CGTN / Stephen Ndegwa

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), 20 yıl süren nafile maceradan sonra Afganistan’dan nihayet ve resmen çekilmiş olabilir, ancak talihsiz ülkeyle yeni bir savaşta şimdi Pandora’nın Kutusu’nu açtı. Görünüşe göre, süper gücün 20 yıllık işgalinde askeri olarak yapamadığı şeyi başarması için çantasında birkaç numarası daha var.

Modern dünyada, en şiddetli savaşlardan bazıları silahlarla ve mühimmatla yapılmıyor. Amerika, fiziksel olarak avlayamayacağı ya da zapt etmek için çok büyük olduğunu kanıtlayanları avlamak için taktik manevrasını değiştirdi. ABD özellikle, hegemonyacı yönlerine karşı olanlara zarar vermek için vekil, dalavere, yanlış bilgi ve sabotaja başvurarak savaş sanatını mükemmelleştirdi. Uygun vaka çalışması, eski ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan Çin ile ticaret savaşıdır. Ticaret savaşının her iki taraftaki etkisi belirsizliğini korurken, ekonomi uzmanları salgının şoklar arasında hangi ekonominin daha dirençli olduğunu ortaya çıkardığını söylüyorlar. 

ABD ve Afganistan dejavu hissi yaşıyor olmalı, çünkü Afganistan bu ülkede üslendiği bildirilen El Kaide teröristlerini temizlemek için ABD’nin işgaline yol açan 11 Eylül trajedisinin 20. yıl dönümüne sadece günler kala radikal bir dönüşümden geçiyor. Ancak zamanı geriye almak artık mümkün değil. 

Her neyse, Afganistan’ın merkez bankasının 4 Eylül’de başkent Kabil’deki en büyük döviz piyasasını açmasından daha fazla hiçbir şey bu ülkenin ticarete hazır olduğunu göstermez. Bu anapara piyasasının faaliyete dönüşünü göstermesine rağmen, önceki Afgan hükümetinin milyarlarca dolarlık mali varlığı ağustos ayından bu yana ABD Merkez Bankası’nda dondurulmuş durumda bulunuyor. 

SÜPER GÜÇ HATASINI KABUL ETMELİ

Hafta sonu boyunca Google, Taliban rejiminin gizli bilgilere erişim sağlamasını engellemek için eski Afgan hükümetinin bütün çevrim içi hesaplarını kapattı. Bu etkili bir şekilde yeni rejimin herhangi bir kurumsal hafızaya ve önceki yönetimin yurt dışındaki yerleşik varlıklarının kaynağına, özellikle ABD’de sahip olmayacağı anlamına gelir. Bu hayati diplomatik ve kullanıma hazır bilgileri de içermektedir. Son zamanlarda binlerce eski yurtsever Afgan’ın ABD’nin teşvikiyle Batı’ya kitlesel göçü dünyanın tanıklık ettiği en kötü beyin göçü vakalarından birini yarattı. Ümitsizlik yaratmak için Taliban’ı şeytanlaştırarak, diğer alanlardaki en iyi beyinlerini ve yeteneklerinin birçoğunu kaybetti, bu da Taliban’ın ulus inşa etme görevini oldukça zor bir görev haline getirecek. Batı medyası, görünüşte henüz Taliban ile birlikte anılmayan bir felaketten kaçan yurt dışındaki tanınmış Afganların hikâyelerini yayınlıyor ve anlatıyor. 

Gözlemciler ayrıca ABD’nin Afganistan’da sivil kargaşayı kışkırtmak için mevcut gerginliği manipüle ettiğini de görüyor. Vatandaşların gösteri yapma hakkına sahip olmasına rağmen, son protestolar şiddete başvurmadan nasıl dikkatin dağıtılacağına yönelik ABD’nin el kitabından okunuyor. Taliban’ın farklı konulardaki iç politikalarını yargılamak için halen erken ve değişimi zorlamaya çalışmak yeni rejimi çok zor bir duruma sokuyor. 

ABD aynı zamanda Afganistan’a herhangi bir yardımı serbest bırakmayacağını, çünkü paranın planlanan hak sahiplerine ulaşacağından oldukça şüpheli olduğunu bildirdi. Ve sanki sözleşmişçesine birkaç ülke ve uluslararası kuruluş, Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) 400 milyon dolardan fazla yardımı bloke etmesiyle yardımı kesti. Yardıma karşı çıkanlar, bu tür bir yardımın Amerika’nın işgali sırasında durmuş olan terörizmle ilgili faaliyetlerin yeniden canlanmasına yönlenme olasılığı bulunduğunu söylüyorlar. 

DÜNYA GIDA PROGRAMI’NDAN UYARI

Dünya Gıda Programı 4 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, açlığı engellemek için Afganistan’ın vatandaşlarına destek vermesi amacıyla yılın sonuna kadar 54 bin ton gıda yardımına ihtiyacı olduğu uyarısında bulundu. Ambargoya başvurmak, insan haklarına bağlılığı sağlamanın yolu değildir, ancak kötüleşen insani krizi şiddetlendirir. 

Bu, barış ve geçinmek için hasret çeken milyonlarca Afgan’a karşı bir savaştır. Dünya Taliban’ın yakında açıklayacağı hükümeti görmeyi beklerken, ABD ile müttefiklerinin Afganları rahat bırakması ve kaderini belirlemesi için ülkeye huzur vermesi önemlidir. Süper güç uluslararası topluma hatasını itiraf edip, kabul etmeli, seçilmiş ülke olduğuna dair yanlış bir inanışla sosyoekonomik ve siyasi planını diğer ülkelere zorlamamaya söz vermelidir. 

Üstelik ABD, Afganistan’ın yeniden ayağa kalkmasına gerçekten yardım edemez veya yardım etmezse, kendisini ülkeden tamamen ayırma ve iyi niyetli kimselerin görevi devralmasına izin verme seçeneğine sahiptir. Önceden belirlenmiş bir anlatıyı sağlamak için durumun sürekli manipüle edilmesi, ülkelerini tamamen kontrol etmeyi hayal eden ve uzun süredir acı çeken Afganlar için adil değildir.