Global Times / Li Haidong

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) Asyalı Amerikalıların durumu son zamanlarda giderek zorlaştı. Asyalı Amerikalılara karşı fiziksel ve sözlü saldırılar Covid-19 salgınının ortaya çıkmasından sonra büyük ölçüde arttı. Ayrıca internette çok daha fazla tartışma var; Amerikan toplumu neden Asyalı Amerikalılara karşı ayrımcılığa görece ilgisiz bir tutum takındı?

Büyük Amerikan kentlerindeki polis müdürlüklerinin istatistiklerine dayanan yeni bir araştırmada, Asyalılara karşı nefret suçlarında geçen yıl yaklaşık yüzde 150 artış olduğu belirlendi. Buna karşılık, genel nefret suçlarında yüzde 7’lik bir azalma vardı. ABD Başkanı Joe Biden perşembe günü, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Covid-19’u bir salgın olarak ilan etmesinden sonra geçen bir yılda Asyalı Amerikalılara karşı yapılan şiddeti kınadı. Biden ayrıca ABD’de Asyalı Amerikalılara ve Pasifik Adalarından gelenlere karşı ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve tahammülsüzlüğü kınayan ve mücadele çağrısında bulunan bir bildiri de imzaladı. Ancak bu önlemler Amerika’daki Asyalı Amerikalıların durumunu temelden değiştiremez. Asyalılara karşı ayrımcılık sadece Biden yönetimi iktidara geldikten sonra ortaya çıkmadı. Bu Amerika’da tarihsel bir sorun. Daha kötüsü, Covid-19 salgını sırasında eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Çinli ve Asyalılara karşı ayrımcılığı durumu daha da kötüleştirdi. Biden’ın sözleri ile politikaları tutumunu gösterebilir ve bu durumu birazcık rahatlatabilir ve insanların soruna ilgi duymasını sağlayabilir. Ama Asyalı Amerikalılara karşı ayrımcılığı ortadan kaldırmak imkânsızdır.

Irk ayrımcılığına karşı mücadele ABD’de siyaseten doğrucu bir konudur. Buna ek olarak, ırkçı şiddet sadece beyaz nüfusla Afrikalı Amerikalılar arasındaki bir sorun değildir. Asyalı Amerikalılar da ağır ayrımcılık yaşıyorlar. Fakat ABD bu sorunu, Afrikalı Amerikalılara karşı şiddette olduğu gibi acil ve ciddi bir sorun olarak ele almayacak. Bunun nedeni, Afrikalı Amerikalıların ayrımcılıkla karşılaştıklarında bir araya gelip sert biçimde direnebilmeleridir ama Asyalı Amerikalılar bunu yapmıyor. Onların direnme yöntemleri daha ılımlı. Bu nedenle, Asyalı Amerikalılar ABD’de ayrımcılıkla karşılaştıklarında tepkileri Afrikalı Amerikalıların gösterdiği tepki kadar sert değil. Bu kısmen, diğer azınlıkların durumu iyileşmezken, Asyalı Amerikalıların statüsünün neden hızla iyileştiğini açıklayabilir.

ASYALI AMERİKALILARIN ABD TOPLUMUNA FİİLİ ETKİSİ SINIRLI

Asyalı Amerikalıların ABD toplumuna fiili etkisi şu anda çok sınırlı. İlk olarak, Asyalı Amerikalılar Amerikan nüfusunun sadece küçük bir bölümünü oluşturuyor. Ve Asyalı Amerikalılar genel olarak siyasetle çok fazla ilgilenmiyorlar. Son yıllarda siyasete katılma konusundaki farkındalık artsa da yaygın bir eğilim haline gelmedi. Buna ek olarak, Asyalı Amerikalı bütün ülke boyunca birleştirip seferber edebilecek yeterli kurum yok. Asyalı Amerikalılar ayrıca ruhsal olarak daha az birbirlerine bağlılar. Dilleri, dinleri ve kültürleri arasında büyük farklılıklar var.

ABD’deki Asyalı Amerikalılar imgesi genellikle “sarı tehlike” klişesi ile bağlantılıdır. Bu, 19. yüzyılda oluşturulan aşırı milliyetçi bir teoridir. New York Times gazetesindeki bir makalede, “Asyalılara karşı şiddetin son zamanlardaki bu artışı kısmen eski başkana bağlanabilir. Bazı hareket içeren tarihsel semboller bugüne kadar geldi. ABD’deki kimi insanların, özellikle bazı seçkin siyasi grupların beyaz üstünlüğü konusunda derin kökleri olan bir zihniyete sahip olduklarını söylemeye gerek yok.

ABD uzun zamandır ırk ayrımcılığına karşı olduğunu ileri sürüyor ama ayrımcılığa karşı olmanın özel dereceleri etnik azınlıklar arasında değişiklik gösteriyor. ABD’nin ırk ayrımcılığını ele alırken çifte standarda, hatta birçok standarda sahip olması ikiyüzlülüktür. Ve kendisinin bir “erime potası” olduğunu iddia eden ABD’nin derin bir ırkçı nefrete batması ironiktir. Nesnel gerçeklik şudur; ırk ayrımcılığına karşı muhalefet ABD’de ne kadar büyük bir yer edinirse, ırk ayrımcılığı da o kadar fazla olma eğilimi gösteriyor.

ABD’deki ırk ayrımcılığı Asyalı Amerikalılar ve diğer azınlıklara karşı derin köklere sahiptir. Irk ayrımcılığına muhalefet etmek Birleşmiş Milletler’in (BM) tanıdığı evrensel bir insan hakkıdır, dolayısıyla ABD politikacılarının beğeni toplayacağı ek puandır. Ama hangi türden siyaseten doğruculuk ya da politikalar uygulamada olursa olsun, ABD ırk ayrımcılığı sorununu ortadan kaldıramayacaktır.