CGTN / Matshidiso Moeti

Covid-19 salgını, bulaşıcı hastalıkların aşılar olmaksızın nasıl hızla yayılabileceğinin ve sağlığa, ekonomiye ve sosyal sistemlerde yol açabileceği zararın kesin bir hatırlatıcısı olarak duruyor. Kolektif iyiliğimize katkıları, küresel sağlık çevrelerinin ötesinde nadiren kabul edilmesine rağmen, aşılar her yıl milyonlarca yaşamı kurtarıyor ve dünyanın en başarılı sağlık müdahalelerinden biri olarak duruyor. Yine de bugün dünyada ihtiyacı olan aşılara ulaşamayan yaklaşık 20 milyon çocuk var ve birçoğu Covid-19 salgını yüzünden aşılanmayı kaçırma riskiyle karşı karşıya bulunuyor.

Covid-19’un küresel bir salgın olduğunun ilan edilmesinden bu yana aşılama dâhil kritik öneme sahip sağlık programlarına erişim durmuş durumda. Salgından önce Afrika’da her beş çocuktan biri kızamık, menenjit ve sarıhumma gibi tehlikeli hastalıklar karşısında korunmasız kaldı. Geçen yıl Afrika’da en az 15 ülkede rutin aşılama hizmetlerinin kesilmesi Afrika’da kızamık, kolera, sarıhumma ve Ebola salgınlarına yol açtı. Birçok ülke o zamandan bu yana rutin aşılama programlarına yeniden başladı ve aşılamada geri kalmama kampanyaları düzenledi, ancak bu yıl aşılama kapsama oranlarının yüzde 2-3 düşmesini bekliyoruz.

Aşılama Afrika kıtasında çocukların hayatta kalmasını sağlayan en güçlü araçlardan biridir. Son birkaç on yılda aşılamadaki ilerlemenin rahim ağzı kanseri, hepatit, Ebola ve menenjit A gibi hastalıklar üzerinde büyük etkisi oldu. Afrika’nın, Ağustos 2020’de azgın çocuk felcinden arınmış ilan edilmesi, 40 yıl önce çiçek hastalığının ortadan kaldırılmasından bu yana kıtadan ikinci hastalığın yok edildiğini gösterdi. Ve yeni aşılar zatürre, rotavirüs ve benzeri hastalıklara karşı korumak için kıtada uygulanmaya başladı. Bu zaferler, aşıların değerinin güçlü bir göstergesi olarak duruyor, kaybetmeyi göze alamayacağımız bir değer.

Bu yıl ana fikri “Aşılar Bizi Yakınlaştırıyor” olan Afrika Aşılama Haftası (24-30 Nisan) aramızda en savunmasız olanların korunduğu bir dünya yaratmaya doğru elde ettiğimiz kazançlar konusunda düşünme fırsatı olarak hizmet ediyor. Çocuk felci gibi hastalıkların artık tehlike olmadığı, bütün Afrikalı çocukların aşıyla önlenebilir hastalık tehdidi olmadan büyüyebileceği, daha dolu ve uzun yaşamlar yaşayabileceği bir dünya.

ÜLKELER RUTİN AŞILAMA İÇİN ERİŞİMİ ARTIRABİLİR

Covid-19 salgını geçici olarak bizim ilerlememizi engellemiş olabilir, ancak bu dünya için ilerlemeyi çok istemeliyiz. Harap olan şeyi yeniden inşa etmek, bunu şimdiki ve gelecek nesillere aşıyla önlenebilir hastalıklardan ve önlenebilir ölüm ile sakatlıklardan arınmış bir yaşamı garanti edecek bir yolla yapma şansına sahibiz.

Ülkeler, rutin aşılama için erişimi artırarak, sağlık sonuçlarını düzeltebilir ve evrensel sağlık güvencesini sağlamada çabalarını ilerletebilir. Ülkeler ayrıca, küresel olarak çocuk aşılarına harcanan her 1 dolar için ekonomik yararlarda 44 dolar dönüş sağladığı tahmin edilen aşılamanın dalgalanma etkisinden faydalanacak ve bu da aşılamayı tasarrufumuzdaki en etkili ve uygun maliyetli kamu sağlığı araçlarından biri yapacak.

Afrika’da devlet başkanları Ocak 2017’de Addis Aşılama Bildirgesini (ADI) onayladığı zaman, Afrika’daki herkesin -kim ya da nerede yaşıyor olursa olsun- aşılamanın tüm faydalarından yararlanmasını sağlamayı amaçlayan gelecekteki aşılama programları için zemin hazırladılar. Bugün bu taahhüt her zamankine göre çok daha önemlidir.

Başarılı olmak istiyorsak, her ülke bu taahhütleri yeniden vermeli, cesurca davranmalı ve acele etmelidir. Liderler, mali kaynakları rutin aşılama uygulamalarına doğru öncelikli hale getirmeli, herkese, her yerde aşı yapabilecek sağlık hizmetleri sistemlerine ve profesyonellere yatırım yapmalı, yerel liderleri güçlendirmeli ve aşılar konusunda güven oluşturmadır. Liderler aynı zamanda, kıtada aşı araştırma ile geliştirme, imal etme ve dağıtma konusunda ilerleme sağlamalıdır.

Bu, ülkelerin aşılama sistemlerini eşit biçimde oluşturmasına ve vatandaşların liderlerini sorumlu tutmasına olanak sağlamak amacıyla yenilenen siyasi ivme için çok önemli bir andır. Bu milyonlarca insanı önlenebilir hastalıklardan koruyacak ve hem Covid-19 salgını sırasında hem de salgından sonra güçlü ve sağlıklı toplumlar için sağlık sistemlerinin yeniden inşasının kritik bir bileşenidir. Aşılama yoluyla yaşamları kurtarma gücüne sahip olduğumuzda, aşıyla önlenebilir hastalıklar konusunda daha fazla yaşam kaybetmeyi göze alamayız.