Global Times / Xin Ping

Avustralya, savaş suçu ithamlarının ardından Afganistan’da kalan bütün güçlerini çekeceği ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetimi çekilme kararı aldığı için şimdiye kadarki en uzun savaşa bir son verildi. Ancak zarar verilir ve tarih yanlış anlatılır, gerçekler gizlenir ve adalet yerine getirilmezse yaralar ve acılar açık kalacaktır.

“Afganistan’daki iyi savaş”, tam anlamıyla tam tersidir. Kasım 2020’de Brereton Raporu, Afganistan’daki Avustralyalı askerlerin görevi kötüye kullanmasıyla ilgili dört yıllık soruşturmanın ardından yayınlandı. Ayrıntılı raporun gösterdiği şey, bazı insanların ifade ettiği gibi, Avustralya Savunma Gücü (ADF) tarafından işlenen mezalim sadece “buzdağının görünen yüzüdür.”

Raporda, “ADF üyeleri tarafından veya onların dâhil olduğu 39 yasa dışı adam öldürme iddiaları ve ABD üyelerinin kontrol altındaki insanlara zalimce davranmasıyla ilgili ayrı iddiaları ortaya koyuyor.” Açıkçası, raporda bu suçların hiçbirinin sıcak savaş sırasında işlenmediği kabul ediliyor. Kurbanlar savaşa katılmayan veya artık savaşçı olmayan kimselerdi. Halen bazı failler hizmet vermeye devam ediyor. Rapora göre, acemi askerler bir mahkumu öldürerek “kan görmeye’’ alışmasıyla ilgili 101 dersini almaya zorlandı. Bu nasıl çalışıyor? Bir askeri devriye komutanı bir kişiyi kontrol altına alıyordu ve daha sonra acemi asker onu öldürmeye yönlendiriliyordu. Diğer askerler daha sonra bir çatışmaya girilmiş numarası yapıyor, operasyon raporu ve incelemenin saptırılması için bir “göstermelik hikâye” yaratılıyordu. Hiç kimseye bir şey söylemesine izin verilmiyordu. Sessizlik kuralı, pürüzsüz bir talep zincirini ve soğukkanlı bir cinayetin kasten normalleşmesini sağlıyor.

Aslında, olaya dâhil olan insanları sorumlu tutmaya çalışan bağımsız habercilik ve soruşturma devam ediyor. 2009 yılında çekilen fotoğraflar, Avustralya askeri üssünün bulunduğu Uruzgan bölgesinde Avustralyalı askerleri ölü bir düşmanın protez bacağından bira içerken gösteriyor. 2015 yılında Afganistan’da konuşlu askerler, Avustralya askeri kültürünü çalıştığı varsayılan bir araştırmacıya görevi kötüye kullanmayı ve hatta açık savaş suçlarını itiraf ettiler. Araştırmacı Dr. Samantha Crompvoets’e, ADF’de seçkin bir grup olan Özel Hava Hizmetleri Alayı askerlerinin, Taliban sempatizanı olduğunu düşündükleri iki 14 yaşındaki Afgan çocuğun cesetlerini nehre atmadan önce de boğazlarını kestikleri söylendi. Avustralya Yayın Kurumu’na (ABC) 2017 yılında sızdırılan savunma belgeleri, sivillerin öldürülmesi ve cezasız kalmasının hesabının verilmesi sonucunu ortaya çıkardı.

Avustralya hükümetinin resmi tepkileri dünyayı hayal kırıklığına uğratmaya devam ediyor. Askerlerle ilgili olumsuz bulgular ve uyarı işaretleri ihmal edildi, en baştan önlem alınması suçların önlenmesinin önüne geçebilirdi. Gerçeklerle yüzleşmede isteksiz hareket etme, sorumlu davranmama ve askeri kültürde reform yapma konusunda başarısızlık, görevi kötüye kullanma, ortaya çıkarma ve özürlerin ölü döngüsünü oluşturmuş gibi görünüyor. Yerel halk ve insan hakları gruplarının şikâyetleri “Taliban propagandası” veya tazminat alma girişimi olarak reddedildi. Brereton Raporu, iddia edilen suçlamaların sorumluluğunun “yüksek makamlara uzanmadığına” karar verdi.

AFGAN HALKI ADALET ÇAĞRISINDA BULUNDU

Avustralyalı siyasetçiler, aynı standarda göre diğer ülkeleri suçluyorlar, Afganistan’da sivillerin öldürülmesi ve diğer şiddet suçlarının insanlığa karşı suçları oluşturması ve suçluların bedelini Cenevre Sözleşmeleri ve ilgili protokollere uygun olarak ödemesi gerektiğini savunuyorlar. Avustralya’da iç yargılama modeli etkili ve yeterli bir şekilde işlemediğinde, Uluslararası Ceza Mahkemesi ciddi insan hakları ihlalleri vakalarında karar vermek için uygun bir yer olabilir. İnsanlar öldürülemez ve unutulamaz. Afgan halkı, itirafı ve pişmanlığı duymayı hak ediyor.

Afgan halkı adalet çağrısında bulundu. Afgan hükümeti, insan hakları ihlallerini güçlü biçimde kınadı ve onları bağışlanamaz olarak düşünüyor. Afganistan Dışişleri Bakanlığı, faillerin tespit edilmesi ve adaletin önüne çıkarılmasını sağlamak amacıyla Afganistan’da Avustralyalı askerlerin işlediği günahların soruşturulması için Avustralya hükümetiyle çalıştığını açıkladı. Afghanistan Times gazetesindeki başyazıda, Canberra yönetiminin yapabileceği en iyi şeyin savaş suçlarını en şeffaf şekilde soruşturmak olduğu vurgulandı.

İnsan hakları uzmanları, Avustralya hükümetine soruşturma sürecine doğrudan ilgili insanların katılmasını sağlaması çağrısı yaptı. Afganistan İnsan Hakları ve Demokrasi Örgütü Başkanı Hadi Marifet, ceza soruşturmasına mağdurların dâhil edilmesinin adaletin sağlanmasında ilk adım olduğunu ifade etti. Afganistan Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Şehrazad Ekber, Afgan güçlerinden görgü tanıklarının Avustralyalı askerlerin soruşturulmasına yardımcı olmaya katılması gerektiğine işaret etti. Ancak bu tür bir dürüstlük çok şey istemek olabilir.

Avustralya zaten, bir Afgan çocuğun öldürülmesini tasvir eden bilgisayar grafiğinden rahatsız olmuş ve çıldırmış, hatta buna “sahte fotoğraf” damgası vurmuştu. Ciddi biçimde insan haklarını savunmak meğerse afiş sallamaktan çok daha zormuş. İnsan hakları sorunlarını doğrudan kabul etmek olağanüstü cesaret gerektiriyor, hataları özellikle kendi yaptığı hataların üstesinden gelmek çok daha fazla çaba gerektiriyor. Tasını tarağını toplayıp gitmenin zamanı yaklaşırken, Avustralyalı ve diğer Batılı güçlerin Afganistan’da geride ne bırakmak istediklerini acilen düşünmesi gerekiyor. Seçenekler masada, düzenli ve sorumlu bir çekilmenin ardından barış ile istikrar veya zorla girme ve insan hakları ihlallerinin devam etmesi.