Haber: Gökhun Göçmen

Çin Cumhurbaşkanı Xi  Jinping, hafta başında Çin ve Güneydoğu Asya Ulusları  Birliği (ASEAN)  arasında “kapsamlı stratejik ortaklık” kurulduğunu ilan etti. Çin-ASEAN ortak diyalog mekanizmasının 30. yılı vesilesiyle yapılan etkinlikte konuşan Xi Jinping, Beijing yönetiminin hegemonya ve kendinden küçük uluslara zorbalık peşinde koşmadığını vurguladı. Bölgesel barış ve istikrarın korunması noktasında Asya uluslarına görev düştüğünü söyleyen Xi Jinping, bunun için ittifaklar yerine ortaklıklara yönelme çağrısında bulundu.

Xi Jinping’in zirvede yaptığı “hegemonya ve ittifak” karşıtı çağrılar Çin’in kendisine dönük kuşatma planlarını nasıl okuduğu ve ASEAN’ın önceliklerine dair önemli ipuçları veriyor. İstanbul Gedik Üniversitesi ASEAN Stratejik Çalışmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Sibel Karabel, Çin ve bölge aktörleri arasındaki öncelik uyumuna dikkat çekti.

İstanbul Gedik Üniversitesi ASEAN Stratejik Çalışmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Sibel Karabel

Beijing yönetiminin hasımlar ve müttefikler parantezine sıkışan ittifakları reddettiğini aktaran Karabel, ASEAN’ın ise kendini Çin karşıtı stratejilerin aracı olarak görmediğini dile getirdi. Sibel Karabel, “Çin nasıl ki bir ülke ile diplomatik ilişki tesis ederken ‘Tek Çin’ prensibini kırmızıçizgi olarak belirliyorsa, ASEAN ülkeleri de bu kadar yoğun olmamakla birlikte bölgesel konularda ASEAN’ın merkezde olduğu bir yaklaşımı benimsiyor. Çin ve ASEAN bu iki prensibe uygun olarak hareket etti.” ifadelerini kullandı. Sibel Karabel’e göre Çin-ASEAN ortaklığında Xi’nin yabancıların varlığına karşı çıkan ve bölge halklarının bir arada yaşama kültürüne atıf yapan “Asyalılar için Asya” yaklaşımı da etkili oldu.

Çin ve ASEAN arasındaki stratejik düzeye yükselen ortaklık öncesinde aktörler ASEAN-Çin Barış ve Refah için Stratejik Ortaklık (2003) ve 2030 Çin-ASEAN Stratejik Ortaklı Vizyonu (2018) belgelerine imza atmıştı. 1991’de ilk kez tesis edilen diyalog mekanizmasının ardından 1997’de Çin ve ASEAN’a üye ülkelerin devlet lideri bir araya gelmişti.

2009’DAN BERİ ARTTI 2020’DE ZİRVEYİ GÖRDÜ

Çin ve ASEAN arasındaki stratejik kapsamlı ortaklığın Güney Çin Denizi ve Beijing-Washington rekabeti gibi jeopolitik alanlar kadar ekonomide de köklü değişim yaratması bekleniyor. Önümüzdeki 5 yıl içinde Çin’in ASEAN ülkelerinden 150 milyar dolarlık tarım ürünü alacağını söyleyen Xi Jinping, ayrıca 3 yıl içinde 1 buçuk milyar dolarlık kalkınma yardımı sözü verdi.

Çin’in taahhütlerinin hangi ülkeleri ne kadar derece kapsayacağına dair çalışmaların devam edeceğinin altını çizen Sibel Karabel taraflar arasında ivmelenen ticaret ilişkisini şöyle özetledi:

“ASEAN, 1967 yılının Soğuk Savaş koşullarında her ne kadar güvenlik paradigması ile kurulsa da Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte ekonomiyi önceleyen birlik halini haldi. Benzer şekilde Çin de dönemin lideri Deng Xioping’in reform ve ticaret politikası ile kalkınmayı merkeze koydu. ASEAN, 650 milyon nüfusu ile dünyanın tüketimde 4. büyük ekonomisi ve stratejik öneme haiz. Taraflar arasındaki ticaret son 9 yıldır ivmelenerek artıyor. Öyle ki Çin, 2020’nin ilk çeyreğinde, Covid-19’un arka planında 731,9 milyar dolarlık karşılıklı ticaret hacmi ile Avrupa Birliği’ni (AB) geride bıraktı.”

SAĞLIK VE BİLİMSEL İŞ BİRLİĞİ

Çin’in Kuşak ve Yol ile ASEAN Bağlantısallık 2025 İnisiyatifi’nin gelecek yıllar içinde daha uyumlu hale gelebileceği öngörüsünde bulunan Sibel Karabel, ayrıca Çin’in yapacağı Covid-19 aşı yardımlarının da Güneydoğu Asya’da fark yaratabileceğini kaydetti.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, ASEAN ülkelerine gönderdikleri 300 milyon aşıya ek 150 milyon doz daha tedarik edebileceklerini belirtmişti. Çin’in ayrıca önümüzdeki dönemde 300 genç bilim insanını ülkede eğitime davet etmesi bekleniyor. Çin Sosyal Bilimler Akademisi Asya-Pasifik ve Global Strateji Enstitüsü’nden Shen Minghui, China Daily gazetesine yaptığı değerlendirmede taraflar arasındaki iş birliğinin 5G internet altyapısı gibi kritik sistemleri de kapsayabileceği sinyalini vermişti.