Global Times / Zhang Hua & Yin Maoxiang

Taiwan Adası, Covid-19 aşılarını nereden almalı? Adada son zamanlarda Covid-19 enfeksiyonlarının artmasıyla, Demokratik İlerici Parti (DPP) yetkililerini ana karadan aşı kabul etmeye çağıran sesler artıyor. Ana muhalefet partisi Kuomintang’ın eski Başkanı Hung Hsiu-chu hafta sonu, Çin aşılarının uluslararası alanda kabul edildiğini ve beklenilemeyeceğini belirterek, Taiwan makamlarının aşılara bir an önce izin vermesi gerektiğini söyledi. Basında çıkan haberlere göre Hung, “Şu anda, hayatlar tehlikede ve Tsai Ing-wen yetkililerine nezaketen söylüyoruz; asıl düşman anakara değil virüstür.” dedi.

Üzücü gerçek şu ki, ana karanın Taiwan’a bu konuda yardım sağlama isteğini ifade etmesine ve DPP yetkililerinin yoğun baskı altında olmasına rağmen, ana karadan aşıların içeri girmesine izin vermeleri pek olası değil. Bir kere, Tsai yetkilileri ana karaya karşı düşmanca politikalar benimsedi. Bir diğeri, Taiwan’ın “yasaları” insan kullanımı için Çin ana karasından aşı ithalatını yasakladı.

Ada, nüfusunun sadece yüzde 1’ini aşıladı ve yeni aşıların geldiğine dair henüz bir işaret yok. Taiwan, son salgını kontrol altına almak istiyorsa, daha fazla aşıya ihtiyacı var. En önemlisi, Tsai yetkilileri siyaset oynamayı ve halk sağlığı krizini siyasallaştırmayı bırakmalı. Taiwan şimdi umutlarını Amerikan aşıları yaptırmaya bağlıyor. Ancak şimdiye kadar Washington’dan tek bir doz almadı. Reuters’ın geçen hafta cumartesi günü verdiği habere göre, Taiwan’ın “sağlık bakanı”, geçen hafta cuma günü Amerika Birleşik Devletleri (ABD) sağlık bakanıyla Covid-19 aşıları konusunda yardım istemek için konuştuğunu ve ABD sağlık bakanının konuyu Başkan Joe Biden’a götüreceğini söyledi.

ABD, TAIWAN’I BİR ARAÇ OLARAK KULLANIYOR

Biden, ABD’nin haziran ayı sonuna kadar yurt dışına 80 milyon doz aşı göndereceğini ve Taiwan’ın pay almaya istekli olduğunu söyledi. Ancak adanın ABD aşı diplomasisinin bir önceliği veya odak noktası olması pek olası değil. Washington-Taiwan ilişkilerinin doğası, Washington’ın adanın çıkarlarını hiç umursamaması, ancak adayı her zaman bir kart ve piyon olarak görmesidir. ABD, Taiwan Adası’nı bir araç olarak kullanıyor. Taiwan’daki Amerikan Enstitüsü, Washington-Taiwan ilişkilerini “Gerçek Arkadaşlar, Gerçek İlerleme” ifadesiyle tanımlasa da, gerçek bunun tam tersidir. ABD ve Taiwan Adası sahte arkadaşlar.

ABD’nin 80 milyon dozunun nereye gideceği belirsiz, ancak bir satranç taşı olarak Taiwan’ın ABD stratejisindeki konumu, çok fazla aşı tedarik alamayacağını belirler. Diğer birçok ABD müttefiki ve ortağı, adadan daha şiddetli bir salgın yaşıyor. ABD aşı diplomasisinin ilk alıcıları onlar olabilirler.

ABD’nin Taiwan yanlısı milletvekilleri Biden yönetimine baskı uygularsa, Taiwan sonunda Washington’dan biraz aşı alabilir. Bu durumda, Tsai yetkilileri adanın Washington ile ilişkilerindeki “iyileşme” konusunda övünme şansını asla kaçırmayacaklar. Ancak adanın ABD’den aşı alması durumunda Taiwan’ın yüksek bir bedel ödemesi gerektiği unutulmamalıdır. Washington, büyük olasılıkla Taiwan Adası’na aşılar karşılığında başka konularda büyük tavizler vermesi için baskı yapacak. ABD, adaya aşı sağlamadı, ancak adanın ana karayı kışkırtmayı amaçlayan Dünya Sağlık Meclisi’ne (WHA) katılmasına destek verdi. Sözlü desteğin ABD’ye hiçbir maliyeti olmadı. Bunun yerine Washington, Beijing için sorun yaratmak, imajını kötülemek ve diplomatik kaynaklarını tüketmek için Taiwan’ın WHA katılımını bir sorun haline getirebilir. Ancak aşı meselesi ABD’nin önemli çıkarlarını içerdiğinden, hesaplamalarını dikkatli yapacak.

Salgınla mücadelede Taiwan, ABD’den beklenen yardımı alamazsa ilişkileri etkilenecek mi? Taiwan, ABD’nin kendisine içtenlikle yardım etmeyeceğini biliyor, ancak kendisini her an ABD’nin onu destekleyeceğine inanarak kandırıyor. Adanın karşı karşıya olduğu bir ikilem var.