Anayasa Mahkemesi, Resmi Gazete’nin sadece “lüzum görüldüğünde” basılı olarak yayımlanmasını ve meslek kuruluşları tarafından Resmi Gazete’de yayımlanmak üzere gönderilen yönetmelik, tebliğ ve diğer düzenleyici idari işlemlerin uygun görülmemesi halinde iadesini öngören cumhurbaşkanlığı kararnamesinin iptal istemini reddetti.

Resmi Gazete’de yer alan karara göre, Cumhuriyet Halk Partisi, 30479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Resmi Gazete Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2 ve 6’ncı maddesindeki bazı hükümlerin anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu.

Başvuruda, söz konusu kararnamenin 2’nci maddesinde Resmi Gazete’nin internet ortamında yayımlanmasının esas olduğunun belirtildiği, “lüzum görüldüğü takdirde” ifadesiyle de ihtiyaç duyulan sayıda basılarak yayımlanmasının hüküm altına alındığı belirtildi. Herkesi ilgilendiren konularda internetten erişimde yaşanabilecek teknik aksaklıklarda ve internet kullanıcısı olunmaması halinde Resmi Gazete’ye erişimin mümkün olmayacağı ileri sürülen başvuruda, ilgili maddenin iptali istendi.

İptali istenen 6’ncı maddede ise üniversiteler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları tarafından Resmi Gazete’de yayımlanmak üzere gönderilen yönetmelik, tebliğ ve diğer düzenleyici idari işlemlerin, anayasa ve mevzuata uygunluğunun inceleneceğinin, uygun bulunmayan veya hukuka aykırılığı tespit edilen taslakların ise kuruma iadesine karar verilebileceğinin ifade edildiği belirtildi. Söz konusu maddeye ilişkin iptal isteminde, hukuka uygunluk yönünden cumhurbaşkanlığınca incelenmesinin yürütmenin yargı organının yerine geçerek, özerk kurumlar üzerinde yargısal denetim yetkisi kullanmasına neden olacağı ileri sürüldü.

Başvuruyu değerlendiren Anayasa Mahkemesi, her iki kuralın da anayasaya uygun olduğuna ve iptal istemlerinin reddine hükmetti.

MAHKEME KARARINDAN

Yüksek Mahkemenin kararında, kararnamenin 2’nci maddesiyle yürütme yetkisine sahip bir konunun düzenlendiği, anayasanın cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenmesi yasaklanan bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle siyasi haklar ve ödevler ile ilgili herhangi bir düzenlemeyi de içermediği ifade edildi.

Anayasada Resmi Gazete’nin yayımına ilişkin usul ve esasların kanunla düzenleneceğine dair herhangi bir hüküm yer almadığı belirtilen kararda, Resmi Gazete’nin internet ortamındaki haline hukuki geçerlilik tanındığı ve basılı ortamda yayımlanmasının zorunlu tutulmadığı aktarıldı.

Resmi Gazete’nin her durumda internet ortamında yayımının öngörülmesinin gözetilerek hukuki belirlilik ve güvenlik ilkeleri çerçevesinde önem taşıyan konulardan biri olan erişilebilirliğin sağlandığının açık olduğu kaydedilen kararda, “Kuralla Resmi Gazete’nin basılı ortamda da yayımının yalnızca lüzum görüldüğü durum ile sınırlı tutulması suretiyle kamu kaynaklarından tasarruf edilmesi ve çevrenin korunması amaçlanmıştır. Bu yönüyle kuralın kamu yararı dışında başka bir amaç güttüğü söylenemez.” ifadesine yer verildi.

Anayasa Mahkemesinin, iptali istenen 6’ncı maddeye ilişkin tespitlerinde ise Resmi Gazete’de yayımlanması için gönderilen yönetmelik, tebliğ ve diğer düzenleyici idari işlemler hakkında yapılacak incelemeye ilişkin herhangi bir kanuni düzenlemenin varlığının tespit edilemediği, söz konusu kuralın kanunda açıkça düzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı kaydedildi.

Kararda, dava konusu kuralda incelemeye ve iadeye konu işlemlerin neler olduğu ve hangi kurumlar tarafından gönderilenlerin bu kapsamda yer aldığı açıkça belirtildiği anlatıldı.

İptali istenen 6’ncı maddeyle ilgili düzenleyici işlemler üzerinde yapılacak incelemenin kapsamı, içeriği ve incelemeyi yapacak makamın belirtildiğine işaret edilerek, “Bu inceleme neticesinde Cumhurbaşkanı programı ile kalkınma plan ve programlarına uygun bulunmayan düzenleyici idari işlemlerin kurumuna iade edileceği hükme bağlanmak suretiyle kuralın sınırları çizilmiştir.” tespiti yapıldı.