Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hafta başında gerçekleştirilen kabine toplantısının ardından Türkiye’deki yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınına ilişkin yeni tedbirleri açıkladı.

Yeni tedbirlere göre artık kırmızı ve turuncu kategorideki çok yüksek ve yüksek risk grubundaki 58 ilde pazar günleri olduğu gibi cumartesi günleri de sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak. Açıklanan bir diğer kararda ise Ramazan ayı boyunca ülke genelinde hafta sonu sokağa çıkma kısıtlamasının uygulanacağı belirtildi. Ayrıca Ramazan’da lokanta ve kafeler paket servis ile sınırlandırılacak.

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bengi Başer, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Başer, Türkiye’deki Covid-19 salgınının gidişatını ve alınan yeni tedbirleri değerlendirdi.

Bir aylık bir süre içinde Türkiye’nin yüzde 80’lik bölümünün yüksek ve çok yüksek riskli bölge haline geldiğini aktaran Prof. Dr. Bengi Başer, vakaların artışındaki sorumluluğun cumartesi günleri ya da kafe ve restoranlara yüklenildiğini belirtti.

BİR ARAYA GELMELERİN ÖNLENMESİ GEREKİYOR

Türkiye’de mart ayı başında açılma kararı alınırken, “Henüz daha açılmaya hazır değiliz.” uyarısında bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Bengi Başer’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Yeniden açılımı yaparken her şeyi birden açtık. Bu Covid-19 salgınının en çarpıcı noktası insan hareketliliğinin artışıyla sürekli olarak yükselmesi. Bu hareketliliği azaltmak sadece cumartesileri kapatmakla değil, birçok alanda kapanmakla olabilir.

Bugün İngiltere nüfusunun neredeyse yüzde 60’ını aşılarken şunu yapıyor açılımda; açık havada bile bir arada olan kişi sayısı 5-6’yı geçmeyecek.

ALINAN TEDBİRLERE UYULMUYOR MU?

Önlemlere uyulması güç. Toplum liderleri örnek olursa toplumdan da yasaklara uyma gibi bir sonuç beklenir. Biz çok büyük kongreler yaptık. İnsanlar ‘Bir tek biz miyiz suçlu? O küçücük dükkânımızda biz mi hasta ediyoruz?’ diyor. Yasakları koyarken siz de uymalısınız. O yüzden yasaklara uymakla ilgili sorunlar çıkıyor. Yasak ve ceza uygulamaları bozuluyor. Bu söylemlerin altı doldurulmazsa yasaklara uyulmasını da bekleyemeyiz.

COVID-19’UN YENİ VARYANTLARI

İnsan hareketliliği çok fazla, geçen günlerde Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) bir Frankenstein varyantından bahsedildi. Bu iki tane mutasyonun bir aradalığı. Hindistan benzer bir mutasyonu saptayıp önlemlere gitmişti. Bizde de olabilir, çünkü Türkiye’de başka varyantlar da geziniyor. Sadece İngiltere varyantı yok. Evet, İngiltere varyantı şu an baskın ancak diğer varyantlar da var. Biz de ortaya çıkan bir varyant tabii ki olabilir. Bu çok yaygın bir incelemeyle ortaya çıkarılabilir. Bu virüs ne kadar çok konağa gidebiliyorsa o kadar çok kendisine rahat dolaşma elde ediyor. Siz aşılamayı ne kadar yavaş yaparsanız, aşı aralıklarını çok açarsanız, virüse ara tanırsanız, virüs tekrar yeni mutasyonlarla konağa tutunmaya çalışabilir.

TÜRKİYE’DEKİ AŞILAMA ÇALIŞMALARI

Aşılama hızımız oldukça yavaşladı. Bu da aşının yetersizliğinden. Altyapının uygunluğuyla günlük 1 milyona bile çıkabilirsiniz. Şu an 500-700 bin de uygun ama elinizde yeterli aşı olmalı. Aşı tedarik zincirinde bir sıkıntı var. BioNTech geldi, bunun nerede korunacağı gibi konular organize edilecektir. Fakat bu konuda bizler de sizler kadar biliyoruz. Şubat hedefi vardı mart hedefleri mayıs ayına sarktı. Yerli aşının söylemi var. Ancak yerli aşının üretilmesi ancak son baharı bulacak.

AŞI ÖZGÜVENİNE DİKKAT

İlk doz aşıyı yaptıktan sonra rahatlayan hekim arkadaşlar bile var ne yazık ki. İki doz yapılacak en az iki hafta geçecek kaldı ki, çok etkin bir aşımız yok. Ne yaparsak yapalım aşılar yüzde yüz bulaşıcılığı engellemiyor. En az yüzde 10’luk bir birimde bulaşıcılığı engelleyemediğimiz için aşı yaptırdım hasta olmam ya da aşı yaptırdım hasta etmem, diye bir şey yok. Biz iki aşımızı da olduk aradan bir buçuk ay geçti ben aynı disiplinle çift maskeli olarak hastanedeyim. Toplu ortamlarda N95 ya da çift maskemi takıyorum. Her zaman maske ve mesafeyi korumaya çalışıyorum. İki aşısını da olup hasta olanlardan bahsediliyor. Tedbiri elden bırakmayınız, diyorum.

ÇİFT MASKE DAHA FAZLA MI KORUYOR?

Hep tek maske ya da virüs yükünün çok olduğu yerlerde N95, FFP3 gibi maskelerin takılmasını önerirdik ancak İngiltere varyantı virüs çok rahat tutunuyor bu nedenle CDC’nin, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ), bütün enfeksiyoncuların önerisi çift maske takarak korunmanın daha da güçlendirileceği yönündeydi. Biz de bunu destekliyoruz.”