Almanya’da bir dönem sona eriyor. 26 Eylül’de gerçekleşecek federal seçimle 16 yıllık Angela Merkel dönemi geride kalacak.

Politikayı bırakan Merkel’in yerine Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Hristiyan Sosyal Birlik’in (CSU) “Başbakan” adayı olarak seçilen Armin Laschet’in yeni başbakan olma ihtimali artmıştı ancak son günlerde yapılan anketlere bakılırsa bu yılın başlarında oy oranı yüzde 30’lara kadar çıkan muhafazakâr kanat CDU/CSU’da bir çöküş yaşanıyor. Diğer yandan son haftalarda düşüş görülen Yeşiller’in ise yeniden yükselişe geçtiği ve seçmenlerin yüzde 20’sinin desteğini alacağı öngörülüyor.

ANGELA MERKEL’İN YERİNİ KİM ALACAK?

İddialı isimlerden Armin Laschet, CDU ile CSU ortak başbakan adayı ve halen Kuzey Ren Vestfalya eyaletinin başbakanlığını sürdürüyor. CDU’nun genel başkanı da olan Laschet, uzun süre Başbakan Angela Merkel’e yakın isimler arasında yer aldı. Maliye Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Olaf Scholz’un ise genel seçimlerde Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) başbakan adayı olarak gösterilmesi sürpriz olsa da Scholz’un iddialı başbakan adaylarından biri haline geldiğini söylemek mümkün. Yeşillerin adayı Annalena Baerbock ise Yeşillerin ilk başbakan adayı. Sadece iktidar iddiası olan partilerin başbakan adayı gösterebildiği Almanya’da bu Yeşiller için tarihi bir başarı. Şu anda Alman Federal Meclisi’nde (Bundestag) altı grup ve yedi parti bulunuyor. CDU ve CSU ittifakının ortak bir grupla temsil edildiği mecliste varlık gösteren diğer partiler SPD, Hür Demokrat Parti (FDP), Yeşiller, Sol Parti ve Almanya için Alternatif (AfD). Bu kitle partileri ile birlikte seçimlere toplam 53 parti katılacak.

Almanya’da Federal Meclis seçimlerine az bir zaman kalmışken, kısa süre önce ülkede son yılların en ağır sel felaketi yaşandı. Kuzey Ren-Vestfalya ile Rheinland-Pfalz selden en çok etkilenen eyaletler oldu. Federal hükümet sel felaketinin vurduğu bölgeler için 400 milyon Euro’luk acil yardım paketi hazırladı ve yeniden imar için fonlar oluşturulacağı duyuruldu. Sel felaketinin seçimlere etkisi olup olmayacağının gündeme geldiği ülkede uzmanlara göre, afet seçmenin tutumunu fazla etkilemeyecek.

Ülkedeki seçmen sayısına bakılırsa, Alman Federal İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, federal meclis seçimleri için kayıtlı seçmen sayısı 60 milyondan fazla. En çok seçmenin bulunduğu eyalet, nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu Kuzey Ren Vestfalya. 1980’ler, Almanya’da seçimlere katılımın en fazla olduğu yıllardı fakat 1990’lardan itibaren seçimlere ilgi azaldı. En düşük katılımın kaydedildiği genel seçim, 2009 yılı oldu. 2017 yılında yapılan son genel seçimlerde ise katılım yüzde 76,2 olarak gerçekleşti. Bu yıl ise pandemi nedeniyle seçimlere katılımın yeniden düşebileceği görüşü hakim.

ALMANYA VE AVRUPA MERKEL SONRASINA HAZIRLANIYOR

Almanya’daki seçimler, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere pek çok ülke tarafından yakından takip ediliyor. Bu ülkelerin başında Fransa geliyor zira Almanya, Fransa ile birlikte Avrupa Birliği (AB) siyasetine yön veren iki en önemli aktörden biri. Seçimler, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Rusya açısından da önem arz ediyor. Özellikle ABD için Almanya, Soğuk Savaş döneminden itibaren önemli bir müttefik. Almanya’daki seçimler Türkiye açısından da elbette önemli. İki ülke arasında ekonomik, kültürel ve siyasal bağ bilindiği üzere sağlam. Seçimlerin Almanya-Türkiye ve AB-Türkiye ilişkilerine etkisi üzerine konuşmak için henüz erken olsa da iki ülke ilişkilerini belirleyecek temel unsurun sığınmacı meselesi olacağı söylenebilir. Merkel’in göreve başladığı 2005’ten itibaren Türkiye ile Almanya arasındaki ilişki inişli-çıkışlı devam etti. Merkel, Türkiye’nin AB üyeliğine olumlu bakmadı ancak kurduğu sıcak diyaloğu her zaman sürdürdü. Dolayısıyla iki ülke ilişkilerinin Merkel sonrası nasıl bir seyirde süreceği merak ediliyor.

2021 yılı Almanya’da 16 yıllık Merkel döneminin sonu olacak. Merkel sonrası Almanya için zor bir dönemin de başlangıcı anlamına geliyor. Merkel’in ardından Almanya’da ekonomi, siyaset ve hatta toplumsal konularda değişimler gerçekleşebilir. İstikrarlı bir ekonomik büyüme şansı yakalayan Almanya Merkel ile Euro Bölgesi’nde güç dengesini değiştirdi, siyasi ağırlığı Fransa’nın elinden aldı. Özetle, 26 Eylül’de hangi aday seçilirse seçilsin, Merkel sonrası Almanya’da yeni bir döneme tanıklık edeceğiz.

Tuğçe Akkaş