CGTN / Alexander Ayertey Odonkor

Afrika kıtasındaki ülkelerin çoğunda yeni kurulan teknoloji şirketleri sağlık hizmetleri, finans hizmetleri, enerji, tarım, eğitim, ulaştırma, ticaret vb. alanlarındaki ivedi sorunlara kalıcı çözümler bulmak için yenilik ve teknolojiyi kullandıkları için önemli bir ilgi kaynağı oluyor. Afrika yeni teknoloji şirketlerinin bu kilit sektörlerdeki faaliyetleri verimliliği artırmak, istihdam yaratmak, yoksulluğu ortadan kaldırmak ve eşitsizliği azaltmak konusunda hayatiyken, finansmana sınırlı erişim bölgede yeni kurulan şirketlerin büyümesine mani olan bir gizli engel.

Neyse ki, 2015’ten bu yana, Afrika yeni teknoloji şirketleri finans açığını kapatabilecek ve kıtadaki verimliliği artıracak yeni bir fırsat penceresi buldu. Özel olarak firmalar risk sermayesi fonlarına artan bir erişime sahip oluyorlar, bu uzun dönemli büyüme potansiyelleri olan yeni şirketlere ve küçük şirketlere yatırımcıların sağladığı özel sermaye ile finansman seçeneği. Küresel yatırım firması Partech’in 2020 Afrika Teknoloji Girişimleri Risk sermayesi Raporuna göre, Afrika yeni teknoloji şirketlerinin öz kaynak hisse senetleri sunuşu 2015’te 55 iken 2019’da 250’ye çıktı.

Ancak, 2020’de ilk kez bir düşüş yaşandı, bu asıl olarak Covid-19 salgınının sonucu olan karantinalara, seyahat kısıtlamalarına ve ekonomik yavaşlamaya bağlanabilir. 2020’de Afrika yeni teknoloji şirketlerinin topladığı sermaye 1,429 milyar dolarken, 2019’daki 2,02 milyar dolara göre yüzde 29’luk bir düşüşe denk geliyor.

Dağılımın detaylı bir incelemesi öz sermaye fonlarına sahip yeni teknoloji şirketlerinin tümü için, toplam miktarın büyük kısmının finansal teknolojide uzmanlaşmış şirketlere ayrıldığını, onları tarım teknolojisi, lojistik ile mobilite, enerji ve sağlık teknolojisinin izlediğini gösteriyor. Yeni teknoloji şirketleri ve öz sermaye fonları için bu gelişmekte olan oluşum biçimi, bölgenin ekosistemini yeniden şekillendiriyor.

Öyleyse, Afrika’nın yeni teknoloji şirketleri ekosistemi hızlı risk sermayesi finansmanı ile neden benzeri görülmemiş bir dönüşüm yaşıyor? Bu soruyu yanıtlamak için, ilk olarak finansal, tarım, enerji, sağlık ile Afrika’daki diğer bağlantılı sektörlerin sayısallaşmasını, yeni teknoloji şirketlerini ve yatırımcıları birbirine çeken kilit imkân olarak, incelemek şart.

AFRİKA ÇİN’İN KITAYA YAPTIĞI YATIRIMLARDAN FAYDALANIYOR

Uzun on yıllar boyunca Afrika altyapı zorluklarından sıkıntı çekti, öyleyse bölge şimdi nasıl dijitalleşmede bir büyüme yaşamaya başladı? Gerçek şu ki, Afrika şu anda Çin’in kıtanın enformasyon ve iletişim teknolojileri (ITC) sektörüne yaptığı muazzam yatırımlardan faydalanıyor.

G8 Gleneagles Zirvesi sırasında başlatılan bir girişim olan Afrika Altyapı Konsorsiyumu’na göre, Afrika’nın ICT altyapısını geliştirmeye ayrılan Çin yatırımları 2015’te ilk kez 1 milyar doları aştı. Afrika’daki bu gelişme projeleri, dünyanın en büyük telekomünikasyon ekipmanları üreticisi olan Huawei’in teknik uzmanlığından muazzam biçimde yararlandı. Huawei’in bölgenin ICT altyapısının geliştirilmesine katkısı başka herkesten fazla. Şirket 10 bin kadar Afrikalıyı istihdam ediyor ve Angola, Tunus, Güney Afrika ve Mısır’da, çalışanlarını teknik beceri ile donatan eğitim merkezlerine sahip.

Huawei’in ICT’nin gelişmesindeki ayak izi bütün kıtada bulunabilir. Örneğin, Nijerya’dan sonra en büyük yeni teknoloji şirketleri öz sermaye fonu alan Kenya’da Huawei, 2014’te başlatılan Ulusal Fiber Optik Omurga Altyapı Genişletme Projesi’ni yürüten şirket. Burada hedefi ülkedeki 47 bölgenin tamamını birbirine bağlayacak 1,600 km fiber hat ile ek 500 km’lik askeri kullanıma ayrılmış hattı tamamlamak. Projenin ülkenin ICT altyapısını güçlendirmesi ve verimliliği teşvik etmesi bekleniyor.

Geçen 20 yılda Huawei Afrika’daki birçok ülkede benzer ICT geliştirme projeleri yürütüyor ve bölge için yüksek hızlı, istikrarlı ve güvenli ağlar sağlıyor. Örneğin, şirket Afrika’da 6 milyon evin geniş bant iletişime ulaşması için sabit ağ altyapısı sağladı ve şu anda 900 milyondan fazla insana hizmet sunuyor, bu kıtanın tüm nüfusunun dörtte üçü.

AFRİKA’NIN DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜ

Huawei’in bölgedeki ICT yatırımları ayrıca fiziksel altyapıyı geliştirmekle de sınırlı değil. Şirket bütün Afrika’da sanayi zincirlerinde 24 binden fazla taşeron mühendis eğiterek, bin 200’den fazla taşeronla iş birliği yaparak ve 150 binden fazla kişiyi istihdam ederek bütün ilgili paydaşlara faydalı olacak bir şeffaf teknoloji ekosistemi yaratmaya güçlü bir bağlılık gösterdi. Çin filozofu Konfüçyus’un söylediği gibi, “Eğer bir kimseye balık verirseniz, onu bir günlüğüne beslersiniz, ama ona nasıl balık tutacağını öğretirseniz, ömür boyu beslersiniz.”

Huawei’in Afrika’nın büyüyen genç nüfusuna aydınlık bir gelecek sağlama amacına bağlılığı bu özdeyişe uygun, çünkü şirket bölgenin hızla büyüyen teknoloji ekosistemini desteklemek için dünya standartlarında kurumlar ve insan kaynakları kapasitesi yaratmak için Afrika’nın ICT eğitim ve öğretimine büyük ölçüde yatırım yapıyor.

Çin’in Afrika’da eğitimi geliştirme konusundaki birçok başarısı arasında Huawei tek başına 17 Afrika ülkesindeki 400’denf azla yüksek kaliteli ICT üniversitelerinin içinde bir ICT akademisi kurdu. Afrika’nın dijital dönüşümünü destekleme azmiyle Huawei’in ICT altyapısına, artan genç nüfusun eğitim ve teknik eğitimine yaptığı yeni teknoloji şirketlerinin büyümesine imkân sağlayan bir ortam yaratıyor.