Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Los Angeles şehrinde yaşayan gazeteci Ediz Tiyanşan, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu ve ABD gündemindeki gelişmeleri değerlendirdi.

Bu haftanın en önemli olayının ABD’li yetkililerle Çinli yetkililerin Alaska’da görüşmesi olduğunu aktaran Ediz Tiyanşan, ABD Dışişleri Bakanı Blinken’ın görüşmeden önce Japonya ve Güney Kore’yi ziyaret ettiğini hatırlattı.

Toplantının Çin’de değil de ABD topraklarında gerçekleşmesinin önemli bir siyasi mesaj olduğunu vurgulayan Tiyanşan, “Dışişleri Bakanı Blinken heyetin başında olacak, Çin tarafındaysa Dışişleri Bakanı Wang Yi heyetin başında olacak. Masaya yatırılacak çok fazla konu var. Ancak bunların hepsinin çözüme bağlanması beklenmiyor. Amaç dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında çalışma ilişkisi oluşturmak. Diplomatik ve siyasi tonu belirlemek olacak amaç.” dedi.

ALASKA GÖRÜŞMELERİNİN KRİTİK MADDELERİ

Kritik görüşmede öne çıkacak konuları özetleyen Ediz Tiyanşan, ilk olarak Çin Güney Denizi konusunun öne çıktığını belirtti.

Çin Güney Denizi’nin ABD’nin Çin’e baskı uygulamak için kullandığı bir bölge olduğuna dikkat çeken Tiyanşan, “Dışişleri yetkililerinden öğrendik ki, Çin’e ‘Bu bölgede herhangi bir baskıya tahammül edilmeyecektir’ mesajı verilecek gibi görünüyor. Daha önce de verilen mesajların bir benzeri aslında. Çin Güney Denizi önemli çünkü dünya deniz ticaretinin büyük bir bölümü bu bölgeden geçiyor. Çin’in de bölgede uzun yıllardır büyük bir hâkimiyeti var. Çin uzun yıllardır ABD’yi içişlerine karışmakla suçluyor. Çin açısından Taiwan ve Hong Kong büyük önem taşıyor, ABD’nin bunları dile getirmesi muhtemel. ABD’nin de Çin’in iş birliğine ihtiyacı olduğu alanlar var. Başta Kuzey Kore ve İran’da Çin’in nüfuzunun geçtiği biliniyor. Bu ülkeler ABD’de ciddi bir ulusal güvenlik sorunu olarak görülüyor. ABD’nin burada yardıma ihtiyacı var. İki ülkenin iş birliği yapabileceği bir diğer konu ise iklim değişikliği sorunu olabilir. Biden yönetiminin çok önem verdiği bir konu ve önümüzdeki 4 yıl boyunca çokça konuşacağımız bir konu. Çin’in iklim değişikliği konusunda verdiği söz var. Önümüzdeki 10 yıl içinde karbon salınımını en çok azaltan ülke olmak ve 30 yıl içinde de tamamen sıfıra indirmeyi amaçlıyor, ABD’den henüz böyle bir söz duymadık. Çin ve ABD bu yola baş koyarsa dünyanın geri kalanına da bunu yaptırma gücü anlamında çok ciddi potansiyelleri var gibi görünüyor. Ticaret savaşları sadece iki ülkeye değil, tüm dünyayı sarsan etkisi olmuştu. Biden yönetimi bu yolu tercih etmiyor. Dünya Ticaret Örgütü’nü (DTÖ) kullanarak Çin ile bazı sorunları çözmek istiyor. Çok sert bir rekabetin iki ülke arasında süreceğini söylemek de mümkün. Alaska iki ülke arasında orta nokta olmanın ötesinde Çin ile ilişkilerin ne kadar önemli olduğunu vurgulayan bir eyalet aslında. Yerel ekonomisi olarak Çin’e en çok bağlı olan eyaletlerden biri, Alaska. Balıkçılıkta, madencilikte, turizmde Çin’e ihtiyacı olan bir eyalet Alaska. Görüşmenin orada yapılması da önemli aslında. Alaska konusunda yapılabilecek iş birlikleri de gündeme gelecek. Çin önümüzdeki 4 yıl içinde ABD ile ilişkilerinde yeni bir sayfa açarken gelişmeleri takip ediyor olacağız.” diye konuştu.