Çin’in aşırı yoksulluğu ortadan kaldırmadaki makro temeli, bağımsız politika belirleme ve uzun vadeli planlamaya izin veren yönetim sistemidir. Bununla birlikte, Çin’in yönetim sistemi ülkeyi bugün olduğu yere getirmek için ne yaptı?

İlk olarak, yoksulluğu azaltmanın temelinde, Çin’in, ülkenin büyümesinde önemli güç olan sosyalist piyasa sistemini kullanması yatmaktadır. Ayrıca, özel girişimcilik büyümenin ve dolayısıyla yoksulluğun azaltılmasının da itici gücü olurken, dış baskıya rağmen, Çin, kamu iktisadi teşekküllerinin (KİT) büyük rolünden hiçbir zaman vazgeçmedi. 

Çin’in KİT’leri, ekonominin kimin için çalıştığını kontrol ederken, halka demokratik bir üstünlük sağlıyor. Çin sistemi altında, KİT’ler, aslında sermaye teşvikleri için çalışmak yerine, ülkenin uzun vadeli programlarıyla bağlantılı olarak çalışıyor.

Örneğin, 2017 yılında, merkezi olarak yönetilen KİT’ler, aşırı yoksulluğun olduğu bölgelerde bin 500’den fazla yoksullukla mücadele projesini uygulamaya koydu. KİT’ler, politika yapıcıları, 30 milyon insanı tam yoksulluktan kurtarmakla ilgili planları takip etmekle görevlendirdi.

Bu amaçla, 2018 yılında, tüm merkezi KİT’ler, yoksulluğu azaltmak için bürolar kurdu. 2018 yılında, yoksulluğu azaltma projeleri için 15,4 milyar yuan (2,38 milyar dolar) toplandı. 2020 yılında, KİT’lerin, yoksulluğu azaltma projelerine yatırdığı miktar neredeyse 100 milyar yuana (15,47 milyar dolara) ulaştı.

TÜM EGEMEN DEVLETLER KENDİ SİYASİ EKONOMİK SİSTEMİNİ SEÇME ÖZGÜRLÜĞÜNE SAHİP

Çin’i başarısı o zaman, dogmatik olmamasından kaynaklandı. KİT’lerin özel teşebbüsler karşısında yararlarını değerlendirdiği zaman, Çin, yoksulluğu azaltmadaki rolleri söz konusu olduğunda, açıkçası her ikisinin de avantajları olduğunu gördü. Sonuç olarak, bütün ülkelerin takip etmesi gereken ilke, tüm egemen devletlerin kendi siyasi ekonomik sistemini seçme özgürlüğüne sahip olmasıdır. 

İkincisi, Çin’in kamu altyapısı yatırımları, aşırı yoksulluktan kurtulmada önemli bir unsur oldu. 1994’ten 2000 yılına kadar, aşırı yoksul 80 milyon Çin vatandaşını bu durumdan kurtarmak çabaları kapsamında, 529 yoksul bölgeye karayolları yapımı için her yıl toplam 920 milyon yuan (140 milyon dolar) harcama yapıldı. Bu çaba, 2020 yılında Çin’deki her köyün yıl sonuna kadar asfalt yollara erişiminin olacağı sözüyle sonuçlandı.  

Yoksullar için bu, piyasaya girişi düzelterek yoksulluğu azalttı ve hizmetler ve ekonomik fırsatlara erişimi artırdı. Dahası, altyapı inşası, ekonomideki harcamaları teşvik eden büyük istihdam fırsatları sağlamıştır. Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin altyapı projelerinin küresel güneyde büyük ilgi görmesinin nedeni bu kanıtlanmış başarıdır.

Bu altyapı çalışmaları, mühendislere olan talebin artmasında da rol oynadı.  Şahsen tanık olduğum gibi, Çin üniversiteleri, Çin altyapı devrimine katılabilmeleri için çiftçilerin ve işçilerin çocuklarını giderek daha fazla eğitiyorlar. Yukarı doğru hareketlilik ve eğitim başarısı, sosyal durgunluğun umutsuzluğa yol açtığı düşünce yoksulluğunun ideolojik temellerini oluşturduğu için bu eğitim fırsatı, beklenmedik faydaları daha da artırıyor.

Coğrafi unsurlar nedeniyle altyapı gelişiminin çok zor olduğu yerlerdeki tüm köylerin yeri değiştirildi. Bu özellikle, Çin Kırsalında Yoksulluğun Azaltılması ve Kalkınmanın Ana Hatları (2011-2020) projesine göre, ülkenin, en yoksul 14 bölgesinden 10’unun konumunun dağlık olduğu bölgeler için geçerliydi. 

Çin’in güneybatısındaki Atulie’er köyünün sakinleri, köylerinden ayrılırken uçuruma tırmanmak için ip merdiven kullanırken, bu köylüler, modern aletler, tuvaletler, su, gaz ve elektrik bulunan yeni dairelere yerleştirildiler. 

BATI ÜLKELERİ ÇİN’İN DENEYİMLERİNDEN YARARLANMALI

Tabii ki, Çin’in bir bütün olarak zenginleşmesi, kırsal kesimlerden, daha fazla istihdam fırsatının bulunabileceği kasabalar ve kentlere doğru bir hareketin hikâyesi olmuştur. Çin’in öngörüsü, kırsal bölgelerden kente göç için hazırlık aşamasında kent merkezlerinin erken inşasına yol açtı. Çin’de, bir zamanlar “hayalet kentler” olarak bilinen ve Batı medyasına alay konusu olan kentler şimdi doluyor. Bolca konaklama imkanlarına sahip bu yeni kentler, yaygın gecekondu mahalleleri ve aşırı kent yoksulluğu felaketi olmadan Çin kentleşmesine yol açtı.

Üçüncüsü, Çin’de aşırı yoksulluğu ortadan kaldırmada hayati öneme sahip ve Batı’da çok fazla bahsedilmeyen, Çin Komünist Partisi (ÇKP) üyelerini, yoksulluğu kaldırma çabalarına yardımcı olmak için harekete geçirme becerisidir. Yoksulluk sorununu para yardımıyla çözmeye çalışmak, basitçe iyi bir çözüm değil ve bunun farkında olarak, ÇKP üyelerinin, yoksulluğu kendilerinin tecrübe etmesi ve hedef tepkinin belirlenebilmesi için yoksullarla çalışması gerekiyordu.

Örneğin, Çin’in orta kesimindeki Hunan eyaletinde bulunan Shibadong köyünde, yaşamda ciddi sıkıntılar çeken birkaç kişi yeterli çalışma etiğinden eksik bulundu.  Birçoğunun, maaşlı istihdam yaratma becerisi yoktu. Bu, arıcılık ve meyve yetiştiriciliği gibi endüstrileri teşvik etmek için özel bir eğitime olanak sağladı. Bununla birlikte, dağ köyü Shibadong’da yol yoktu, internet kapsama alanı zayıftı ve interneti kullanma becerisi eksikti. Bu, malların pazara gönderilmesi ve büyük çevrimi piyasasına erişiminin imkânsız olduğu anlamına geliyor.

Desteklemeler, akıl hocalığı, eğitim ve altyapı düzeltmelerinin birleşmesi yoluyla Shibadong, gelişen bir köye dönüştü.  Buna ilaveten, aslında Shibadong köyünün gelişimini engelleyen tablo gibi dağlar, köyün kendisiyle birlikte, gelişen bir turizm sektörünün zemini haline geldi.

ÇKP’nin hedeflenmiş yaklaşımı, hükümeti, yoksulluğun azaltılması ve ekonomik kalkınmaya bir engel olarak görerek reddeden Batılı sağcı piyasa ideolojisi karşısında büyük başarılar elde ediyor. Aslında, belirli yönetim türü ve her sistemin doğası, dogmadan ziyade kendi meziyetlerine dayanmalıdır.

Ne olursa olsun, Çin’in, yoksulluğu azaltmadaki başarısı, devam eden bir süreç olsa bile, benzersizdir. Bu bakımdan, Batı’nın, küresel güneyde aşırı yoksulluğu yok etmede yardım ve müdahale yöntemleri etkisiz kaldığı için, Batı ülkelerinin, Çin’in önlemlerine daha fazla önem vermelerinin zamanı geldi.