini iddia etti.

Bu 5 faktör Batı Asya’da gerilimi bir hayli arttırdı ve arttırmaya da devam edecek gibi görünüyor.

İran ile Azerbaycan’ın 700 kilometrelik sınırı bulunuyor. 

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan işgalinden kurtarılmasının 1. yıl dönümünde ziyaret ettiği Cebrail şehrinde yaptığı konuşmada İran’a tepki gösterdi ve ”Azerbaycan, İsrail’i bu bölgelere getirmiş. Gözlerini açıp görsünler. İsrail’i burada nerede gördüler. Burada tek bir kişi yaşamıyor. Burada bina yok. Kanıt var mı? Kanıt yoksa herkes söylediklerinden sorumlu tutulmalıdır.” dedi.

Gerilim sürerken bu kez 4 Ekim’de Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te Gürcü ordusuyla birlikte tatbikata başlayan Türkiye ve Azerbaycan ordularının, 5-8 Ekim tarihleri arasında Nahçıvan’da tatbikat yapacağı açıklandı.

Oysa 2020’deki 44 günlük Karabağ savaşı sırasında (300 bin Ermeni ve kabaca 25 milyon Azeri Türkü kökenli vatandaşı olan) İran, Erivan ile Bakü arasında müzakere yoluyla bir çözüm isterken, Karabağ’ın Azerbaycan’a ait olduğunu açıkça belirtmişti.

Şimdiyse İran, Putin’in inisiyatifiyle Rusya-Suriye-İsrail ve Lübnan’ın (belki Mısır ve Ürdün de) da katıldığı veya katılma olasılığının bulunduğu yeni bir anlaşma ile Suriye’yi terk etmeye hazırlanıyor.

Bu biraz iddialı bir konu olmakla birlikte emareler mevcut.

İran bundan sonra “Şii Hilali” yerine giderek önem kazanan bölgesinde etkili bir devlet olmaya hazırlanıyor.

Özellikle Afganistan’dan ABD’nin kaçarcasına çıkışı, Tahran’a ve diğer tüm bölge ülkelerine yeni bir alan yarattı.

Şimdi oluşan yeni jeopolitik resimde herkes kendine yeni bir yer bulmaya çalışıyor.

İşin iyi tarafı, bunun artık ikili ve çoklu çatışma ile gerilimler yerine diyaloglar çerçevesinde çözümünü sağlayacak yeni Asya merkezli platformlar var.

Shanghai İş Birliği Örgütü, Kuşak ve Yol İnisiyatifi, Avrasya Ekonomik Birliği, BRICS, Astana Süreci, Soçi Süreci, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü vs.    

Olası bir İran-Azerbaycan Savaşı, ne Rusya’nın, ne Çin’in, Ne Türkiye ve Pakistan’ın ne Avrupa’nın veya Hindistan’ın, hiç bir Asya veya Avrasya ülkesinin işine gelmez.

Böylesi bir gerilim veya çatışmadan tek fayda sağlayacak merkez Atlantik’tir.

Yani başta İsrail, ABD ve İngiltere olmak üzere, gerilemekte olan küresel batılı kapitalizm.

Özetlersek…

Azerbaycan-İran geriliminin kazananı ABD, İsrail ve İngiltere olurken, kaybedenleri tüm Avrasya ülkeleri olacaktır.    

Gerilimin azaltılması ve diyalog yoluyla çözümlerin üretilmesi için Rusya ile Çin’in devreye girmesinde yarar vardır.

Türkiye’nin de kendisine felaket getiren (ABD-İsrail-Körfez Arapları iş birliğiyle) Suriye deneyiminden sonra Kafkasya’da İsrail’i bölgeye sokmaması barışa ve güvenliğine hizmet edecektir.