CGTN / Stephen Ndegwa

Covid-19 salgını uluslararası toplumun görmezden geldiği birçok şeyi gün yüzüne çıkardı. Koronavirüs salgınının olumsuz etkilediği hayati alanlardan biri de “akıl sağlığı”. Mevcut ve gelecekteki belirsizliklerin sonucu olarak, küresel olarak artan bir şekilde birçok kişi “aklını kaybediyor.”

Geleneksel olarak hastalıkların fiziksel görünümlerine daha fazla odaklanıldığından akıl sağlığı genellikle ihmal edildi. Akıl hastalıklarının belirtileri ile ilgili temel bir zorluk, durum kötüye gidene kadar açıkça görülmemeleridir, ki bu durumda çoğunlukla tedavi için çok geç ve çok maliyetli olur. Dünya çapında 1 milyar insanın akıl sağlığı sorunları olduğu tahmin ediliyor.

10 Ekim’de “Dünya Akıl Sağlığı Günü” kutlamaları artan akıl sağlığı nedenleri hakkında farkındalık yaratmayı ve nedenleri ile durumu sağlık sisteminin kaldıramayacağı boyutlara ulaşmadan önce hafifletmek için çözümleri tartışmayı amaçladı. Bugün ayrıca akıl, nörolojik ve madde kullanımı hastalıklarına verilecek hizmetleri artırmayı ve modernize etme yollarını arama çağrısı yapılıyor.

AKIL HASTALIKLARI GENÇLERİ DİĞER NÜFUS GRUPLARINDAN DAHA FAZLA ETKİLİYOR

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) üzerine belirlenen bu yılın teması “Herkes için akıl sağlığı? Gelin bunu gerçekleştirelim”di. Bu mesaj sağlık hizmetlerinin bu hayati unsuruna erişim durumunun dünyada eşitsiz olması gerçeği ile uyumlu. Doğal olarak, bunun ülkelerin ekonomik gelişme düzeyleri ile ilgili var, zengin ülkeler, bu zorlukla mücadele için daha az ekonomik kapasitesi olan ülkelerden daha fazla kaynaklara sahip.

DSÖ 2017 Akıl Sağlığı Atlası, ortalama olarak, genel olarak akıl sağlığı harcamalarının, hükümetlerin sağlığa ayırdığı bütçelerin yüzde 2’sinden az olduğunu gösteriyor. Kamu harcamalarındaki bu açığın ağır yükünü gelişmekte olan ülkeler çekiyor. Akıl sağlığı harcamalarının Afrika’da yüzde 43, Güneydoğu Asya’da ise yüzde 40’ını hastalar kendi ceplerinden karşılıyor. İkincisi, akıl hastalıkları gençleri diğer nüfus gruplarından daha fazla etkiliyor, bunun nedenlerini anlamak zor değil. Bu yaş grubu geçiş döneminde ve mevcut ve gelecekle ilgili belirsizliklerle yüz yüze ve genel olarak bir kimlik krizi içinde.

Belirsiz koşullarda büyüyen ve mevcut ve gelecekteki belirsizliklerle yüz yüze olan bu kesim gelecek için büyük umutlara sahip olmakta zorlanıyor. Bu türden öngörülemezliklere sahip olmak zihinsel olarak sağlıksız ve genellikle açık umutsuzluk ve kendini yıkıma neden oluyor.

DSÖ’ye göre, depresyon dünya ölçeğinde birincil yetersizlik kaynağı ve genel hastalık yükünün başlıca nedeni haline geldi. Küresel olarak, yetişkinlerin yüzde 5’i depresyonda. Ne yazık ki, çocuklarda da akıl sağlığı hastalıkları görülüyor, bu 21. yüzyılda ortaya çıkan bir olgu. Önceden nadiren duyulurken, gençlerde de şimdi anormal derecede yüksek anksiyete düzeyleri görülüyor bu da suçluluk oranlarında şiddetli bir artışa neden oluyor.

AKIL SAĞLIĞINI SAĞLAMAK DEVASA BİR SORUN

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) çocuklarda akıl hastalıkları ile ilgili olarak Hastalıkları Kontrol Merkezi’nin yaptığı bir vaka araştırması hoş olmayan bir durumu ortaya koydu. Amerika’da 3 ila 17 yaş arasındaki çocuklarla ilgili toplanan verilere göre, yaklaşık 4,5 milyon çocuğa davranış bozukluğu, 4,4 milyon çocuğa anksiyete ve 1,9 milyon çocuğa da depresyon tanısı kondu.

Yukarıdaki istatistikleri dikkate aldığımızda, 15-29 arasındaki genç insanlar arasında intiharın 4. ölüm nedeni olması ve her 100 ölümden birine yol açması şaşırtıcı değil. Bu devasa bir insan potansiyeli kaybı ve insanlığı yerel ve uluslararası olarak dönüştürebilecek muhtemel bir deha kaybı. Bunun maliyeti açıkça ölçülemez boyutlarda.

Şimdi, her 5 Amerikalıdan biri akıl sağlığı sorunlarına sahipken, bunların tedavi ve hizmet maliyeti 2009’dake maliyete göre yüzde 52 artarak, 2019’da 225 milyar dolara ulaştı. Akıl sağlığı harcamaları tedavi masraflarını, ilaç masraflarını ve psikiyatrik ya da madde bağımlılığı rehabilitasyon merkezlerinde yatarak tedaviyi kapsıyor. Bu bütçe birçok gelişmekte olan ekonomim ulusal bütçesine denk. Dolayısıyla, bu tür ülkelerin, hayatını kazanma fırsatının olmamasının neden olduğu zayıf düşürücü hayal kırıklıklarından kaçınmak için özellikle gençlerin bastırılmış enerjilerini absorbe edecek sosyal ve ekonomik programlara yatırım yapmak için çalışmaları hayati önemi sahip.

Sağlık sektöründeki diğer acil ve rakip talepler de dikkate alınırsa, herkesin akıl sağlığını sağlamak kesinlikle devasa bir sorun. Ancak yine de eğer 1 Mayıs’ta toplanan Dünya Sağlık Meclisi’nin sonuçlarına uyulursa, dünyanın bu rahatsızlığı etkin biçimde kontrol alması için umut var. En azından hükümetler vatandaşlarına akıl sağlığı hizmeti sunmak için daha fazla şey yapmaları gerektiğini anladı. Bu farkındalığın akıl rahatsızlıklarını teşhis etmek ve tedavi etmek için daha fazla ilgi ve bütçe ayrılmasına yol açması bekleniyor.