China Daily /  Amitendu Palit

Gina Raimondo’nun Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ticaret Bakanı olarak 15-18 Kasım arasında yaptığı Asya’ya ilk ziyareti Asya-Pasifik bölgesinde ABD’nin Donald Trump’ın başkanlığı döneminde (2017-20) Asya ile ilgilenmesi konusundaki önemli hayal kırıklığının sonrasına denk geldi. Hayal kırıklığı özellikle Trump yönetiminin, Hint-Pasifik fikrini vurgulamasına rağmen, bir bölge olarak Asya’ya bağlanmak için istek göstermemesi nedeniyle, özellikle ABD’nin Asya-Pasifik’teki savunma ve stratejik ortakları arasında daha yüksekti.

Raimondo, ABD ile Çin arasındaki artan gerginlikler ortamında Japonya, Singapur ve Malezya’yı ziyaret ettiği için, ziyaret bölgedeki ülkeler arasında, ABD ve Çin arasında tercih yapmaya zorlanıyor olabilecekleri duygusu nedeniyle endişeler yarattı. Bu endişeler Trump yönetiminin ticaret politikaları nedeniyle de arttı.

ABD TİCARET POLİTİKASINDA TUTARLILIK MÜMKÜN MÜ?

ABD’nin Trans-Pasifik Ortaklık (TPP) anlaşmasından çekilmesinden Japonya ve Güney Kore ile var olan serbest ticaret anlaşmalarını revize etmesiyle başlayarak, ABD ticaret politikası, ABD’nin bölgesel ilişkileri korumak için çaba göstermeden ticareti ulusal çıkarlarını maksimize etmek için kullandığı şeklinde işaretler gönderdi. Öte yandan, Raimondo’nun Asya’da ziyaret etmek için seçtiği ülkeler ilginç. Japonya ve Singapur, ABD ile on yıllardır savunma ve askeri ilişkilere sahip. ABD ayrıca Malezya ile yıllardır güvenlik iş birliği yapıyor. Ve bu üç ülke Asya-Pasifik’in en önemli ekonomileri arasında değil, aynı zamanda Kapsamlı ve Yenilikçi Trans-Pasifik Ortalık Anlaşması’nın (CPTPP) üyeleri. Trump’ın ABD’yi TPP’den çıkarmasından sonra. Geri kalan ülkeler Japonya, Kanada ve Avustralya’nın liderliğinde CPTPP’yi oluşturdu.

Japonya, Singapur ile Malezya’nın ABD için bölgedeki uzun dönemli güvenlik ve ekonomik çıkarları bakımından hayati olduğu göz ardı edilemez. Bu üç ülke CPTPP’nin üyeleri olarak yeni üyeler gruba katıldığı zaman mevcut üyelerin çıkarlarının korunması bakımından kilit bir rol oynayacaklar. Çin, CPTPP’ye üye olmak için resmen başvurdu. ABD’de Asya-Pasifik’e dönmeye ve bölgede etkisini hissettirmeye çalıştığı için bölgedeki ticari ve ekonomik ilişkilere bağlı kalması önemlidir. Bu ayrıca ABD ticaret politikasına tutarlılığın geri dönmesinin de işaretini veriyor. 

ABD, ÇİN İLE REKABETÇİ BİR İLİŞKİ SÜRDÜRMEK İÇİN ASYA’YA BAĞLI KALMALI

Ticari ilişkilere ikili temelde karar veren seleflerinin aksine, biden yönetimi ticaret ortakları ile ilişkilerine bölgesel temelde odaklanmaya niyetli görünüyor. ABD’nin Hint-Pasifik için ekonomik bir çerçeve yönünde çalışma niyeti ticarete bölgesel odaklanmayla yakından bağlantıdır. ABD Hint-Pasifik bölgesinin, tasarımı için kural temelli bir çerçeve olmadan, kendi avantajı için anlamlı bir ekonomik bölge olarak gelişmeyeceğini anladı. Çerçevenin unsurlarının henüz belirlenmemiş olmasına rağmen, ABD’nin yarı iletken tedarik zincirleri dâhil hayati tedarik zincirlerini korumakla ve hayati teknolojiler ile temiz enerjiye odaklanmayla ilgilenmesine bakarak, bunlar çerçevenin büyümesi için temel olabilir.

Raimondo’nun Asya ziyareti aynı zamanda ABD ve Çin devlet başkanları arasında yapılan video zirve zamanına denk geldi. Zirve iki tarafın gerginlikleri azaltmak için çaba gösterdiğini ortaya koydu. Açıkçası Biden, Xi Jinping ile 16 Kasım’da yaptığı görüşmede, bu yöndeki çabaları Çin ile “çatışma “değil “rekabet” niyeti olarak tanımladı. Ancak ABD’nin Çin ile rekabetçi bir ilişki sürdürmek için Asya’ya bağlı kalması ve ilgilenmesi gerekecek. ABD Ticaret Bakanı’nın ziyaretinin başarmayı amaçladığı şey buydu. Çin-ABD rekabetinin çatışmaya yol açmamasını sağlamak asıl sınav olacak.