CGTN / Mbelwa Brighton Kairuki

58 yıl önce Afrika Birliği Örgütü, şimdi Afrika Birliği (AU) 25 Mayıs’ta kuruldu. Bundan önce de Afrika kıtası vardı, ancak kolektif bir kimlik ve birlik yoktu. Bu yüzden AU, bir örgütün kurulmasından çok daha fazlasıydı. AU, yeni bir çağın ve yeni bir umudun başlangıcıydı. O gün cesurca ve iftiharla Afrikalı gibi hissettik. Bu günü hepimiz için özel ve değerli kılan da budur.  

58 yıl sonra gurur duyacak çok fazla şey ve anlatacak çok fazla iyi hikâye var. Elbette küçük de olsa bile hayal kırıklığı yaratanlar da var. Gerçek şu ki bizim birliğimizin şimdiye kadar hayatta kalması hiçbir şekilde küçük bir başarı değildir. Nereden bakılırsa bakılsın bizim kıtamız, ülkelerimizin birçoğu bağımsızlığını kazandığı zaman olan 58 yıl öncesine kıyasla çok daha iyi durumda. Evet, arzuladığımız yere ulaşamadık, ancak mütevazı başlangıcımızla kıyasladığımızda, şartlar göz önüne alındığında elimizden gelenin en iyisini yaptığımızı büyük bir memnuniyetle söyleyebiliriz. 

Son 58 yılda barış, istikrar ve güvenlik kıtanın büyük bölümünde hüküm sürdü.  Artık devletler arası savaşlar yaşamıyoruz, askeri darbeler geçmişin bir acısı haline geliyor ve çok fazla ülke barışçıl yollarla iktidar değişimine tanıklık ediyor. 2020 yılında Afrika ülkeleri parlamenter ve genel seçimleri yaptılar. Bu yıl 17 ülke genel seçimleri yapacak. 

Aynı şekilde ekonomik cephede de pek çok önemli adımlar attık. Afrika’nın Bütünleşmesi gündemi doğru yönde devam ediyor. 1 Ocak 2021 tarihinde Afrika, Afrika Kıtası Serbest Ticaret Bölgesi (AfCFTA) anlaşması kapsamında ticaret yapmaya başladı. Şimdiye kadar 55 Afrika ülkesinden 54’ü AfCFTA anlaşmasını imzaladı ve 37 ülke AfCFTA anlaşmasını onayladı. Buna ilaveten, AU üyelerinin yüzde 75’i Tarife Tavizi Planlarını sundu ve AU üyelerinin yüzde 62’si ilk Özel Taahhütler Planlarını AfCFTA Sekretaryasına gönderdi. Ayrıca görüşülen menşei kuralları yüzde 86’ya ulaştı. Bütün bu gelişmeler, Afrika ülkelerinin Afrika kıtası içi ticaretin yapılmasına atfedilen derin taahhüt seviyesini kanıtlıyor. 

REFORMLAR ÖVGÜYE DEĞER BAŞARILAR ELDE ETTİ

Elbette kaydettiğimiz başarılar rahatlamak için bir sebep olmamalıdır. Halen yapılması gereken çok şey var. Bunun farkında olarak, devlet ve hükümet başkanlarımız, sömürge dönemi sonrası Afrika’nın 50 yılını değerlendirmek için 2013 yılında Addis Ababa’da toplandı. “Liderler, Gündem 2063”, istediğimiz Afrika adına gelecek 50 yıl vizyonunu tartışmak için daha da ileri gittiler. “Gündem 2063”, bütün Afrikalılara refah içinde, barışçıl ve birleşik Afrika inşa etmek için birlikte çalışması için çağrıda bulunuyor. AU ayrıca, söylemden eyleme geçerek, devam eden kurumsal reformlar sayesinde dönüştü ve daha etkili bir örgüt haline geldi. Reformlar övgüye değer başarılar elde etti. 

Örneğin, harcama kesintilerine rağmen, AU etkili ve verimli biçimde görevini yerine getiriyor. Bu reformları takiben AU üye ülkelerinin katkısı yükselirken, bütçe önemli oranda azalarak, AU’nun sürdürülebilir finansmanı için umut oluşturdu. Örneğin, 2020 yılı bütçesi 2019 yılı bütçesine kıyasla 30 milyon dolar daha azdı. 

Diğer başarı ise kıdemli liderlik makamlarını akla uygun biçimde düzenlemek ve genel verimliliği artırmak için komisyonun büyüklüğü 10’dan 8’e düşürüldü. Bu yıldan başlayarak, Afrika Birliği Komisyonu (AUC) üst düzey yönetimi şimdi altı komisyon üyesi, başkan yardımcısı ve başkandan oluşacak. Şubat 2021 Zirvesi’nde yeni AUC üst yönetimi seçildi. Şimdiye kadar ki en şeffaf, liyakat temelli rekabetçi seçim yapıldı. Yeni seçilen AUC liderliğini tebrik ediyorum. 

Bu arada “AU Gündem 2063”, güçlü kültürel kimliğe, ortak mirasa, değerlere ve etik değerlere sahip Afrika’yı savunuyor. Bu yılın teması, “Sanat, Kültür ve Miras: İstediğimiz Afrika’yı İnşa Etmenin Yolları” olacak, bu yüzden özlemlerimizle örtüşüyor. Sanat, kültür ve miras, başka yerlerde iş yaratmanın ve sosyoekonomik gelişmenin iyi bir kaynağı olduğunu kanıtladı. Bu durum Afrika için de mümkün olabilir. Küresel olarak, kültürel ve yaratıcı endüstriler Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYİH) katkıda bulunmada önemli bir rol oynuyor.

Afrika’nın zengin ve farklı mirası, küresel alanda kıtanın görünümü, Afrika’da sürdürülebilir kalkınma, bütünleşme ve barış için önemli bir varlıktır. Ancak bu çok önemli kaynakların tüm potansiyelinden istifade edilmedi. Bizim sevgili dostlarımız Çin’den ders alarak birçok şey öğreneceğimizi görüyoruz. Çin’in kültür ve mirasını geri kalmışlıktan modernliğe dönüşümünde nasıl kullandığına gıptayla bakıyoruz.

Ayrıca, Çin’in geleneksel ve modern, ulusal ile küresel arasında nasıl denge kurmayı başardığını ve küreselleşme ve Çin karakterli piyasa ekonomisini nasıl en iyi şekilde yönlendirdiğini takdir ettik. Çin modeli, Afrika’ya baskın Batı versiyonundan farklı olarak alternatif dünya bakışını sunuyor. Küresel toplumun parçası olarak ilerlemesine rağmen, Afrika’nın ilerlemesi Covid-19 salgını tarafından sınandı. Salgın, son 20 yılda elde ettiğimiz hızı ve ilerlemeyi önemli ölçüde yavaşlattı. Salgın ayrıca zor kazanılmış başarılarımızın birçoğunu tersine çevirmekle tehdit ediyor. 

ÇİN, AFRİKA’DA ÇOK ÖNEMLİ YATIRIMLAR YAPARAK EKONOMİYE KATKI SAĞLADI

Covid-19 salgını yüzünden, Afrika’nın 25 yıldaki ilk durgunluğunu tecrübe edeceği ve Sahra Altı Afrikası’nda büyümenin yüzde 3,3 oranında gerileyeceği tahmin ediliyor. Bununla birlikte Covid-19 salgınının iyi yanı da vardı. Bir kez daha gerçek dostlarımızı tanıdık. Çin onurlu bir şekilde sınavı geçti. Çin, bu zorlu süreçte bile konuştuğu gibi davranarak bizimle birlikte kaldı. Çin, birçok büyük ülke sadece içeriye odaklandığı zaman başından itibaren bizimleydi.

Çin, Afrika’yı acil ihtiyaç olun uzmanlık ve kişisel koruyucu ekipmanlar, maskeler gibi temel malzemelerle ve borçların ödenmesini kolaylaştırmada mali yardımla destekledi. Çin, gerçekten ihtiyacımız olduğunda bizim dostumuz olduğunu kanıtladı. Çin’in desteği bugün küçük gibi gelebilir, fakat o çaresiz dönemde tek ihtiyacımız olan şeydi. Bu, bize “küçük şeyler sadece çok şey ifade etmez, onlar her şeyi ifade eder.” sözünü hatırlattı. 

Afrika, kıta nüfusunun kritik bir kitlesinin güvenli ve etkili Covid-19 aşılarıyla başarılı biçimde aşılanmasını sağlamaya doğru çalışırken, AU Kıta Covid-19 Aşı Geliştirme ve Erişimi Stratejisini onayladı. Aşı stratejisi, “sürü bağışıklığı” yaratmak için nüfusun en az yüzde 60’ını aşılamayı amaçlıyor. Afrika, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yakında, Çin’de Sinopharm tarafından üretilen Covid-19 aşısını onaylama kararından memnun. Bizim için bu iyi bir haber. Biz güveniyoruz, naklediyoruz ve Çin yapımı aşılara kolayca bel bağlayabiliriz. Afrika, bu yüzden Çin devletine, sürü bağışıklığı kazanmak için Afrika’ya yardım eden en büyük gelişmekte olan ülke olarak çağrıda bulunmak istiyor.

Afrika’nın dönüşüm ve refahının hikâyesi, Çin’in cömert ve dostane desteği söylenmeden layıkıyla anlatılamaz. Çin, Çin-Afrika İş Birliği Forumu ve ötesi üzerinden, Afrika’da bizim ekonomilerimize yaşam desteği sağlayan önemli bir yatırım yaptı. Biz, ticaret hacmimizin ve yabancı doğrudan yatırımın yıldan yıla yükseldiğine tanıklık ettik.

Çin sayesinde birçok iş yaratıldı, birçok altyapı yatırımı geliştirildi ve iyileştirildi ve birçok işletme gelişti. Gerçek anlamda, Çin’in büyümesi doğrudan Afrika’nın büyümesi olarak yorumlanabilir. Çin bizim en iyi dostumuz, müttefikimiz ve Afrika’nın en önemli stratejik ortağıdır ve öyle kalacaktır. Bizim için bu güçlü bir güven işaretidir ve başkentlerimiz bu haberleri büyük memnuniyetle karşıladılar. Dostluk, dostlar bir araya geldiği zaman canlanır. 

Afrika için Çin Komünist Partisi (ÇKP), Çin ile eş anlamlıdır. Afrika, Çin’in başarısının ve refahının ÇKP ile bütün ve birleşik olduğunu bilerek ÇKP’de ne olduğuyla ilgilenmektedir. Afrika, ÇKP’nin bir yüzyıl süren tecrübe, zorluklar ve büyük sıkıntılardan sonra genç ve güncel konularla ilgili kalabildiğine tanıklık etmekten ve öğrenmekten memnuniyet duymaktadır. ÇKP’ye, Çin ve Çin-Afrika ilişkilerini daha üst seviyelere yönlendirmede iyi şanslar, diliyoruz. ÇKP’ye daha “nice yüzyıllar” diliyoruz.